7. Hukuk Dairesi 2011/3538 E. , 2012/2143 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı 5.385,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edil…
**7. Hukuk Dairesi 2011/3538 E. , 2012/2143 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı 5.385,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı ... ve paydaşları, davalı tarafın miras bırakanı ...’ın da paydaş olduğu tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı ... ve paydaşlarının tutunduğu ve davacı ...’ın miras bırakanı ...’ın da paydaş olduğu 24.5.1939 tarih ve 873 sayılı iskan tapu kaydının dava konusu 131 ada 9 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, tapu kayıt malikleri arasında yapılan paylaşım sonucu dava konusu taşınmazın davacı ...’ın miras bırakanı ...’a, başka taşınmazların ise diğer tapu kayıt maliklerine düştüğü, davacı tarafın dava konusu taşınmaza zilyet olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, dava konusu taşınmazın kimden kime kaldığı, tapu kaydı kapsamında ise tapu kayıt malikleri arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise de kime düştüğü yönünde toplanmıştır. Kural olarak tapu kayıtları malikleri arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, tapu kayıt maliklerinin bir araya gelerek tapu kaydının kapsadığı taşınmazları kendi aralarında pay etmeleri, her bir kayıt maliki kendi payına düşeni aldıktan sonra diğer haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve harita, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerini göstermediğinden keşfi izleme ve bilirkişi sözlerini denetleme bakımından yetersizdir.