Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2229 E. , 2024/5732 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2229 Karar No : 2024/5732 DAVACILAR : 1) ... 2) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarihli, 5181, 5182, 5183, 5184 ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Milletvekili oldukları, davayı a
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2229 E. , 2024/5732 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2229 Karar No : 2024/5732 DAVACILAR : 1) ... 2) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarihli, 5181, 5182, 5183, 5184 ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Milletvekili oldukları, davayı açma konusunda, haklarını kullanmak bir yana milletvekili sıfatıyla Türk halkının menfaatlerini korumak için görevleri bulunduğu, dava konusu özelleştirme uygulamasına dair Cumhurbaşkanı kararlarının Anayasa'nın 5. maddesine aykırı olduğu, kararın uygulanmasının siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya değil artırmaya yönelik sonuçlar doğuracağı, Anayasa'nın hiçbir yerinde özelleştirmeye ilişkin tek bir kelime dahi geçmediği, karma ekonomik sistem içinde halkın menfaati için devlete ait kamu varlıklarının özelleştirilmesi ve bu varlıkların ekonomik değerinin günlük veya kısa vadeli ekonomik çıkarlar için tüketilmesinin kamu yararına olmayıp Anayasa'ya da açıkça aykırı olduğu, dava konusu kararların kendilerinin ve milletvekili sıfatıyla temsilcileri olduğu Türk halkının başta mülkiyet hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin ihlali niteliğinde sonuçlar doğuracağı, korunması gerekenin kamusal mülkiyet olduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu işlemler ilgili mevzuata ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiğinden, davacıların davayı açmada hukuki menfaatlerinin bulunmadığı, milletvekili olmalarının tek başına davada menfaatlerinin bulunduğuna karine teşkil etmeyeceği, emsal kararların da bu yönde olduğu, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilerek süresinde açılmamış ise süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak ise, dava konusu işlemlerin 4046 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, satışına karar verilen taşınmazların özelleştirme işlemlerinin ilgili mevzuata uygun olduğu, Anayasa'nın 47. maddesine aykırılık bulunmadığı, Anayasa'da devletleştirmenin yanında özelleştirmeye ilişkin düzenlemeye de yer verildiği, özelleştirmeye ilişkin hükümlerin eklenmesinden önce usul ve esasları 4046 sayılı Kanunla düzenlenmiş birçok özelleştirme işleminin gerçekleştirildiği, bu işlemlerin gerek usul gerekse hukuksal açıdan Anayasa'ya aykırılık teşkil etmediği, Anayasa'nın 47. maddesiyle yapılan değişiklikle Türk halkının mülkiyetinin yasal güvenceye alındığı ve özelleştirme uygulamaları 4046 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğinden mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ihalelerin kamuya açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiği, isteyen herkesin eşit şartlarda katılabildiği, 04/02/2022 tarih ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararların hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarihli ve 5181, 5182, 5183, 5184 ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istemiyle açılmıştır. 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5181 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Hazine adına kayıtlı İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5105 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın en yüksek teklifi veren ... Ticaret A.Ş.'ye İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına, anılan şirketin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline yönelik 08/12/2021 tarih ve 04 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına ve bu karar çerçevesinde taşınmaz satış sözleşmesinin imzalanması ile karar gereklerinin yerine getirilmesi hususlarında Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkili kılınmasına, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesi kapsamında karar verildiği belirtilmiştir. Yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5182 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5103 ada, 1 parsel sayılı; 04/02/2022 tarih ve 5183 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5104 ada, 1 parsel sayılı; 04/02/2022 tarih ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, 182 ada, 24 parsel sayılı; 04/02/2022 tarih ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 594 ada, 233-234 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin olarak gerçekleştirilen ihaleler sonucunda ihalelerin, en yüksek teklifi veren şirketler üzerinde bırakılmasına yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İhale Komisyonu kararlarının onaylanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacılar tarafından anılan 04/02/2022 tarihli, 5181, 5182, 5183, 5184 ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Anayasa'nın 56. maddesinde, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.", 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. ", 125. maddesinde; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın yukarıda aktarılan 56. maddesinde, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı konusunda "herkes" denilerek bu hakkın kullanımında gerçek ve tüzel kişi ayrımı yapılmamış, ayrıca, çevrenin korunması yalnızca Devlet için değil, vatandaşlar için de bir ödev olarak belirlenmiştir. Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, Anayasa'da, gerçek-tüzel kişi ayrımı gözetilmeksizin herkes için tanınmıştır. Böylelikle, Anayasa'nın çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ile ilgili hükümleri göz önüne alındığında, çevreyi, tarihi ve kültürel değerleri ilgilendiren konularla ilgili olarak, vatandaşların subjektif dava ehliyetine sahip olduğu açıktır. Yukarıda anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; dava açma ehliyetinin, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade ettiği, her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edileceği, bununla birlikte, iptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği, nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren veya bütün ülkeyi ve kamuoyunu etkileyen konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlıkta da dava konusu işlemler, çevre tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren işlemlerden olup, ülke vatandaşlarının ve kamuoyunun etkilendiği dikkate alındığında, davacıların da, dava konusu işlemler nedeniyle menfaatlerinin etkilendiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda; gerek çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin geniş yorumlanması sonucunu doğuran Anayasa'nın 56. maddesi, gerekse yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, dava konusu işlemlerin Muğla ve İzmir illerinde bulunan taşınmazlar yönünden kamu yararını doğrudan ilgilendiren işlemler olması nedeniyle, davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığından, davalı idarelerin, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığına yönelik itirazları yerinde görülmeyerek dosya incelendi. 