İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/1191 Esas 2026/1 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, karşılıklı iralerinin kurulması sebebiyle davalı ... Anonim Şirketinden 17 Mic.…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/450 KARAR NO: 2026/603 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/01/2026 NUMARASI: 2025/1191Esas - 2026/1Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali ( Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/1191 Esas 2026/1 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, karşılıklı iralerinin kurulması sebebiyle davalı ... Anonim Şirketinden 17 Mic.Strech 10x150 300 Gr 60 Koli (2100 Adet) olmak üzere ürün siparişinde bulunmuş ve müvekkili sipariş verdiği ürünlerin bedelini ödeme yükü altına, davalı taraf ise sipariş edilen ürünü müvekkiline temin etme borcu altına girmiştir. Bu şekilde de taraflar arasında karşılıklı borç ilişkisi kurulmuştur, Akabinde davalı ... Anonim Şirketi ... No'lu 04- 12- 2024 13:57:20 tarihli, 17 Mic.Strech 10x150 300 Gr 60 Koli (2100 Adet) ürün kalemli, 43.797,60 TL bedelli faturayı müvekkil adına düzenlediğini, müvekkilinin de kendi üzerine düşen yükümlüklükleri yerine getirmiş, Eşi ...'in kredi kartından Aralık Ocak ve Şubat aylarında 3 taksit olarak 14.599,20 TL ödeme gerçekleşmiştir, Davalı, müvekkili tarafından sipariş oluşturulduktan ve davalı tarafından faturalandırıktan sonra sipariş konusu ürünlerin teslimatı noktasında müvekkili oyalamış, sözlü olarak hep ileri teslimat tarihleri belirlediğini, Şubat ayına ait olmak üzere son taksit ödendikten sonra da müvekkil, davalının teslimatı gerçekleştirememesi sebebiyle T.C. Ankara 50. Noterliğinin ... tarih, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile gönderilmeyen ürünlerin 7 iş günü içerisinde gönderilmesi veya ödenen bedelin iadesini talep etmiştir, davalı ihtarnamenin eline ulaşmasına müteakip verilen süre içerisinde ürünlerin teminini sağlamadığı gibi müvekkil tarafından gerçekleştirilen ödemenin iadesini de haksız ve mesnetsiz gerçekleştirmemiştir, davalı her ne kadar ihtar edilen hususları yerine getirmemiş ise de ilgili ihtarnameye herhangi bir cevap vermemiş olması da davalının tacir olduğu dikkate alındığında borcu ikrar anlamı taşımaktadır, müvekkil tarafından sipariş edilen malzemelerin tesliminin aradan geçen zaman zarfında bir kıymeti harbiyesinin kalmaması sebebiyle yaptığı ödemenin iadesi adına Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, iş bu takibe davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, İtiraz neticesinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, Kayseri Arabuluculuk Merkezinin ...esaslı, ... E. Numaralı dosyası ile iş bu görüşmeler gerçekleştirilmiş ve neticesinde de anlaşma sağlanamaması sebebiyle huzurdaki davayı iktisap etme zaruretimiz hasıl olduğunu, vuku bulan olay dikkatlice incelendiğinde görüleceği üzere davalı hiçbir haklı gerekçesi ve dayanağı olmaksızın sipariş konusu malzemelerin teminini sağlamamış, tarafına yapılan ödemeyi de iade etmemiştir. Kanun maddesinde açıkça görüldüğü üzere haklarını ve borçlarını dürüstlük kurallarına aykırı kullanan tarafların hakları kanunlarımız ve hukukumuz tarafından korunmadığını, Bu sebeple davanın kabulü gerektiğini, davalı tüzel kişilik sahibi ticari defter tutmaya tabi bir tacir olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 18 /2'' (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.'' hükmü gereğince ticari iş ve işlemlerinde basiretli tacirden beklenen ticari güvene riayet ederek hareket etmesi gerekmektedir. Zira bu husus ticari hayatın güvene alınması adına kanun koyucu tarafından düzenlenmiş bir hüküm olduğunu, fakat olayımızda dikkat edilecek olursa davalı fatura kesmiş olduğu bir ticari işe yönelik süreci yönetme şekli ilgili kanun maddesine aykırı kabul edilecek davranış sergilediğini, davalı tarafından anlaşma konusu işleme yönelik fatura düzenlenmesi, müvekkilinin eşinin kartından müvekkilinin iş bu siparişine yönelik ödemelerin eksiksiz yapılması, temerrüde düşen davalıya ihtarname gönderilmesi, gönderilen ihtara istinaden mal teslimi veya ödeme gerçekleştirmemesi ve ihtarnameye bir cevap dahi vermemesi, akabinde geçilen icra takibine haksız ve mesnetsiz itirazda bulunulması kronolojik olarak gelişim aşamasıyla değerlendirildiğinde davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğine delalet olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilme şartlarının oluştuğu olayın gelişim şeklinden de anlaşılmaktadır. Bu sebeple de %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, gelinen noktada yukarıda arz ve izah olunduğu üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesine, %20den aşağı olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de yine davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; " Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiş..." gerekçesiyle HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle ; Davacı müvekkil, karşılıklı iralerinin kurulması sebebiyle davalı ... Anonim Şirketinden 17 Mic.Strech 10x150 300 Gr 60 Koli (2100 