T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/356 Esas KARAR NO: 2026/457 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/1309 D.İş Esas - 2025/1232 Karar TARİHİ: 04/12/2025 (Ek Karar Tarihi) DAVA: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/356 Esas KARAR NO: 2026/457 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/1309 D.İş Esas - 2025/1232 Karar TARİHİ: 04/12/2025 (Ek Karar Tarihi) DAVA: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Talep eden vekili talep dilekçesi ile; Borçlu şirketin keşide ederek müvekkiline verdiği, 20/02/2025 vade ve 20/01/2025 düzenleme tarihli 6.500.000,00 TL. Bedelli bono ile 20/04/2025 vade ve 20/01/2025 düzenleme tarihli 185.000,00 USD bedelli 2 adet bononun ödenmediğini, borçlunun malları kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 10/11/2025 tarih ve 2025/...... D.İş - 2025/...... Karar sayılı kararı ile;'' Talep edenin İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, borçluların a)Taşınır mallarının, b)Taşınmaz mallarının, c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiştir. İhtiyati Hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davacı...... ile davalı ......., 06.01.2025 tarihli Hisse Devir Protokolü ile .... Şti. 'nin davalıya ait hisselerinin davacı müvekkil... 'a devri, şirketin iş karşılığı aldığı ve doğrudan ...'e 27.12.2024 tarihinde devredilen ''.... İli, ... İlçesi ... Mah. ...... parsel .. Blok ..... nolu bağımsız bölüm'' isimli taşınmaza ek olarak 6.500.000-TL ve 185.000 Amerikan Doları karşılığında...uhdesindeki %60 hisseyi...'a devredeceği, bu iki bedel için de senet verileceği, ilgili taşınmazın halihazırda ...'e devredilmiş olduğu 6.500.000-TL nakit bedel en geç 2025 sonuna kadar, 185.000 Amerikan Doları ise 2027 Aralık sonuna kadar nakden ödeneceği, ödemeler yapıldıktan sonra senetlerin iade edileceği hususunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, senetlerin teminat senedi olduğu anlaşılmakta, yine şüpheye yer vermeyecek şekilde sözleşme konusu edimlerin davacı tarafından 6.500.000-TL bedel yönünden 2025 yılı sonuna kadar, 185.000-USD yönünden ise 2027 yılı sonuna sonuna kadar ödenebileceği açıkça yazılı olduğu taraflar arasındaki Hisse Devri Protokolü'nde açıkça görüleceği üzere taraflar arasındaki alacak - borç ilişkisini İş karşılığı olan taşınmazın mülkiyeti ve şirket hisseleri temin etmesine rağmen sözleşmeye aykırı şekilde ve suç oluşturur nitelikte senet metnine nakden kaydının düşüldüğü, halihazırda davacıların senet metnindeki tüm hususları taraflar arasında imzalı yazılı belge ile aksini ispatlayabildiği ve teminat fonksiyonunu ispatlayabildiği şüphesiz şekilde açık olduğunu yine davacıların işbu sebeple dava konusu senede ilişkin olarak sanki borç senediymiş gibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılması hukuka aykırı olduğundan takibin doğrudan iptali gerektiğini, öte yandan, ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil ettirilen senet kambiyo vasfını taşımadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.İhtiyati Haciz talep eden vekilinin itiraz dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı..., 12.11.2025 tarihli haciz tutanağına teminat iadesine muvafakati olduğu, dosyaya ödeme yapacağını sürelerden feragat edeceğini ve ödeme yapacağını belirterek herhangi bir itirazı olmadığını beyan ettiğini, davaya konu söz konusu senetler teminat senedi vasfında değil kambiyo senedi vasfında olduğunu, Davalılar ...... ...... LİMİTED ŞİRKETİ, .....'ın avukat.... ....'e vermiş olduğu vekalet sebebiyle menfaat çatışması, sır saklama yükümlülüğünün ihlali ve vekalet görevinin kötüye kullanılması ihlali ortaya çıkmakta olup yapmış olduğu işlemler yetkisiz olduğunu, müvekkil şirketin daha önceki vekili olarak görev yapan Av. ....’ın vekâlet ilişkisi devam ettiği halde, karşı tarafın avukatı ve/veya yanında çalışan avukat ile birlikte karşı taraf adına vekâletname çıkarttırdığı, müvekkil şirkete karşı işlem yaptığı ve bu kapsamda yürütülen işlemler taraflarınca sonradan tespit edildiğini, karşı tarafın çıkartmış olduğu vekalette avukatın adresinin bulunmadığı vekaletin eksik olarak çıkartıldığı ve bilinçli olarak adresinin yazılmadığı ve imzaların çıplak gözle incelendiğinde davalı .... elinin ürünü olmadığı imza sirkülerine, senede ve haciz tutanağına bakınca da ortada olduğunu, tüm bu sebeplerle yapılan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/12/2025 tarih ve 2025/.... D.