TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2025/346 Esas (Ara Karar) ALEYHİNE TEDBİR KARARI TALEP EDİLEN VE TEMİNAT TALEP EDEN TALEP : Teminat Alınması/İhtiyati Tedbirin Reddi Ara Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin teminatsız…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1291 Esas - 2025/1077 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1291 KARAR NO : 2025/1077 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2025/346 Esas (Ara Karar) ALEYHİNE TEDBİR KARARI TALEP EDİLEN VE TEMİNAT TALEP EDEN TALEP : Teminat Alınması/İhtiyati Tedbirin Reddi Ara Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin teminatsız reddine dair verilen ara karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sermaye artış kararının yürürlüğünün durdurularak, ... tarafından yatırılan 4.754.000,00 TL ile ... tarafından yatırılan 164.000,00 TL rüçhan hakkı bedellerinin iadesine, ...'a kazandırılan ... terekesinden alınan hisselerin yürürlüğünün durdurularak terekeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tedbiren yürürlüğünün durdurulması istenen kararların dava konusu olduğu bu haliyle yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla dava sonucu ile elde edilmek istenen amacın tedbirle istenemeyeceği gerekçesi ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, somut olayda şartları taşımayan davalı tarafın teminat alınması talebinin de reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davacı tarafça davalı şirkete karşı 2019 yılından itibaren yalnızca yerel mahkeme nezdinde onlarca dava açıldığını, bu manada amacın davalı şirket faaliyetlerini aksatmak ve zarar vermek olduğu dikkate alınarak, işbu dava nedeniyle davalı şirketin uğrayabileceği muhtemel zarara yönelik olarak davacılarca teminat gösterilmesine karar verilmesini talep ettiğini, teminat taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, ancak davacı yanın diğer taleplerine ilişkin isabetli bir şekilde karar verildiğini bildirerek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının teminat talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak teminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2003 yılından bu yana kar dağıtmayarak sübjektif hak ihlali yapan davalı şirketin, 2023 yılı Olağan genel Kurulunu Ekim 2024 tarihinde yaptığını ve tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere sermayenin 17.500.000 TL'sinde 250.000.000 TL'ye çıkartılması kararı aldığını, bu genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespitini, olmazsa bazı maddelerinin iptali için taraflarından 24/1554 E. sayılı dava açıldığını, davalı şirkete 2024 yılı Olağan genel kurulunun yapılarak, payların yeniden düzenlenmesi yolunda ihtarname çekilmişse de, bu ihtara red cevabı veren davalının, hemen akabinde sermaye artışı tek gündemiyle “2025 yılı olağanüstü genel kurul” düzenleyerek sermayenin 100.000 TL'den 34.000.000 TL'ye çıkartılmasına, artan kısmın yarısının iç kaynaklardan yarısının ortaklardan alınmasına karar verdiğini, bu genel kurul öncesi, taraflarından, 2024 yılı olağan genel kurulunun yapılması ve gündeme madde eklenmesi için taraflarından dava açıldığını ve davalının yapacağı olağanüstü genel kurulun tedbiren durdurulması talep edilmişse de, tedbir taleplerinin reddedildiğini, 2024 yılı olağan genel kurul yapılmayınca kar dağıtımı da söz konusu olmadığı için, davacılar, geçmişte olduğu gibi, şirketteki paylarının tekrar düşmemesi için, 4.820.000 TL'sini ceplerinden ödediklerini, 4 ay önce sermayenin 250.000.000 TL'ye çıkartılırken iç kaynaklar yeterliyken, üstelik sermayenin 250.000.000 TL'ye çıkartılması kararının iptali nedeniyle o kadar para boşa çıkmışken dış kaynaklara başvurulmasının yasaya aykırı olduğu için iptali istemiyle, Batı ATM'sinde huzurdaki dava açıldığını, dava konusu bu genel kurulun yok hükmünde olduğuna ve iptaline karar vermek için bilirkişi incelemesine gerek olmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması ve davalı şirketin teminat taleplerinin kabulü istemine ilişkindir. Davalının istinaf itirazları incelendiğinde; HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir. Somut olayda, teminat gösterilmesini talep eden davalı vekilinin TTK'nun 448/3. maddesi hükmü uyarınca şirketin muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verilmesi talebi üzerine mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen 04/06/2025 tarihli ara kararın HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, tedbiren yürürlüğün durdurulması istenen kararlarını dava konusu olduğu ve ilk derece mahkemesi ile davacının ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak haklılığını ispatlayamadığı, gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ara karar HMK'nun 341/1. maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından teminat gösterilmesini talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Teminat gösterilmesini talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Teminat gösterilmesini talep eden davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde teminat gösterilmesini talep eden davalıya iadesine, 3-Teminat gösterilmesini talep eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.08/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -