T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2193 Esas KARAR NO : 2025/2165 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/870 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 14/11/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2193 Esas KARAR NO : 2025/2165 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/870 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 14/11/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tek yetkilisi ve yöneticisi olan ...’nın vefatından hemen sonra müvekkili şirketin eski çalışanı ... tarafından kurulan davalı şirketlerin, müvekkili şirkete ait ticari sırları, müşteri portföyünü ve gizli bilgileri kullanarak aktif olarak faaliyetlerine devam etmekte olduklarını, davalı şirketlerin, dava dilekçesinde izah edilen hukuka aykırı eylemlerine devam ettiklerini, müvekkili şirketin müşteri ilişkileri, ticari itibarı ve pazar payının ciddi şekilde zarar gördüğünü ve her geçen gün bu zararın artmakta olduğunu, müvekkiline ait ticari sırların kullanımı nedeniyle davalıların haksız kazanç sağlamaya devam ettiklerini beyanla 11.11.2025 tarihli müzekkere cevap yazısında ifade edildiği üzere davalı şirketlerin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü nezdinde Havalimanı Yer Hizmetleri çalışma ruhsatlarına yapmış olduğu başvuruların, müvekkili şirkete karşı yürüttükleri faaliyetlerin, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü nezdinde yapmış oldukları ruhsat başvurularının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, İhtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Mahkemece, TTK'nın 61. maddesinde, haksız rekabet yönünden özel olarak getirilen ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemelerin nazara alınmadığı, anılan yasal düzenleme gereği haksız rekabete ilişkin davalarda, davanın esası ile aynı mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu nedenle Mahkemenin davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine dair gerekçesinin hatalı olduğu, TTK'nın anılan maddesinde, ihtiyati tedbirin koşulları bakımından genel hükümlere atıf yapıldığı, buna göre ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için yaklaşık ispatın sağlanmasının yeterli olduğu, dava dışı ...'nın yıllarca davalı şirkette çalıştığına dair SGK kayıtlarının, davalı şirketlerin kuruluş kayıtlarının ve yaptıkları başvurulara ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu, davalıların, davacı şirketin iş sırlarını, müşteri çevresini kullanarak menfaat elde ettikleri ve davacının da telafisi güç zararlara uğradığının dava dilekçesinde açıklandığı, yaklaşık ispatın sağlandığı ve ihtiyati tedbirin koşulları oluştuğundan Mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacının eski çalışanı tarafından kurulan davalı şirketlerin, davacının müşteri bilgileri, ticari sırları vb bilgilerini ele geçirerek kullanmak suretiyle davacı ile haksız rekabet ettikleri iddiası ile ve haksız rekabetin tespiti ve men'i talebi ile açılan davada, davalı şirketlerin yaptıkları ruhsat başvuruları ile sair haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 61/1. maddesinde; dava açma hakkına haiz olan kimsenin talebi üzerine mahkemece, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56'ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine göre karar verilebileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390. maddesinde ise, tedbir isteyen tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak kanıtlaması gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda; Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle sunulan deliller ile davalıların, davacının ticari sırlarını, müşteri portföyünü kullandıkları ve davacı ile haksız rekabet ettikleri iddiasının yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, davalılarca, davacının faaliyet alanında ruhsat başvurusu yapılmış olmasının tek başına haksız rekabet iddiasını ispat etmeyeceği, buna göre ileri sürülen iddiaların yargılamaya muhtaç olduğu ve mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği, ya da zorlaşacağı yönünden de kanaat oluşmadığından Mahkemece talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.