İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracı…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/267 KARAR NO: 2026/411 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/05/2025 NUMARASI: 2024/612 Esas - 2025/496 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın 03.04.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde yaya geçidinde bulunan müvekkillerinin desteği ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın üniversite mezunu olduğunu, kaza öncesinde iş teklifleri aldığını, aynı zamanda ailesine işlettikleri bakkalda yardım ettiğini, dava tarihinden evvel davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi her türlü dava hakları saklı kalmak kaydı ile kabul ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) davacı anne için 2.000,00-TL, davacı baba için 2.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 50.000,00-TL, baba ... için 50.000,00-TL ve davacı kardeş ...için 20.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ...ve ....... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, "Davacılardan ... ve ... ...'ın maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, her biri için 2.000-tl maddi tazminatın kaza tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 22/12/2017 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden; davacı baba ... için 30.000-TL, davacı anne ...için 30.000-TL, davacı kardeş ... için 15.000-TL, olmak üzere toplamda 75.000-tl manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı .... Şti. ile davalı ...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine" dair kararına karşı davacılar vekili ve davalılar ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, Dairemizin 06/06/2024 tarihli, 2021/1287 Esas ve 2024/976 Karar sayılı ilamı ile; "...Eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup yukarıda anılan kanun maddesi gereğince alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde tahkikat sona ermeden hakim tarafından verilecek iki haftalık kesin süre içerisinde davacı alacağını belirleyebilir ve bu miktar üzerinden talebini arttırabilir. Mahkemece davacılar vekiline, alacak miktarını belirlemek üzere HMK’nın 107/2. maddesi gereğince süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 13.11.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; tazminat hesabının, asgari ücret üzerinden, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapıldığı, davacılar vekilince, desteğin gelirinin asgari ücretten fazla olduğu, emsal ücret araştırması yapılması ve PMF 1931 yaşam tablosu uygulanması gerektiği belirtilerek itiraz edildiği, davacıların desteği ...'ın 05.09.2005 tarihinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İktisadi ve İdari Programlar Bölümünün iki yıl süreli Sağlık Kurumları İşletmeciliği Programını tamamladığı, 06.04.2012 tarihinde de Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olduğu görülmüştür. Somut olayda, davacı tarafça, kaza tarihinden evvel desteğin yüksek maaşla çeşitli yerlerde çalıştığı ileri sürülmüş olmasına ve davacıların desteğinin üniversite mezunu olmasına göre, desteğin SGK hizmet dökümünün dosya arasına celbi ile, kaza tarihinde herhangi bir işte çalışıp çalışmadığının ve gelirinin belirlenmesi, kaza tarihinde SGK kayıtlı olarak herhangi bir işte çalışmadığının tespiti ve ancak davacı tarafça çalıştığının iddia edilmesi durumunda davacı tarafça bu hususta ispat imkanının tanınması, desteğin kaza tarihinde gelir getirici herhangi bir işte çalıştığının iddia edilmemesi veya çalıştığının ispatlanamaması durumunda da gelirinin asgari ücret olacağının gözetilmesi, davacı tarafça PMF 1931 yaşam tablosu kullanılmasının talep edildiği göz önünde bulundurularak taleple bağlı kalınarak PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılması ve prograsif rant yönteminin uygulanması gerekirken, davacılar vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilmesi isabetli değildir...." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...nın asli kusurlu olduğu, müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı, davacı tarafça, desteğin kaza tarihinde yüksek maaşla çalıştığı ileri sürülmesine rağmen, dosya kapsamına alınan SGK hizmet dökümüne göre işten çıkış tarihinin 28.12.2012 olduğu, kaza tarihi 03.04.2017 tarihi itibariyle SGK kayıtlı herhangi bir işte çalışmadığı, davacı tarafça, desteğin kaza tarihinde çalıştığına ilişkin bilgi ve belge de sunulmadığı, büyük şirketlere iş başvurusunda bulunulduğunun bildirildiği, desteğin gelir getirici bir işte çalışmaması nedeniyle geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle aktüer bilirkişiden alınan 30.01.2025 tarihli davacı anne ... ...'ın maddi zararının 19.953,14-TL, davacı baba ...'