İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının ticari ilişkide olduğu olduğu ... Ltd Şirketi adlı cari hesap sahibi ile yıllardır devam süregelen bir ticari ilişki içinde olduğunu, davalının sahibi olduğu gayrimenkulü teminat teşkil etmek üzere 2.derecede serbest dereceden istifa edecek şekilde fekki davacı müvekkil şirket tara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2086 KARAR NO : 2026/687 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2023 NUMARASI: 2022/94 Esas 2023/527 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/02/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının ticari ilişkide olduğu olduğu ... Ltd Şirketi adlı cari hesap sahibi ile yıllardır devam süregelen bir ticari ilişki içinde olduğunu, davalının sahibi olduğu gayrimenkulü teminat teşkil etmek üzere 2.derecede serbest dereceden istifa edecek şekilde fekki davacı müvekkil şirket tarafından bildirilinceye kadar İstanbul İli Bayrampaşa İlçesi ... Mah 2/5 pafta, ... parsel 141-m2 taşınmaz üzerinde 500.000-TL bedelli ipotek davalı tarafından davacı müvekkil şirket lehine ipotek tesis edildiğini, ekte sundukları cari hesap ekstrelerinden anlaşılacağı üzere davacı müvekkil şirketin davalıdan 691.977,30- TL cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkil şirketin rehne başvuru kuralı uyarınca davalıya Kartal 23.Noterliği aracılığı ile 12.01.2021 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnameyi gönderdiği, alacağını muaccel hale getirdiğini, daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20.sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı ilk önce İstanbul 12.Anadolu İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı müvekkili aleyhine ihtarname keşide ederek iddia ettiği haksız alacağı muaccel hale getirmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını,takibe davalı müvekkili alacağın muaccel olmaması yolundaki itirazı yanında yetkiye, borca, takibe ödeme emrine ve faiz itiraz etmesi ile takibin durdurulduğunu, davalı itiraz üzerine ihtarname keşide ettiği ve bu kez İstanbul 21.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı itirazın kaldırılması ya da iptali yolunda dava açması gerekirken bu yola başvurmadan, yeniden İstanbul GSİ Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile örnek 9'a dayalı takip başlatıldığını, davacının cari hesap alacağı adı altında bahsettiği alacağı ile ilgili hiç bir fatura düzenlenmediği ve davalıya tebliğ edilmediğini, davacının alacağının ... şirketi ve davalı ile ilintili olduğu düşünülse dahi davacının alacağının dayanağı hiç bir yasal belge dosyada bulunmadığını belirterek davanın reddine ve % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ... tarafından 23.08.2017 tarihli Resmi Senet ile "... ... adına kayıtlı iken, bu defa adı geçen, ... Ltd Ştinden aldığı ve alacağı mallar ile ... Ltd Şti defterinde cari alacak olarak görülen bedelin karşılığı olarak teminat teşkil etmek üzere 2. Dereceden...." denilerek maliki olduğu bağımsız bölümü davacı şirketin alacaklarına karşılık serbest dereceden istifade hakkı ile 2.derecede 500.000 TL tutar üzerinden davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği, Davacı şirket ile davalı ... arasında ipoteğin bağlı olduğu asıl bir alacak söz konusu olmadığı, feri bir hak olan ipoteğin varlığı ve geçerliliği için gerekli bir alacak bulunmaması sebebiyle davacı şirketin dava dışı .... Ltd. Şti.den olan alacakları için işbu ipoteğe bağlı olarak (ferilik ilkesi gereğince) davalı ...'nun sorumluluğuna gidemeyeceğinin tespit edildiği ,hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ipoteğin asıl amacının bir alacağın, teminat gösterilerek güvence altına alınması olduğunu, bu noktada davalı ... ticari faaliyetlerini devam ettirdiği ... şirketinin müvekkil şirketten aldığı ve alacağı mallar ile davacı müvekkil şirket defterinde cari alacak olarak görülen bedelin karşılığı olarak ve ticari ilişkiyi devam ettirmek için