İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, merkezi ... adres nosu ile Şair Sabri Sokak Dış Kapı:...Şişli/İstanbul adresinde bulunan ve ...-0 ticaret sicil numaralı ... ve Matbaa Makine Malzemeleri ... Ltd Ştinin yasal temsilcisi olduğunu, şirketin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Zincirlikuyu …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1290 KARAR NO : 2025/1392 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2024 NUMARASI : 2023/328 Esas 2024/211 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, merkezi ... adres nosu ile Şair Sabri Sokak Dış Kapı:...Şişli/İstanbul adresinde bulunan ve ...-0 ticaret sicil numaralı ... ve Matbaa Makine Malzemeleri ... Ltd Ştinin yasal temsilcisi olduğunu, şirketin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğünce vergi mükellefiyeti 213 sayılı yasanın 160. Maddesi gereğince resen terk ettirildiğini, ancak bugüne kadar şirketin sicil kaydının silinmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 16/05/2022 dilekçe ile sicil kaydınını silinmesi talepli dilekçe verildiğini ve talebin reddedildiğini belirterek şirketin sicil kaydının, vergi dairesi sicil kayıtlarında belirtilen 31/12/2008 itibariyle kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; ticaret sicilinin TTKnın 34 ve TSY nin 35 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını limited şirketlerde tasfiye usulünün anonim şirketlere ilişkin hükümler olduğunu, mahkeme kararı bulunmaksızın veyahut şirketin tasfiyesi işlemleri tamamlanmadan silinemeyeceğini, şirketin sicil kaydının terkinine ilişkin davada, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; öncelikle usûlden mahkeme aksine kanaatte ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça TTK nın636/2 uyarından şirketin feshi/sicilden terkini istenmiş olup "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." hükmü uyarınca davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği, davalı sicile husumet yöneltilemeyeceği,fesih ve tasfiyesi istenilen şirkete karşı dava açması gerektiği anlaşılmakla; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; şirketin uzun yıllardır fiilen hiçbir ticari faaliyeti olmayan, vergi mükellefiyeti 31/12/2008 tarihi itibarıyla resen terk edilmiş, belirtilen adresinde bulunmayan,faaliyeti kalmamış bir "kabuk şirket" haline geldiğini, şirketin sicilde varlığını sürdürmesi müvekkil için anlamsız bir yük ve potansiyel bir sorumluluk kaynağı olduğunu, bu davanın en kritik ve onu standart bir fesih davasından ayıran yönü ise, şirketin %90 hissesine sahip olan diğer ortak ...'ın 25/01/2010 tarihinde vefat etmesi ve kanuni mirasçılarına hiçbir şekilde ulaşılamadığını, bu durum, TTK'nda öngörülen olağan tasfiye usullerinin (genel kurulun toplanması, tasfiye kararı alınması, tasfiye memuru atanması vb.) işletilmesini fiilen ve hukuken imkansız kıldığını, mahkemenin önerdiği çözüm yolu "şirket tüzel kişiliğine dava açılması"nın tamamen hayali olduğunu, adresinde bulunmayan, yasal temsilcisi olmayan, ortağın mirasçılarına ulaşılamayan bir şirkete nasıl tebligat yapılacağını, davada şirketi kimin temsil edeceğini, bu yol, müvekkili bir "imkansızı başarmaya" zorlamak ve sonuç alınamayacak bir hukuki sürece mahkum etmek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmişttir. GEREKÇE : Dava; ticaret sicil kararına itiraza ilişkindir. Limited şirketin sona erme sebebleri TTK'nın 636 maddesinde düzenlenmiş olup; Limited şirketin a-esas sözleşmede yazılı sebepler ile sona erme, b. genel kurul kararı ile sona erme, c.iflasın açılması sebebiyle sona erme, d.haklı sebeplerin varlığı dolayısıyla pay sahiplerinden birinin istemi üzerine mahkeme kararıyla sona erme, e. kanunda öngörülmüş olan diğer sona erme hallerinin gerçekleşmesi ile -1- şirket organlarının eksikliği ve genel kurulun toplanamaması sebebiyle sona ereceği düzenlenmiştir.Ticaret Sicil yönetmeliği'nin 104. madde atfıyla limited şirketlere de uygulanması gereken ve terkinin tescili talebinde ticaret sicili müdürlüğüne sunulacak belgeler yönetmeliğin 86.maddesinde - (1) a) Sona erme genel kurul kararına dayanıyorsa bu kararın noter onaylı örneği,b) Sona erme başka bir sebepten ileri geliyorsa bunu kanıtlayan belgenin onaylı örneği.c) Tasfiye memurlarının Kanunun 40 ıncı maddesi uyarınca düzenlenmiş imza beyannameleri.ç) Tasfiye memurlarının yönetim kurulu veya ortaklar dışından seçilmesi halinde görevi kabul ettiklerine ilişkin imzalı belge.d) Genel kurulda şirketin sona ermesi kararının alınabilmesi için Bakanlık veya diğer resmi kurumların izni gerekli olan şirketlerde, buna ilişkin izin yazısının bir örneğinin ticaret siciline ibraz edileceği düzenlenmiştir.Davacı şirket ortağı tarafından ticaret siciline şirketin sona erdiğine ilişkin gereken işlemlerin hiç birini yapmadan şirketin sicilden terkin talep edildiği ve ticaret sicili tarafından isteğin şirketin terkini isteminde sunulması gereken belgelerin ibrazı istenilerek terkinin tescili talebi geri çevrilmiştir. Davacının mahkemeye yöneltilmiş şirketin haklı sebeble feshi veya şirket organlarının eksikliği ve genel kurulun toplanamaması nedeniyle şirketin feshi yönünde bir talebi bulunmamaktadır. Davacı taraf sicilin terkin talebini kabul etmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu halde terkin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, sicilin geri çevirme (tescil talebinin reddi) kararının yerinde olup olmadığını incelemekle yetinilmesi gerekirken, mahkemece davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğinden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili şirketin %90 ortağının vefat ettiği mirasçılarına ulaşamadığını şirkete tebligat yapılamayacağını ileri sürmekte ise de tüm bu tereddütlerin varlığı elde ki terkin koşulları sağlanmadığı halde talebin haklılığına gerekçe teşkil etmemektedir. Yasal düzenlemelerde davacı vekilinin istinaf dilekçesinde sorduğu tüm soruların cevabı bulunmaktadır.Ticaret Sicili Müdürlüğünce; şirketin sona erdiğine dair hiç bir belge sunulmadan, yasal koşullar mevcut olmadan ticaret siciline tescili yapılan bir şirketi, vergi kaydının silinmesi, ortağın vefatı nedenleriyle istisnai yasal hükümlere dayanmadan (örneğin TTK nın geçici 7.madde) sicilden terkin etme yetkisi bulunmamaktadır.Bu halde sicil kararına itirazın reddine karar verilmek gerekirken,şirketin feshi davası açılmış gibi pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek sicil kararına itirazın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 Tarih 2023/328 Esas 2024/211 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Sicil kararına itirazın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin alınan harcın mahsubuna, kalan 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Peşin harcın istinaf karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/09/2025