11. Hukuk Dairesi 2012/16647 E. , 2013/15893 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ DAVACI/KARŞI Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.05.2012 tarih ve 2011/110-2012/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenle…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16647 E. , 2013/15893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ DAVACI/KARŞI Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.05.2012 tarih ve 2011/110-2012/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili,müvekkil şirket ortağı olan Ahmet Karaçöl’ün 20.06.1994 tarihinde ‘Avrasya Dil Hizm. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’yi diğer ortağı ile birlikte kurduğunu, bu şirketin 19.07.2005 tarihinde tasfiye olduğunu, bilahare davacı şirketin ...ve... tarafından 2004 yılında tescil edildiğini, daha önce tasfiye olan şirketin devamı olduklarını, 1994 yılından itibaren ‘Avrasya Dil Hizmetleri’ ibaresini ticaret unvanı ve tescilsiz marka olarak kullandıklarını, davalının ise ‘Avrasya’ ibaresini 98/019475 ve 2001/10795 nolu marka tescillerinde kullandığını, kullanımlarının önceye dayalı olduğunu, ayrıca 556 KHK’nın 7. maddesine göre coğrafi ismin tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, müvekkil şirket sahibinin 1978, şirket olarak ise 1994 tarihinden itibaren tercüme faaliyetinde bulunduklarını, davacının tasfiye olmuş şirketin markasal kullanımına dayanamayacağı belirterek asıl davanın reddini, karşı dava olarak ise davacının markasal haklarına tecavüz ettiğini, 556 KHK’nın 66. maddesi gereğince tazminat haklarının olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesini, haksız tecavüzün başladığı tarihten itibaren davacı hasılatının % 10’undan az olmamak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemizin 2009/10219 Esas, 2011/4144 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşılık dava yönünden ise bozma ilamında “Avrasya” ibaresinin davacı-karşı davalının markasal kullanımında esaslı unsur olarak yer almakta olup, bu durumun davalı-karşı davacının tescilli markasına tecavüz niteliğinde olduğu saptandığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının marka haklarına tecavüzünün önlenmesine, Avrasya markasının dil hizmetlerinde kullanılmasının önlenmesine, hizmet ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, davalı vekilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.