T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I ) ESAS NO : 2020/1605 KARAR NO : 2025/1244 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.05.2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I ) ESAS NO : 2020/1605 KARAR NO : 2025/1244 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.05.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2011/342 E., 2019/432 K. DAVA : Sorumluluk davası KARAR TARİHİ : 25.12.2025 YAZIM TARİHİ : 25.12.2025 Davacılar/karşı davalılar ... ve ... vekili ile birleşen davada davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dosyada; Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, 25.02.2006 tarihinde kooperatifin 2005 yılı olağan genel kurulunun toplandığını, gündemin 6 ve 7. maddelerinde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ibra edilmemesine karar verildiğini, 01.07.2006 tarihinde 2005 yılı olağanüstü genel kurulun toplandığını, gündemin 4. maddesinde eski yöneticiler aleyhine mali sorumluluk davası açılması için denetçilere yetki verilmesine, 5. maddesinde ise inşaat sözleşmesinin feshi yönünde karar alındığını, müvekkili ...'ın genel kurulda görüşülen 4 ve 5. maddelere red oyu kullandığını, muhalefet şerhini kayıtlara geçirttiğini, 25.02.2006 tarihli 2005 yılı hesap yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/161 esas sayılı dosyasındaki davanın derdest olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 01.07.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yukarıda belirtilen kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; ...'ın kooperatiften istifa ettiğini, dava konusu genel kurula katılmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davacı bakımından davanın reddi gerektiğini, ibra edilmeme kararına karşı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın derdest olduğunu, ...'ın olağanüstü genel kurulda 4. maddeye itiraz şerhinin olduğunu, 5. madde için şerhinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada; Davacı vekili özetle; kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların kooperatifi çeşitli eylem ve işlemlerde zarara uğrattığını, kooperatifin 01.07.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini ileri sürerek, kooperatif zararının tespiti ve davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili özetle, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/161 esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, bu davanın sonucunun iş bu davayı etkileyecek nitelikte bulunduğundan bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilleri aleyhine açılan davanın bu davadan tefrik edilmesi ve iddia edilen alacak miktarının davalılar yönünden belirtilmesi gerektiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... özetle; taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından hakkında açılan davanın tefrik edilmesi gerektiğini, müşterek ve müteselsil bir sorumluluk bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ibra edilmesi nedeniyle sorumluluklarının olmadığını savunarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Birleşen dosyanın davalısı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de sorumluluk davasına ilişkin dava zamanaşımına uğramadığından hem bu talebi hem de sorumluluk davasındaki tefrik talepleri yerinde görülmemiştir. Ceza kararının kesinleşmesi üzerine 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava da tartışılarak kooperatifçi ve mali müşavir bilirkişiden 13/09/2018 tarihli rapor ile aynı bilirkişi kurulundan itiraz üzerine 26/02/2019 tarihli ek rapor alınmıştır. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/161 Esas, 2007/452 Karar sayılı dosyada açılan dava 25/02/2006 tarihli 2005 hesap yılı olağan genel kurulunda 6. ve 7. gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline yönelik olup, iş bu asıl davada ise 01/07/2006 tarihli olağanüstü genel kurulda sorumluluk davasının açılması için denetçilere yetki verilmesi ve sözleşmenin feshine yönelik alınan kararların iptali talep edilmektedir. Kooperatifler Kanununun 53.maddesinde genel kurul kararlarının iptali davalarının 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten pay sahiplerinin dava açabileceği öngörülmüş, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi gündemin 4.maddesi oy çokluğu ile kabul edilmiş, davacılardan ...'ın karara muhalefet şerhi yazmış, diğer davacı ... ...'ın red oyu kullanarak muhalefet şerhi düştüğüne dair kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda davacı ... ...'ın 4.madde ile ilgili davasında dava şartı yoktur. Diğer davacı ...'