T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/04/2022 DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ: 02/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/04/2022 DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ: 02/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının kaza tarihinde ...isimli spor salonu işlettiğini, kazancının asgari ücretten yüksek olduğunu, davacının işletmekte olduğu spor salonunda hem salon üyelerinden aylık aidat alarak kazanç sağladığını, hem de bazı üyelere özel dersler (kişisel spor koçu uygulaması) vererek kazanç sağladığını, spor salonunun sadece kira, elektrik, su, temizlik v.s. giderlerinin bile asgari ücretten fazla olduğunu, kendisinin ....Federasyonu tarafından antrenörlük belgesine ve .....Bakanlığı'nca verilen sporcu lisansına sahip olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak müvekkilinin sakatlıktan doğan geçici ve sürekli işgöremezlik nedeniyle maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini, davacıya 21.12.2018 tarihinde 37.490,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile tüm zararlarının karşılandığının kabul edildiğini, fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde müvekkili şirketin ibra edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi durumunda ödenen tazminatın güncellenerek düşülmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün aracın sol ön yan kısımları ile istikametine göre sol tarafından düz şekilde seyir etmekte olan davacının sürücüsü olduğu motosikletin ön kısmına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği ve davacının yaralandığı, oluş ve kanaate göre davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesinin .... tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılmasın ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının geçirdiği trafik kazası sonucu maluliyet kaybının %2 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, 04/01/2022 havale tarihli rapor ile aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde geçici iş göremezlik zararının 18.877,16 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 85.464,18 TL olarak hesaplandığı bu haliyle kalıcı işgücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararının oluştuğu anlaşılmakla, tarafların kusur oranı, bedel artırım dilekçesi ve tazminat bedeli dikkate alınarak davanın kabulüne dair karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar somut olayda, davalı sigorta tarafından davacıya 21/12/2018 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, bu haliyle davalının kısmi ödeme tarihi olan 21/12/2018 tarihi itibariyle mütemerrit olması gerek ise de, dava dilekçesinde 06/03/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince 06/03/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair karar verilmiştir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ...Esas-...Karar sayılı kararı) Kazaya sebebiyet veren davalı sigorta şirketine sigortalı aracın hususi otomobil olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair karar verilmiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; trafik kazası tespit tutanağında davacının kask kullanıp kullanmadığı hususunun belirtilmemiş olması ve alınan doktor raporlarından davacının yaralanmasının kol bölgesinde olduğunun anlaşılması nedeniyle müterafik kusur yönünde herhangi bir indirim yapılmamıştır." gerekçesi ile "davanın kabulü ile; 18.877,16 TL geçici işgöremezlik maddi tazminat ile 85.464,18 TL kalıcı işgöremezlik maddi tazminat olmak üzere toplam 104.341,34 TL maddi tazminatın 06/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunmuş oldukları ve yine Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 10/03/2021 tarihli raporda davacının maluliyet oranının % 16,2 olarak tespit edildiğini, bu raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlendiğini, bu rapordan sonra mahkemece aldırılan 01/10/2021 tarihli raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlendiğini, dava konusu olayda davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in şu anda yürürlükte olmadığını, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davaya ilişkin zararın müvekkili sigorta şirketince karşılanmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine, müvekkili şirket tarafından 37.490,00 TL tazminatın davacı vekili hesabına 20.12.2018 tarihinde ödendiğini, yapılan ödemeden sonra müvekkili şirketin dava konusu kazaya ilişkin bakiye sorumluluğunun kalmadığını, poliçe teminatlarının azami limiti ifade ettiğini, teminatın aşılamayacağını ve/veya mükerrer ödenmesinin düşünülemeyeceğini, sorumluluğunu ödemiş olan müvekkili şirketin de başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, dava konusu kazanın 01.09.2017 tarihinde meydana gelmiş olduğunu, poliçe tanzim tarihinin 30.11.2016 olduğunu, dolayısıyla 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre hesaplamalarda TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanmasının esas alınacağını, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda TRH 2010 Ölüm Tablosu esas alınmış olmasına rağmen, yaşam olasılıklarının hesaplamaya dahil edilmemiş olduğunu, %10 iskonto faizi kullanıldığını, TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerekirken progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin 03.01.2022 tarihli raporunda hesaplama yaparken TÜİK gelir sorgulamasından antrenör(spor eğitimcisi), spor antrenörleri, eğiticileri ve hakemleri, spor koçu sorgulanmış ve bu dallarda çalışan bir kişinin 2014 yılındaki aylık emsal brüt geliri net ücrete çevirerek hesaplama yapıldığını, oysa ki; davacıya ait vergi beyannamesindeki vergiden arındırılmış net gelirinin net asgari ücretin altında kaldığını ve SGK hizmet dökümündeki brüt gelirlerinin brüt asgari ücrete eşit olduğu görüldüğünden, net asgari ücretten bekar üzerinden çalışılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının geliri fazla hesaplandığı için bilirkişinin tazminatı olması gerekenden yüksek hesapladığını, bu yönde yapmış oldukları itirazların yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, dava konusu kazada davacının müterafik kusurunun irdelenmediğini ve belirlenen tazminatta indirim sebebi yapılmadığını, ... tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafınca düzenlenen raporda "sağ dirsek eklem hareket kısıtlılığı" olduğunun belirtildiğini, davacının kaza esnasında koruyucu ekipmanları bulunmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu yönde inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılığını, davacının kaza anında kask ve koruyucu ekipmanlarının takılı olup olmadığının tespiti ve takılı olmadığının tespiti halinde Yargıtay kararları uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, bakıcı ve tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderleri bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu olmamasına rağmen, müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, aktüerya bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenen maluliyet oranının ve TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına, 1,8 teknik faiz uygulamasının Sigorta Genel Şartları ile düzenlenmesi ve bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeni ile davacının geliri dikkate alınarak yapılan hesaplamanın usule uygun olmasına, davacının mesleği dikkate alındığında hesaplamada esas alınan gelirin dosya kapsamı ile uyumlu olmasına, mahkemece yapılan müterafik kusur değerlendirmesinde hata bulunmamasına, kaza tarihinde davalı ZMMS şirketinin poliçe limiti 330.000,00 TL olmakla, dava öncesi yapılan ödemenin güncellenmesi sureti ile mahsup edilmesi sonucunda mahkemece hükmedilen tazminat miktarının teminat limitini aşmamasına, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile sigorta şirketlerinin geçici iş gücü kaybından sorumluluğunun olmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara karşı taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.127,55 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.701,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.426,36 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 4-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/02/2026