T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1448 - 2025/1740 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1448 KARAR NO : 2025/1740 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2022/340 E. - 2023/275 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1448 - 2025/1740 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1448 KARAR NO : 2025/1740 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2022/340 E. - 2023/275 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/06/2023 Tarih ve 2022/340 Esas - 2023/275 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli başvurusunun davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak itirazı sonucu dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, redde mesnet mesnet markaların kullanıldığının ispat edilemediğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markalarının serisi mahiyetinde olduğunu müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2022-M-8492 sayılı kısmen ret kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarını kullandığını ispatladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davacının " şekil+... " ibareli marka başvurusu ile davalının kullanım ispatı yerine getirilen 2006/13813, 2012/51594, 2018/104411, 147047, 186975 ve kullanım ispatına konu olmayan 2018/104411 sayılı ve ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; başvuru markasının kapsamından çıkartılan mallar/hizmetleri ile davalı markalarının kapsamındakilerle aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliği de oluştuğu işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının " şekil+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının kullanım ispatı yerine getirilen ve kullanım ispatına konu olmaya " ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği , reddedilen sınıflardaki mallar/hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan anılan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu, bilirkişi raporunda davacının önceki tarihli 2010/46834 ve 2012/08470 sayılı markalarının kazanılmış hak için gerekli şartları sağladığı ve 16. sınıfta “Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar” emtiası ve 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar” mallarının bir araya getirilmesi (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden kapsamında kazanılmış hakkının bulunduğu belirtilmişse de bu mallar/hizmetler uyuşmazlık konusu olmadığından bu görüşe iştirak edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marklar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markaların kullanıldığının ispat edilmediğini davalı Şirketin sadece "tuvalet kağıdı" emtiasına ilişkin delil sunduğunu, diğer mallar ve hizmetler yönünden delil sunmadığını ileri sürerek, ilk derce mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, uyuşmazlık konusu 16 sınıfın 1. alt grubunda yer alan mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 16 sınıfın 1. alt grubunda yer alan mallar, kullanım ispatına tabi olmayan 2018/10441 sayılı redde mesnet marka kapsamında yer aldığından ve bu mallar ile bu malların satışına özgü 35 sınıf hizmetler benzer olduğundan, davacı tarafın redde mesnet markaların kullanıldığının ispatlanmadığı yönündeki istinaf itirazlarının sonuca etkili bulunmadığı, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.