ın açtığı davada 4.madde ile ilgili dava şartı var ise de 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen kararla ibra edilmeme kararı kesinleşmekle, sorumluluk davası açılmasına yönelik 4.maddede alınan karar kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı değildir. Gündemin 5. maddesinde yüklenici ile sözleşmenin feshi kararı alınmış olup, bu karara red oyu veren davacı ... bu karara karşı da muhalefet şerhi koymuş ve dava süresinde açılmış ise de; bu maddeye yönelik iddialar da yerinde değildir. Diğer davacı ... ...'ın bu madde ile ilgili açtığı davada yukarıda belirtildiği gibi dava şartı yoktur. Birleşen davada davalı yöneticilerin kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla uğranılan zararın yönetici olan davalılardan tazmini talep edilmiş olup, bilirkişiden alınan rapora göre de davalıların sorumlu olduğu tutar 54.815,95 TL'dir, davacının ise birleşen dosyada talep ettiği miktar 1.000 TL olduğundan davacı davasını bilirkişi raporuna göre ıslah etmiştir. Birleşen dosyanın davalıları alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş iseler de; ağır ceza dosyasındaki bilgiler, dosyamıza sunulan diğer deliller değerlendirilerek rapor düzenlendiğinden birleşen dosyanın davalılarının kooperatifi bilirkişi raporunda belirtilen miktar kadar zarara uğrattıklarını kabul etmek gerekir. Tüm dosya kapsamına göre davacılardan asıl dosya davacısı ...'ın açtığı dava esas yönünden yerinde görülmemekle, diğer asıl dosya davacısı ...'ın açtığı dava 1163 sayılı yasanın 53.maddesinde yazılı dava şartları olmadığından reddine, birleşen ve ıslah olunan davanın ise kabulüne, asıl davadan önce temerrüde düşürülmediğinden asıl dava miktarına dava tarihinden, ıslah edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine..." karar verilmiştir. Davacılar/karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava için; 01.07.2006 tarihli genel kurul kararında sorumluluk davası açmak üzere denetçilere verilmiş bir yetki bulunmadığını, ilk derece mahkemesince görevlendirilen bilirkişi kurulunca yapılan incelemede, ibrasızlık nedeni inşaat işi ile ilgili herhangi bir zarar ve miktarın tespit edilemediğini, müteahhit ile akdedilmiş bulunan inşaat sözleşmesinin feshi ile yeni sözleşme yapılmasının kooperatife ve ortaklarına hukuki ve maddi bir yarar sağlamayacağını, müteahhit ile olan sözleşmenin daha önceden feshedilmemiş olduğunun gündemin 5. maddesinde “…müteahhitle sözleşmenin feshedilmesinin 1 ret oyuna karşılık 107 evet oyu ve oy çokluğu ile kabul edildi.” şeklindeki tutanak içeriğinden anlaşıldığını, müvekkillerinin ibra edilmemelerine rağmen, kooperatif inşaatlarıyla ilgili bir zarar vermediklerinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müteahhit firma tarafından Gölbaşı AHM’nin 2006/46 D.İş sayılı dosyasında yapılan “tasfiye bilirkişi tespit raporunda” da müteahhide imalatları karşılığı fazla bir ödeme yapılmadığının, aksine kooperatif borcu bulunduğunun saptandığını, müvekkillerinin aleyhine ibrasızlık nedenine dayalı olarak dava açılmasının TTK m.336 maddesinde sayılan yasal koşullarında bulunmadığını, başkaca ibrasızlık nedeni de gösterilmediğinden, bu kararın afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, Birleşen dava için; davacı vekili tarafından 08.10.2018 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğunu, KK m.98 uyarınca zamanaşımı süresinin 2 yıl, TCK m.104/4 uyarınca da 5 yıl olduğunu, her halükarda ıslah talebine konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/420 esas sayılı dosyasında yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi ... imzalı bilirkişi raporuna göre sorumluluğunun bulunmadığını, kooperatif yöneticilerinin bilgisi ve talimatı dışında bazı ortakların bankaya gitmeye üşenerek ...’e teslim ettikleri ve onun tarafından kooperatif hesaplarına intikal ettirilmeyen paralardan yöneticilerin haberdar olmasının mümkün olmadığını beyan ederek, asıl davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, birleşen davanın kabulü kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 5. ATM’nin 2006/396 esas sayılı dosyasının birleştirme kararından sonra Ankara 10. ATM tarafından kendilerine hiçbir aşamada tebligat yapılmadığını, davanın usule aykırı şekilde yokluklarında sürdürüldüğünü, kooperatif denetçilerine sorumluluk davası açmak üzere bir yetki verilmediğini, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/420 esas sayılı dosyasında yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi ... imzalı bilirkişi raporunda, kooperatifte