Adet) olmak üzere ürün siparişinde bulunduğunu ve müvekkil sipariş verdiği ürünlerin bedelini ödeme yükü altına, davalı taraf ise sipariş edilen ürünü müvekkile temin etme borcu altına girdiğini, bu şekilde de taraflar arasında karşılıklı borç ilişkisi kurulduğunu, akabinde davalı ... Anonim Şirketi ... No'lu 04- 12- 2024 13:57:20 tarihli, 17 Mic.Strech 10x150 300 Gr 60 Koli (2100 Adet) ürün kalemli, 43.797,60 TL bedelli faturayı müvekkil adına düzenlediğini, müvekkil de kendi üzerine düşen yükümlüklükleri yerine getirdiğini, Eşi ...'in kredi kartından Aralık, Ocak ve Şubat aylarında 3 taksit olarak 14.599,20 TL ödeme gerçekleştiğini, fakat davalı malları teslim etmediği gibi iade ödeme de gerçekleştirmediğini, mal teslimi ve iade ödemenin gerçekleştirilmemesi sebebiyle T.C. Ankara 50. Noterliğinin ... tarih, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile gönderilmeyen ürünlerin 7 iş günü içerisinde gönderilmesi veya ödenen bedelin iadesini talep ettiğini, davalı yine malları teslim etmediği gibi iade ödemeyi de gerçekleştirmediğini, müvekkil tarafından sipariş edilen malların tesliminin aradan geçen zaman zarfında bir kıymeti harbiyesinin kalmaması sebebiyle yaptığı ödemenin iadesi adına Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, iş bu takibe davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, itiraz neticesinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, Kayseri Arabuluculuk Merkezinin...esaslı, ... E. Numaralı dosyası ile iş bu görüşmeler gerçekleştirildiğini ve neticesinde de anlaşma sağlanamaması sebebiyle de Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1191E sayılı dava iktisap edildiğini, görüleceği üzere müvekkil tarafından (17 Mic.Strech 10x150 300 Gr 60 Koli (2100 Adet)) sipariş edilen ürün makul kabul edilebilecek bireysel sipariş sınırının çok üzerinde olduğunu, müvekkil ticari bir vasıfla iş bu siparişi verdiğini, ticari bir saikle sipariş edildiği de yine ürünün adedinden ve cinsinden de belli olduğunu, yapılan işlemin ticari iş olduğu bariz olmakla birlikte bu konudan kaynaklı uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemeler de doğal olarak Ticaret Mahkemeleri olduğunu, buna yönelik olarak ihtilaf oluşturulması abesle iştigal olduğunu, tüm bu hususlar dikkate alındığında davanın açıldığı mahkeme olan Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin görevli mahkeme olduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, gelinen noktada Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1191E. Sayılı dosyasınca işin esasına girilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple de Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1191E.,2026/1K. Kararının kaldırılması ve yargılamaya Kayseri 2. Ticaret Mahkemesince devam edilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ve neticeten de davalının haksız itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi adına iş bu istinaf başvurusunda bulunma zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edildiği dairenizce de re'sen göz önüne alınacak sebepler ışığında ; istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1191E.,2026/1K. Kararının kaldırılmasına ve yargılamaya Kayseri 2. Ticaret Mahkemesince devam edilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ve neticeten de davalının haksız itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemenin görevli olması hususu HMK 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince kamu düzeninine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesinde hangi davaların ticari davalar kapsamında sayılacağı, anılan yasanın 5/3 maddesinde ise ticari davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu belirtilmitir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Nispi ticari dava) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Mutlak ticari dava) ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtilmiş, aynı yasanın 5/(1). bendinde de aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/(3). bendinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme ile ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grup halinde düzenlenmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla T.Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Mahkemece dosyaya celbedilen vergi kayıtları/davacının bizzat kendisinin-şahsının tacir olup olmadığına ilişkin yazılan müzekkerelere verilen resmi cevaplar incelendiğinde, davacının bizzat kendisinin yani şahsının tacir olduğuna dair bir bilginin/kaydının bulunmadığı, işletme usulü defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Davacının tacir olmadığı, satım sözleşmesine binaen açılan işbu dava TTK'nın 4. maddesi kapsamında mutlak ya da nispi ticari dava vasfında bulunmadığından işbu davada görevli mahkeme HMK 2. Maddesine göre genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Bu hale göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine (Görevsizliğine) karar verilmesi yerinde görülmüştür. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/1191 Esas 2026/1 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026