İş Esas - 2025/.... D.İş Karar sayılı ek kararında;".......Somut olayda; 20.01.2025 keşide tarihli ,20.02.2025 vade tarihli 6.500.000,00 TL bedelli ve 20.01.2025 keşide tarihli ,20.04.2025 vade tarihli 185.000,00USD bedelli usulüne uygun olan bonolar nedeniyle vade tarihlerinin geçmesine rağmen ödeme yapılmadığı ,alacağın varlığına yasal karine oluşturulduğu, bunun aksinin yani ödeme yapıldığının borçlu tarafından ispat edilemediği ,alacaklı tarafında da yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği ,ihtiyati hacizin kaldırılmasına yönelik yeni bir delil sunamadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''Yapılan İtirazların REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...... ile davalı ...'in 06.01.2025 tarihli Hisse Devir Protokolü ile .... Şti.'nin davalıya ait hisselerinin davacı müvekkil..... 'a devri, şirketin iş karşılığı aldığı ve doğrudan ...'e 27.12.2024 tarihinde devredilen ''..... İli, ... İlçesi ... Mah. ..... parsel .. Blok . nolu bağımsız bölüm'' isimli taşınmaza ek olarak 6.500.000-TL ve 185.000 Amerikan Doları karşılığında...uhdesindeki %60 hisseyi...'a devredeceği, bu iki bedel için de senet verileceği, ilgili taşınmazın halihazırda ...'e devredilmiş olduğu 6.500.000-TL nakit bedel en geç 2025 sonuna kadar, 185.000 Amerikan Doları ise 2027 Aralık sonuna kadar nakden ödeneceği, ödemeler yapıldıktan sonra senetlerin iade edileceği hususunda anlaştıklarını, bu hususun ihtiyati haciz kararı veren mahkemeye detaylı olarak izah edildiğini, ancak bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, 06.01.2025 tarihli Hisse Devir Protokolü uyarınca TEMİNAT olarak oluşturulan 6.500.000-TL bedelli ve 185.000-USD bedelli belgelerin, davalı...tarafından ''Elden Teslim Aldım, ........, imza '' şeklinde kendi el yazısı ile yazıp imzalamak sureti ile düzenleme tarihleri, vade tarihleri, malen/nakden kaydı, yetkili adliye, borçlu isim ve soyismi BOŞ olarak teslim edildiğini, taraflar arasındaki 06.01.2025 tarihli Hisse Devir Protokolü uyarınca 6.500.000-TL bedelli ve 185.000-USD bedelli senetlerin TEMİNAT olarak verildiğini, taraflar arasındaki temel ilişkinin şirket hisselerinin davacı müvekkile devri ve davacı şirketin yaptığı iş karşılığı alınan halihazırda davalı...adına kayıtlı olan... İli, ... İlçesi, ... Mah. ...... parsel ..balok ... nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmaza ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede AÇIKÇA, senetlerin TEMİNAT SENEDİ olduğunun anlaşıldığını, yine şüpheye yer vermeyecek şekilde sözleşme konusu edimlerin davacı tarafından 6.500.000-TL bedel yönünden 2025 yılı sonuna kadar, 185.000-USD yönünden ise 2027 yılı sonuna sonuna kadar ödenebileceği açıkça yazılı olmasına rağmen davalının sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturur şekilde taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye aykırı şekilde senetleri doldurduğunu, kambiyo senedi görünümü elde etmeye çalıştığını, yine taraflar arasındaki Hisse Devri Protokolü'nde açıkça görüleceği üzere taraflar arasındaki alacak - borç ilişkisini İş karşılığı olan taşınmaz ve şirket hisseleri temin etmesine rağmen sözleşmeye aykırı şekilde ve suç oluşturur nitelikte senet metnine NAKDEN kaydının düşüldüğünü, halihazırda davacıların senet metnindeki tüm hususları taraflar arasında imzalı YAZILI BELGE ile aksini ispatlayabildiği ve teminat fonksiyonunu ispatlayabildiği şüphesiz şekilde açık olmasına rağmen borçlu tarafından yaklaşık ispat edilemediği şeklindeki matbu şekilde gerekçelendirilen hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, bilindiği üzere teminat senedinin bir sözleşmeye güvence olarak ileri sürülen aynı sözleşmeye konu olan iş eksik veya hiç yapılmazsa karşı tarafın zararını tazmin etmek üzere karşılıklı menfaat ilkesine göre hazırlanmış güvence niteliğinde olduğunu, hukuki niteleme olarak da borç senedi herhangi para veya mal borcuna ilişkin vadesi, tutarı belirlenmiş tarafların bilerek, isteyerek vardığı anlaşma üzerine ödeme sözü niteliği taşıyan imzalı kıymetli evrak olduğunu, somut olaydaki takibe konu belgelerin ekte sunulan teslim belgesi ve hisse devir protokolü göz önüne alındığında kambiyo senedi fonksiyonlarını taşımamakta olduğunu, hal böyle