çalışan ... adlı kişinin, kooperatif kayıtlarına intikal ettirmediği para tahsilatlarından dolayı bir zarar sorumluluklarının bulunmadığının tespit edildiğini, davacı vekili tarafından 08.10.2018 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğunu, KK m.98 uyarınca zamanaşımı süresinin 2 yıl, TCK m.104/4 uyarınca da 5 yıl olduğunu, her halükarda ıslah talebine konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ederek birleşen davanın kabulü kararının kaldırılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davada tahkikatın bitmesinden sonra sözlü yargılama aşamasına geçilmediğini ve taraflarına duruşma gününün tebliğ edilmediğini, davacı kooperatifin, 01.07.2006 tarihli genel kurul toplantısının 4 nolu kararında sorumluluk davasının açılmasına ve dava açmak üzere denetçilere verilmiş bir yetki bulunmadığını, ilk derece mahkemesince görevlendirilen bilirkişi kurulunca yapılan incelemede, ibrasızlık nedeni inşaat işi ile ilgili herhangi bir zarar ve miktarın tespit edilemediğini, davacı vekili tarafından 08.10.2018 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğunu, KK m.98 uyarınca zamanaşımı süresinin 2 yıl, TCK m.104/4 uyarınca da 5 yıl olduğunu, her halükarda ıslah talebine konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/420 esas sayılı dosyasında yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi ... imzalı bilirkişi raporuna göre sorumluluğunun bulunmadığını, kooperatif yöneticilerinin bilgisi ve talimatı olmaksızın kooperatif çalışanı ...’in kişisel eylemi ile bazı kooperatif ortaklarının kendisine bankaya yatırması için teslim ettikleri aidat paralarını uhdesinde tutarak bankaya yatırmaması suretiyle emniyeti suistimal suçunu işlemesinde denetim görevini ihmal ettiği için ceza verilmesine dair kararın, mahkemece hükme esas alınırken dava dilekçesindeki iddialara konu edilen ve başkaca bir zarar olmadığının tespit edildiğinin dikkate alınmadığını beyan ederek, birleşen davanın kabulü kararının kaldırılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl dava, kooperatif genel kurul kararının iptali; Birleşen dava ise, kooperatif eski yönetici ve denetçilerine karşı açılmış sorumluluk davası olup kooperatif zararının tespiti ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın Tetkikinde; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin2006/396 E. 2006/492 K. Sayılı ilamı ile dosyanın aynı mahkemenin 2006/378 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,yargılamaya 2006/378 E. Sayılı dosya üzerinden devam edildiği, davalılardan ... dışındaki davalılara birleşen dosyada yeni duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmediği, ayrıca davalı birleşen dosya davacısı vekili Av. ... tarafından 08.10.2018 tarihinde ıslah dilekçesi verildiği, ıslah dilekçesinin de birleşen dosya davalılarından sadece ... ile ...'a tebliğ edildiği diğer davalılara ise tebligat yapılmadığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık çekişmesiz yargı işi olmayıp dava sözkonusudur. Davada iki taraf olup, yargılamanın başlayabilmesi için öncelikle dava dilekçesinin ve duruşma gününün davalı tarafa tebliğ edilmesi gerekir, taraf teşkili sağlanmadan müteakip yargılama sürecine geçilemez, taraf teşkilinin sağlanması HMK 114. maddede düzenlenen dava şartlarından olup mahkemece re'sen yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Aksi takdirde savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır. Birleşen davada tüm davalılara duruşma günü ve yargılamanın devamında tebliği gereken bilirkişi raporları ve ıslah dilekçesi tebliğ edilmemiş bu nedenle de taraf teşkili sağlanmamıştır. Buna göre Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-a.4. maddesi uyarınca, taraf teşkilinin sağlanmasına dair dava şartı bulunmadığından kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Kararın kaldırılması nedenine göre tarafların diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) HMK m. 353/1,a.4 gereğince, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/342 E., 2019/432 K. sayılı dava dosyasında verdiği 15.05.2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. Kaldırma nedenine göre davacılar/karşı davalılar ... ve ... vekili ile birleşen davada davalılar ..., ... ve ... sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına. 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine. 3-) Davacılar/karşı davalılar ... ve ... vekili ile birleşen davada davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 25.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...