11. Hukuk Dairesi 2022/977 E. , 2023/3986 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/418 Esas, 2021/1165 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/844 E., 2018/1168 K. Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**11. Hukuk Dairesi 2022/977 E. , 2023/3986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/418 Esas, 2021/1165 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/844 E., 2018/1168 K. Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak yapmış olduğu intifa bedeli ödemesinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen 76.944,09 TL nin + Katma Değer Vergisi (KDV) ile birlikte ödeme tarihi olan 24.07.2018 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zaman aşımı itirazlarında bulunduklarını, davacı ile dava dışı Sata şirketi arasındaki 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 18 Eylül 2015 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafın dava dışı Sata şirketi ile yeni beş yıllık bayilik sözleşmesinin imzalamamasının davalı müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI