TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2021/81 Esas 2023/399 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/02/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1669 Esas 2025/1795 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1669 KARAR NO : 2025/1795 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2021/81 Esas 2023/399 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/02/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; Özelleştirme kapsamında şirketin ... mülkiyetinden 31/08/2010 tarihinde devralındığını, taraflar arasında 24/07/2006 tarihli İHDS imzalandığını, bu tarihten önce davalının sorumlu tutulduğu dönemde dava dışı ... tarafından şirket aleyhinde ikame edilen asıl ve birleşen davalar olduğunu, ... tarafından 17/08/2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sakat kalarak meslekte kazanma gücünü kaybettiği, büyük elem ve ızdırap duyduğundan bahisle manevi tazminat talepli Burhaniye Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi’nin 2009/68 Esas sayılı davası, yine Burhaniye Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi’nin 2007/334 Esasında kayıtlı dava bulunarak davaların birleştirilerek görüldüğünü, Burhaniye Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi’nin 2007/334 Esas sayılı dosyasında asıl ve birleşen dava hakkında verilen 02/10/2012 tarihli 2007/334 Esas 2012/407 Karar sayılı ilamla davaların kısmen kabulüne kararı verildiğini, bu kararın kesinleşmesi ile başlatılan takip sonrası Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12837 Esas sayılı takibine 281.280,68-TL yatırılarak takibin infaz edildiğini beyanla, işbu davaya konu 281.280,68-TL’nin, belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; İş bu davanın rücu talebine ilişkin olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının özelleştirme ile ilgili mali konulardaki talimatları doğrultusunda; 30.04.2013 tarihinde ... EDAŞ tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları esas alınarak "devre esas bilanço" düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğini, 24/07/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerin, hisselerin el değiştirmesinden önce (devre esas bilanço düzenlemesinden önce) bittiğini ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun şirkete ait olduğunu, ...'dan her hangi bir hak talep edilemeyeceğini beyanla, haksız ve yersiz olarak açılan iş bu davanın öncelikle usulden reddine, usulden reddedilmemesi halinde esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.4.maddesinde; ... tarafından faaliyetlerin yürütüldüğü dönemde ve faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu hükmünün yer aldığı, davacının, dava dışı ...'ye ödeme yapmak zorunda kaldığı iş kazası bahsi geçen sözleşmenin imzalanmasından önce 17/08/2005 tarihinde gerçekleştiği, sözleşme hükmü ve iş kazasının tarihi gözetildiğinde iş kazasından kaynaklı olarak ortaya çıkan yargılama/icra harç ve giderleri dahil tüm tazminatlardan davalı ...'ın sorumlu olduğunu, bilirkişi asıl ve ek raporlarında davacının iş kazası nedeniyle ödemek zorunda kaldığı toplam tutarın 281.280,68 TL olarak belirlendiği, bu miktarın, Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12837 esas sayılı takip dosyasına 27/09/2013 tarihinde ödenen 266.693,93 TL, 06/02/2013 tarihinde ödenen 40,00 TL tehiri icra harcı, 04/10/2012 tarihinde ödenen 103,50 TL temyiz yoluna başvuru harcı, 04/10/2012 tarihinde ödenen 1.862,00 TL temyiz karar harcı, 30/01/2013 tarihinde ödenen 5.881,25 TL bakiye karar harcı ve 21/02/2014 tarihinde ödenen 6.700,00 TL onama harcından oluştuğu, davacının, sözleşme gereği, davalının sorumluğunda olan toplam tutarı 281.280,68 TL tazminatı/gideri ödemek sureti ile bu miktarı davalıdan talep etme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle; " davanın kabulü ile 266.693,93 TL'nin 27/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 40,00 TL'nin 06/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 103,50 TL'nin 04/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 1.862,00 TL'nin 04/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 5.881,25 TL'nin 30/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 6.700,00 TL'nin 21/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, tüm sözleşmelerin birlikte değerlendirmesi gerektiğini, işçilerin 3. kişi sayılmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bilançoların kesinleşmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme olacağını, davanın ihbar şartının yerine getirilmediğini, avans faizi ve ödeme tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Burhaniye Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2007/334 Esas 2012/407 Karar sayılı dosyasında; davacının işçi ..., davalının ... EDAŞ olup 17/09/2005 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle maluliyete dayalı açılan maddi ve manevi tazminat talepli asıl ve birleşen 2009/68 Esas sayılı davalarda, mahkemece, davalı ... EDAŞ'ın kaza nedeniyle % 60 oranında sorumlu kusurlu bulunması ile davaların kısmen kabulüne karar verilerek( asıl davada 65.340,05-TL maddi tazminata, birleşen davada 60.000,00-TL manevi tazminata hükmedilerek) yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ... EDAŞ'ın sorumlu tutulduğu, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09/09/2013 tarihli 2013/22 Esas 2013/15558 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, verilen karara istinaden Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12837 sayılı dosyasında ... EDAŞ aleyhine başlatılan icra takibinde ... EDAŞ tarafından icra dosyasına peder pey olmak üzere toplam 281.280,68-TL ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporu kapsamında; 2012/12837 sayılı icra dosyasındaki tahsilatın 27/09/2013 tarihinde 266.693,93-TL, Tehiri İcra Harcının 06/02/2013 tarihinde 40,00-TL, Temyiz Yoluna Başvuru Harcının 04/10/2012 tarihinde 103,50-TL, Temyiz Karar Harcının 04/10/2012 tarihinde 1.862,00-TL, Bakiye Karar Harcının 30/01/2013 tarihinde 5.881,25-TL, Onama Harcının 21/02/2014 tarihinde 6.700,00-TL olmak üzere toplam 281.280,68-TL olarak davacı ... EDAŞ tarafından icra dosyasına yatırılmış olduğu tespit edilmiş, mahkemece söz konusu harçların yatırıldıkları vergi dairelerinden bu hususun sorularak harçların yatırıldığının tespit edildiği anlaşılmış, rapor ve ek rapor hükme ve denetime elverişli bulunmakla rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten (24/07/2006) önceki döneme isabet eden olay olan kazasına dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Burhaniye Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nde ki asıl ve birleşen davanın davacısı işçi ... olup bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda bulunmakla İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince, davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece, hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu kapsamı esas alınarak davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı tarafın, açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihlerinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 19.214,28-TL harçtan peşin alınan 5.541,57- TL harcın mahsubu ile bakiye 13.672,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -