11. Hukuk Dairesi 2013/405 E. , 2013/18551 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2012 tarih ve 2011/232-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindek…
**11. Hukuk Dairesi 2013/405 E. , 2013/18551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2012 tarih ve 2011/232-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki 25.11.2008 tarihli anlaşmaya göre müvekkilince “Kültürel Atamız Homeros ve İlyada” adlı kitabın Türkçe’ye çevrildiğini, ancak davalı tarafça buna ilişkin 4.560.00 TL ücretin müvekkiline ödenmediğini ve aleyhine başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27.04.2012 tarihinde davasını ıslah ederek, davalı ile 25.11.2008 tarihinde dava konusu kitap dışında ayrıca “Kültürel Atamız Homeros ve Odysseia” adlı kitap için de anlaşıldığını, icraya konu alacağın her iki kitaba ilişkin telif ücreti olduğunu, dava dilekçesinde yanlışlıkla bu konudan bahsedilmediğini beyan etmiştir. Davalı vekili, sözleşmeye göre ilk basımın 1.200 adet olacağı ve ödemelerin 12 ay içinde yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen kitapların dijital olarak basıldığını ve borcun vadesi dolmadan icra takibinin yapıldığını savunarak davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, icra dosyası ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar ıslah dilekçesi ile “Kültürel Atamız Homeros ve Odysseıa” adlı kitap nedeniyle de alacak talebinde bulunulmuş ise de, somut dava ve icra takibine konu edilmeyen başka bir kitapla ilgili alacak talebi yönünden inceleme yapılamayacağı, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının %10’undan fazlasının ödendiği, karar tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağının mevcut olduğu ancak, dava konusu sözleşmeye göre 25.11.2009 tarihinde ödeme süresinin dolacağı ve borçlu temerrüde düştükten sonra gerekirse icra takibinin yapılabileceği, borcun vadesi gelmeden ve borçlu temerrüde düşmeden yapılan icra takibinin mevsimsiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddi ile % 40 inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, telif ücreti alacağına ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi hükmü uyarınca, kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava, icra takibinin, takip konusu alacağın vadesi dolmadan yapılmış oluşu nedeniyle reddedildiği ve sözleşmeye göre davacı tarafın bir miktar alacağının bulunduğu belirlendiğine göre, davacının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.