T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1811 KARAR NO : 2025/2014 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2023 NUMARASI : 2022/114 E. - 2023/78 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Hak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1811 KARAR NO : 2025/2014 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2023 NUMARASI : 2022/114 E. - 2023/78 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/03/2023 Tarih ve 2022/114 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin ''...'' ibareli başvurusunun dava dışı kişiye ait marka nedeniyle reddedilmesi üzerine bu markanın iptali için dava açtığını, dava sonuda o markanın iptaline karar verildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini tescil ettrimek için tekrar başvuruduğunda, bu kez davalının markası nedeniyle başvurunun tescil ettirmediğini, "..." ibaresinin SM'Knın 6/3 maddesi anlmında hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilnin anılan ibareyi uzun yıllardır kullandığını ve tanınır hale getirdiğini, dava konusu marka tescilinin kötü niyetl olduğunu ileri sürerek, 2020/43813 sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın dava konusu marka başvuru tarihi olan 23/04/2020'den önce ''...'' ibaresini SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanımını ve gerçek hak sahipliğini kanıtlayamadığı, davacının dava konusu markadan önce tescil edilen "..." ibareli tanınmış markası olduğunu ispatlayamadığı, davacının dava konusu ettiği 2020/43813 sayılı ''...'' ibareli markanın başvurusunun yapıldığı 23/04/2020 tarihinde davalının bu başvuruyu "markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi " şeklindeki inanç ve saiki ile yaptığını gösteren herhangi bir kanıt dosyaya sunulmadığı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu markayı oluşturan ibarenin SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahibi olduğunu, bu hususu kanıtlayan en bariz delilin müvekkili lehine olan İstanbul 2 FSHHM'nn 2018/141 -2020/157 E/K sayılı kesinleşmiş kararı olduğunu, sözü edilen dava ile müvekkilinin hem hak sahipliğinin ortaya koyulduğunu hemde hakkın savunulmaya başlandığını, diğer taraftan başkasının tescilsiz olarak kullandığını bilinen işareti marka olarak tescil ettrimenin kötü niyetli olduğunu, davalının dava konusu markayı tescil ettirdikten sonra satışa çıkarmasının bu hususu desteklediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştr.s GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/3. maddesinde, “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmü bulunmakta olup, bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamak için düzenlendiği, 6769 sayılı SMK'nın 6/3. maddesinde düzenlenen "gerçek hak sahipliği" ilkesi uyarınca, önceye dayalı hak sahipliğine dayanılabilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/2275 Esas, 2019/3674 Karar ve 13/05/2019 tarihli kararının da bu yönde olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının dava konusu "..." ibaresi üzerinde anılan madde kapsamında hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, davacının istinaf itirazında belirttiği İstanbul 2 FSHHM' nin 2018/141 -2020/157 E/K sayılı dosyasında, dava dışı kişi adına tescilli markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği, anılan dava dosyasında davacının dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahibi olduğu yönünde bir tespitte bulunulmadığı, dava konusu marka tescilinin kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 359,80-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 255,60-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...