davalının sahibi olduğu gayrimenkulü teminat teşkil etmek üzere borcuna karşılık olarak tesis ettiğini, nitekim bu hususun ipotek belgesinde açık şekilde yer aldığını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla bu durumun aksi düşünüldüğünde davalı ...'nun kendi taşınmazı üzerinde müvekkil şirket lehine neden ipotek tesis ettiği sorusunun yanıtsız kaldığını, zira davalı ... tüm ticari ilişkiyi dava dışı şirket ... üzerinden yürüttüğü, dava dışı ... şirketinin müvekkil şirkete olan cari hesap borcunun artması ve ticari ilişkinin durma noktasına geldiği durumda davalı ... tarafından kendi rızası ile ticari faaliyetleri yürütebilmek adına işbu dava konusu ipoteğin tesis edildiğini, kaldı ki, davalı ile müvekkil şirket arasında düzenlenen işbu ipotek belgesinin verilmesinden sonra müvekkil şirket ile ticari ilişkinin devamının sağlandığını, bu halde davalının kendi taşınmazı üzerinde kendi rızası ile tesis ettiği ipotek dava dışı ... şirketinin borcuna istinaden ticari ilişkileri yürütebilmek adına verildiğinin çok açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, ancak mahkemenin bu hususlara ilişkin bir kanaat oluşturmadan sadece şekli eksiklikten yola çıkarak davanın reddine karar vermesi hukukun ve adaletin amacına ters düşmekte ve müvekkil şirketin alacak hakkını zedelediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ... tarafından 23.08.2017 tarihli Resmi Senet ile "... ... adına kayıtlı iken, bu defa adı geçen, ... Ltd Ştinden aldığı ve alacağı mallar ile ... Ltd Şti defterinde cari alacak olarak görülen bedelin karşılığı olarak teminat teşkil etmek üzere 2. Dereceden...." denilerek maliki olduğu bağımsız bölümü davacı şirketin alacaklarına karşılık serbest dereceden istifade hakkı ile 2.derecede 500.000- TL tutar üzerinden davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği, dosya kapsamından davacı şirket ile davalı ... arasında ipoteğin bağlı olduğu bir alacağın mevcut olmadığı belirlenmektedir.Davacı şirket ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında çay alımı nedeniyle ticari ilişkinin olduğu, davalının davacı şirket ile ticari kaydı ve alışverişi görülmediği, Davacı şirket kayıtlarında ihtilafa konusu alacağın dava dışı .... Ltd. Şti.ne ait olduğu, ihtarname ve takip tarihinde davacı şirketin dava dışı şirketten 691.977,30- TL alacaklı oluğunun ticari defter kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir.İpotek hakkı, alacağa bağlı (fer’i) bir haktır. Teminat haklarının güvence altına aldıkları alacağa olan tek yönlü bağlılığı genel olarak alacağa bağlılık veya fer’ilik olarak adlandırılmaktadır. Geçerli olmayan bir alacak için kurulan ipotek geçerli olmayacaktır. Tek yönlülüğün diğer görünümü olarak ise, hukuken bir anlam taşımayan ve kuruluşu sakat olan ipotek alacağın geçerli olduğu hususunu etkilemeyecektir. Başka bir deyişle, ipoteğin maddi yönden doğumu, varlığı, miktarı, sona ermesi alacak hakkına bağlıdır; teminat altına alınan alacağın hukuki durumu doğrudan doğruya rehin hakkını da etkiler.Hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır. Rehin alacaklısı, rehin hakkını kullanmak için kişisel alacağını ispat etmelidir. Yani, rehin hakkının kullanılmasının zorunlu şartı, paraya çevrilebilir bir alacağın mevcudiyetidir. Bir başka değişle, ipotek tescil edilmiş olsa bile, rehin sözleşmesinde belirtilen alacak hiç doğmazsa, alacaklı lehine ipotek hakkı da doğmaz. Bu nedenle, ipotek hakkının varlığı için geçerli bir alacak şarttır. Tescil, rehinli alacaklının ayni hakkının varlığına dair bir kanıt oluşturur ve bu bağlamda bir karine ortaya çıkarır. Açıklanan nedenlerle ;somut olayda davadışı şirketin yetkilisi veya ortağı olsa da ipotek davadışı şirketin borçlarını teminat altına almadığı,davalının da ipotek kapsamında teminat altına alınan davacıya karşı doğmuş bir borcu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik olmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/04/2026