11. Hukuk Dairesi 2008/10781 E. , 2010/1666 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/335-2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10781 E. , 2010/1666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/335-2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların marka ve kullanım hakkı müvekkili şirkete ait LPG tüplerini müvekkili abonelerinden toplayarak imha ettiklerini, müvekkili şirketin davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemeleri nedeni ile maddi, marka hakkına yönelik eylemleri nedeni ile manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men’ine, şimdilik 2.000-YTL.,maddi,5.000-YTL.manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan kanıtlara göre, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, manevi tazminat istemi koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Davacı vekili, yukarıda yapılan özetten de açıkça anlaşılacağı üzere dava dilekçesinde,davalıların eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalıların haksız rekabetlerinin tespitini, önlenmesini ve maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Diğer bir anlatımla, davacı, talebini genel korumaya ilişkin TTK hükümlerine göre oluşturmuş ise de,aynı zamanda marka hakkına ilişkin hükümlere dayalı maddi vakıalara da dayanmış olup,özel korumaya ilişkin 556 sayılı KHK hükümlerinin de tartışılması gereklidir. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. maddesi marka tescilinden doğan hakların kapsamını, 61.maddesi ise marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenlemiştir.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanmasını ve tartışılmasını gerektiren uyuşmazlıklar, 26.03.2001 tarihli Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 335 sayılı kararı ile kurulan İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Mahkemelerin görevi,kamu düzenine ilişkin olup,yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilerek,dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken, doğrudan işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi,bozmayı gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.