11. Hukuk Dairesi 2010/12271 E. , 2012/3162 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2006/80 - 2008/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12271 E. , 2012/3162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2006/80 - 2008/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin fon tarafından el konulan şirketlerden biri olduğunu, yeni medya grubu yönetimi tarafından grup şirketleri bünyesinde yapılan inceleme sonunda 13.02.2004 tarihi itibari ile kasada olması gereken nakit tutarları ile mevcutlar arasında fahiş fark bulunduğunun tespit edildiğini, davalıların yönetim kurulu üyesi, denetçi, mali koordinatör ve muhasebe müdür sıfatına sahip olmaları nedeniyle oluşan kasa açığından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 1.348,66 TL’nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar adına ilanen tebligat yapılmış ancak davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamışlardır. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulunda hissedar olan tüzel kişileri temsil ettikleri ve hangi eylemleri nedeniyle zarar oluştuğu hususunun tespit edilemediği, denetçilerin TTK'nun 353/3. maddesi uyarınca üç ayda bir şirket veznesini denetlemekle yükümlü oldukları ancak bu süre dolmadan azledildikleri, mali koordinatör ve muhasebe müdürü olan davalıların ise TTK’nun 319/2 ve 342. maddeleri anlamında anonim şirket müdürü sıfatı taşımadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri, denetçileri ve müdürleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.