ın maddi zararının 29.537,80-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı tarafın bedel artırım talebi doğrultusunda maddi tazminat davasının kabulünün gerektiği, manevi tazminat davası yönünden, davalılar ...ve .....şirketi vekili tarafından 08.06.2021 tarihli dilekçe ile, kazaya karışan aracın kasko sigortacısı tarafından, davacı tarafa manevi tazminat ödemesi yapıldığı ve manevi tazminat davasının konusunun kalmadığının bildirildiği, davacılar vekili tarafından da 09.09.2024 tarihli dilekçe ile, dava dışı sigorta şirketi ile manevi tazminat talebi yönünden sulh olunduğunun bildirildiği ve taraf vekillerince sulh nedeniyle karşılıklı vekalet ücreti talepleri bulunmadığının beyan edilmesi nedeniyle manevi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davacıların maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE, a)Davacı ...için 19.953,14-TL, b)Davacı ... için 29.537,80-TL olmak üzere toplam 49.490,94-TL'nin kaza tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 22/12/2017 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat talebi konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar verilmiş, karara karşı davacılar ...ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar ...ve ... vekilinin istinaf nedenleri; aktüer bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediği, haricen alınan özel aktüer bilirkişi raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediği, somut olayda taleple bağlılık ilkesinin uygulanamayacağı, istinaf mahkemesince karar kaldırılmadan evvel alınan 13.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bakiye yaşam ömrünün TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiği, her ne kadar, daha çok tazminat belirleneceği kanaati ile söz konusu rapora karşı PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de, söz konusu taleplerinin mahkemece reddedilmesi ve ıslah için süre verilmeden karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesinin, taleple bağlılık ilkesi gereğince PMF 1931 yaşam tablosu kullanılması gerektiğine ilişkin kararının hatalı olduğu, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiği, SGK'dan gelen belgelerden anlaşılacağı üzere desteğin kaza tarihinden evvel eczacı kalfası olduğu, iki üniversite mezunu olduğu göz önüne alındığında gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, ayrıca tazminat hesabı yapılırken, mahkemenin önceki ilamının kaldırılmış olması nedeniyle, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmadığından, ek rapor tarihine kadar asgari ücretteki değişikliklerin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu sonrasında alacağın belirli olduğu gerekçesi ile harç tamamlanmak üzere taraflarına süre verilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince alınan 30.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun incelenmesinde; Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği şekilde, davacılar desteğinin geliri asgari ücret düzeyinde kabul edilerek ve bakiye yaşam süresi yönünden PMF 1931 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, işleyecek dönemin, asıl rapor tarihine göre 27.04.2019 tarihinden başlatıldığı görülmüştür.Oysa ki, ilk derece mahkemesinin ilk kararına karşı davacı tarafça da istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemiz ilamı ile, ilk derece mahkemesi kararının davacı taraf yararına kaldırıldığı göz önüne alındığında, tazminat hesabı yapılırken güncel verilerin uygulanması gerekirken, asıl raporun düzenlendiği tarihi esas alan 30.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alınması hatalı olup, davacılar ...ve ... vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş, dosyanın bir önceki rapor düzenleyen aktüer bilirkişiye tevdii ile, desteğin bakiye ömür süresinin, davacı tarafın daha önceki beyanları ve Dairemizin kaldırma kararı gereğince davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak göz önünde bulundurularak PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi, desteğin gelirinin, asgari ücret olarak kabul edilmesi, işleyecek dönem yönünden yeni alınacak ek rapor tarihindeki güncel verilerin kullanılması ve asgari ücretteki mevcut değişikliklerin dikkate alınması ve prognesif rant yöntemi uygulanması suretiyle davacı anne ve babanın bakiye tazminat alacağının belirlenmesi için taraf ve mahkeme denetimine açık, gerekçeli, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.Açıklanan nedenle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre davacılar ...ve ... vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../05/2025 tarih ve 2024/612 Esas 2025/496 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacılara İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2026