11. Hukuk Dairesi 2018/2130 E. , 2019/3677 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02/11/2017 tarih ve 2017/436-2017/1043 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki…
**11. Hukuk Dairesi 2018/2130 E. , 2019/3677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02/11/2017 tarih ve 2017/436-2017/1043 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin 25/11/1999 tarihinde Yurt Bank Merkez Şubesi'nde açtırdıkları hesaba 16.000.000.000,00 TL yatırdıklarını, aynı tarihte banka çalışanlarının kötü niyetli yönlendirmeleri nedeniyle hesaptaki paranın off-shore hesabına aktarıldığı, Yurt Bank'ın 21/12/1999 tarihinde TMSF'ye devredilmesi nedeni ile davacıların yatırdıkları paraları alamadıklarını, banka yöneticileri hakkında off-shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğunu, borcun TMSF tarafından üstlenildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 16.000.000.000,00 TL'nın günümüz koşullarına uyarlanarak dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının davasını T.T.K hükümlerine göre asliye ticaret mahkemesinde açmak zorunda olduğunu, açılan davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, davacının TMSF'den herhangi bir alacağının bulunmadığını, TMSF ile Yurt Security Off-Shore Limited farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, başka bir kuruluş nezdindeki alacak için davacıya husumet yöneltilmeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; TMSF bünyesinde bulunan Ege Bank A.Ş, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş, Tütüncüler Bankası Yaşar Bank A.Ş, Bank Kapital T.AŞ., Ulusal Bank T.AŞ.'nin devir ve birleşme suretiyle Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiği, daha sonra Sümerbank A.Ş.'nin hisselerinin 09/08/2001 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile OYAK Bank A.Ş. arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi ile OYAK Bank'a devredildiği, 18/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Oyak'ın daha önce TMSF'den aldığı hisselerin İng Bank A.Ş.'ye devredildiği, Yurtbank A.Ş.'nin eylem ve işlemlerinden en son bankayı devir alan İngbank A.Ş.'nin sorumlu olduğundan, TMSF'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.