11. Hukuk Dairesi 2012/4184 E. , 2012/7313 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2009 gün ve 2009/41-2009/565 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/12/2011 gün ve 2010/6672-2011/16821sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya iç…
**11. Hukuk Dairesi 2012/4184 E. , 2012/7313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2009 gün ve 2009/41-2009/565 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/12/2011 gün ve 2010/6672-2011/16821sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5 hisse oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin %5 olan hisse oranını çok küçük miktarlara düşürmek amacıyla şirketin 2.000.000 TL olan sermayesinin yaklaşık olarak %75 oranında abartılı bir artış ile 1.478.000 TL arttırılarak 3.478.000 TL'ye çıkartma kararı aldığını, yönetim kurulunun bu teklifi 17/12/2008 tarihli genel kuruldan oylandığını ve müvekkilinin muhalefet oyuna ve muhalefet şerhine rağmen kabul edildiğini, davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olmadığını ileri sürerek sermaye artırımına ilişkin 17/12/2008 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırım kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 17/12/2008 tarihli sermaye artırımında şirketin geçmiş yıllardan birikmiş olan 1.736.516,04 TL tutarındaki karının kısmen dahi olsa kullanılmasına gerek duyulmaksızın, tamamen dış kaynaklardan karşılanmak suretiyle sermaye artırımı yapılmasının tercih edilmesi neticesinde, davacının sermaye artırımına katılması için TTK'nun 394. maddesi hükmü uyarınca rüchan hakkını kullanarak, arttırılan sermaye içinde şirketteki pay oranına tekabül eden 73.900 TL miktarında nakdi ödeme yapması gerekeceği ve davacının bu ödemeyi yapmaması durumunda da şirketteki %5'lik pay oranının %2.8'e düşeceği, davalı şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından şirketin 1.736.516,04 TL tutarındaki geçmiş yıllardan birikmiş karlarını kullanarak sermaye ihtiyacını iç kaynaklardan karşılamak ya da en azından dış kaynaklardan sermaye artırımı ile eş zamanlı olarak bu kârı kısmen veya tamamen pay sahiplerine dağıtmak suretiyle, pay sahiplerinin rüchan haklarını kullanarak nakdi sermaye artırımına katılmalarını kolaylaştırmak olanakları mevcut olduğu halde, şirketin birikmiş karını herhangi bir şekilde kullanmaksızın tamamen nakten ödenmek üzere sermaye artırım kararı alınmış olması ve böylece davacı azlık pay sahibini şirketteki pay oranını muhafaza etmek için nakdi sermaye ödemesi yapmak külfetine sokmuş olmasının "hakların en az zarar verecek tarzda kullanılması" ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.