11. Hukuk Dairesi 2015/14408 E. , 2016/2887 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2015 tarih ve 2014/1084-2015/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2015/14408 E. , 2016/2887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2015 tarih ve 2014/1084-2015/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, ...'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının sözleşme öncesi gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/62E 2009/162K sayılı kararına istinaden müvekkilinin icra dosyasına 12.335,40 TL ödediğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olayın ve rücu talebine konu alacağın 24.7.2006 tarihli “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi(...) öncesi döneme ait olduğunun kanıtlanamadığı, esasen kamulaştırmasız el atma olay...'nden önce dahi olsa durumun fark etmeyeceği, zira taşınmazına el atılan kişinin, kamulaştırmadan önceki döneme ilişkin olarak bir talepte bulunmadığı, kamulaştırma bedeli de, dava tarihine göre tesbit edilip hüküm altına alındığı, dava ise davacının işlettiği dönemde açıldığından bu sebeple dahi dava yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.