ihtiyati haciz kararının reddinin gerektiğini, dolayısıyla bu mihvalde ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekir iken taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Ayrıca senet metninde, senedin sadece teminat amaçlı verilmesinden bahsedilmeyip, senedin ödenmesi, temel ilişkideki bazı şartlara bağlanmışsa düzenlenen senedin bono olarak geçerli kabul edilmeyeceğini, kambiyo senedi olduğundan bahisle takibe konu edilen belge kayıtsız şartsız borç ödeme vaadi unsurunu içermemekte olup TTK. m. 776/1 (b) uyarınca "kayıtsız şartsız bir muayyen bir bedeli ödeme vaadi" bononun taşıması gereken unsurlardan olduğunu, ilk derece mahkemesine sunulan 06.01.2025 tarihli Hisse Devir Protokolü ile şirketin hisse devri ve taşınmaz mülkiyeti konularına ilişkin bedel için olan ödemelere karşılık müvekkilden 1.650.000-TL ve 185.000-USD bedelli teminat teşkil etmek üzere aldığı, ödemelerin 2025 yılı sonu ve 2027 yılı sonuna kadar yapılması halinde teminat senetlerinin iade edileceğinin açık olduğunu, mahkemece de malum olduğu üzere 2025 yılı sonu ve 2027 yılı sonu olarak belirlenen vadelerin işbu dava tarihi itibariyle dahi gelmediğini, özellikle 185.000-USD yönünden 2027 yılı sonuna kadar yani henüz 2 yıldan daha fazla süre müvekkilin ödeme yapabilecek süresi ve imkanı bulunmakta olduğunu, takibe konu belge açıkça kayda ve şarta bağlandığından bu açıdan da kambiyo vasfına haiz olmadığını, Yargıtay uygulaması gereğince de senedin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olmaması sebebiyle, kambiyo vasfını taşımadığından dolayısıyla alacağın varlığı, temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı ve miktarının yargılamayı gerektireceğinden doğrudan takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine ilişkin kararları bulunduğunu, Yerel mahkeme kararında esası etkileyen usul hataları bulunması, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapılmaması, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulanmaması, delillerin yanlış ve eksik değerlendirilmesinden dolayı hatalı sonuca varılması, dosyadaki belgelere uygun karar verilmemiş olması, gerekçeli kararın tatmin edici olmaması sebebiyle hatalı ve hukuka aykırı ihtiyati haciz itirazların reddi yönündeki kararının kaldırılması ve itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece 10/11/2025 tarihli karar ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı karşı taraf vekilinin itirazı üzerine 04/12/2025 tarihli ek karar ile, itirazın reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muterizler vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Talebe konu 2 adet incelendiğinde; 20/02/2025 vade ve 20/01/2025 düzenleme tarihli 6.500.000,00 TL bedelli bono ile 20/04/2025 vade ve 20/01/2025 düzenleme tarihli 185.000,00 USD bedelli 2 adet bononun keşidecisinin muterizlerden .......... Şti. olduğu, lehtarın ise talep eden ... olduğu ve talebe kono 2 adet bononun TTK 776(1) maddede bildirilen zorunlu unsurları ihtiva eden bono olduğu anlaşılmıştır.TTK'nın 701/3. maddesi uyarınca; muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. 702/1. maddesi uyarınca ise; aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.Talep dayanağı bonolarda da muteriz .... Şti keşideci, keşideci imzası yanındaki açığa atılan diğer imzanın aval hükmünde olduğu, keşideci şirket yetkilisi diğer muterizin ise aval veren olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; ihtiyati haciz kararı, kambiyo senedine dayalı olarak verilmiştir. Talebe konu bonoların üzerlerinde teminat olarak verildiğine ilişkin kayıt olmadığı ve bonoların vade tarihlerininde dolduğu, muterizler vekilince ileri sürülen itirazların yargılamayı gerektirip açılacak bir menfi tesbit davasında ileri sürülebileceğinden muterizler vekilinin itirazlarının İİK' nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, dosyada mübrez talep dayanağı bono kapsamından, İİK'nun 257/1 ile İİK'nun 258 maddesinde aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece talep edilen miktar üzerinden %15 oranın da teminat alınması mahkemenin taktirine göre yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden muterizler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden muterizler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden muterizler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. .