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarihli ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararının incelenmesi; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulunun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 594 ada, 212, 214, 215, 216 parsellerde bulunan taşınmazların 15/08/2019 tarihli ve 1463 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak, özelleştirme işlemlerinin 29/10/2023 tarihine kadar tamamlanmasına 4046 sayılı Kanun'un 3 ve Geçici 29. maddeleri uyarınca karar verildiği, imar planları doğrultusunda gerçekleştirilen imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu 233 ve 234 parsellerin, yapılan ihale neticesinde, 04/02/2022 tarihli 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararına istinaden 31/03/2022 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile satılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 4046 sayılı sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamakta olup, bu karara dayanılarak tesis edilen satış işleminin onaylanmasına ilişkin 04/02/2022 tarihli ve 5185 dava konusu Cumhurbaşkanı kararında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır. 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarihli ve 5181, 5182, 5183 ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarına gelince; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 06/11/2017 günlü ve 2017/115 sayılı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, 182 ada, 24 parselde yer alan 22.038,89 metrekare yüzölçümlü taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak, gerçekleştirilen ihale sonucunda en yüksek teklifi veren ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye satılmasına dair 10/11/2021 tarihli ve 03 sayılı kararın dava konusu 04/02/2022 günlü ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylandığı, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesinde bulunan dava konusu 5181, 5182 ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı Kararlarında sözü edilen taşınmazların da, 25/01/2016 günlü ve 2016/10 sayılı ve 07/04/2014 günlü ve 2014/13 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak, gerçekleştirilen ihaleler sonucunda satılmasına karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevleri sayılarak, (c) bendinde, "Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek; (d) bendinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak" Kurul'un görevleri arasında sayılmış; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun kuralları gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir. Aktarılan kurallara göre, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilebileceği; kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamanın Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanı) görevleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmelerine ve satışın varlık satışı suretiyle gerçekleştirilmesine karar verildiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan gerekli izin ve görüşler ile yapılan çalışmalar sonucunda taşınmazların satışına ilişkin olarak davalı idarece pazarlık usulüyle ihaleye çıkıldığı, ihalenin en yüksek teklifi veren istekliler üzerinde bırakıldığı ve Cumhurbaşkanınca onaylandığı, buna göre, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirilen ihalelerin onaylanmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararlarında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline, 5181, 5182, 5183 ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı kararları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin 14/09/2022 tarih ve E:2022/2929, K:2022/3106 sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2023 tarih ve E:2022/3604, K:2023/106 sayılı kararıyla bozulması üzerine, duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/12/2024 tarihinde, davacılar vekili Av. ...'ın ve davalı idareler vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacılardan ... Muğla milletvekili olduğundan, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5105 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5181 sayılı; 5103 ada, 1 parsel, 5106 ada, 1 parsel ve 5107 ada, 1 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5182 sayılı ve 5104 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5183 sayılı Cumhurbaşkanı kararları ile somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı; diğer davacı ... ise İzmir milletvekili olduğundan Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, 182 ada, 24 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5184 sayılı ve Gökçebel Mahallesi, 594 ada, 233-234 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, ancak ...'ın Muğla'daki taşınmazlar, ...'ın ise İzmir'deki taşınmazların satışına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları yönünden ehliyetli olduğu sonucuna varıldığından esasın incelenmesine geçilerek, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 06/11/2017 tarih ve 2017/115 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, 182 ada, 24 parsel sayılı 22.038,89 metrekare yüzölçümlü taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ve satış yöntemiyle özelleştirilmesine; 25/01/2016 tarih ve 2016/10 sayılı ve 07/04/2014 tarih ve 2014/13 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarıyla İzmir ili, Urla ilçesi, Sıra Mahallesi, 389 ada, 1 ve 2 parsel; 391 ada, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına ve satış yöntemiyle özelleştirilmelerine; 15/08/2019 tarih ve 1463 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ise Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 594 ada, 212, 214, 215, 216 parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına ve satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri veya birkaçının bilikte uygulanarak özelleştirilmelerine karar verilmiştir. Devam eden süreçte söz konusu taşınmazlardan bazıları ifraz ve tevhit işlemlerine tabi tutulmuş ve davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca satışları amacıyla ihaleye çıkarılmıştır. Taşınmazların satışı amacıyla gerçekleştirilen ihaleler sonucunda 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5181 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Hazine adına kayıtlı İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5105 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 89.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... Ticaret A.Ş.'ye İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına, anılan şirketin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline yönelik 08/12/2021 tarih ve 04 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına ve bu karar çerçevesinde taşınmaz satış sözleşmesinin imzalanması ile karar gereklerinin yerine getirilmesi hususlarında Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkili kılınmasına, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesi kapsamında karar verildiği belirtilmiştir. Yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5182 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5103 ada, 1 parsel; 5106 ada, 1 parsel; 5107 ada, 1 parsel sayılı taşınmazların bir bütün halinde 201.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... Medikal Otomotiv İnşaat Tarım Hayvancılık ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş.'ye satılmasına; 04/02/2022 tarih ve 5183 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, İzmir ili, Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 5104 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 149.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... Medikal Otomotiv İnşaat Tarım Hayvancılık ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş.'ye satılmasına; 04/02/2022 tarih ve 5184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, 182 ada, 24 parsel sayılı taşınmazın 44.700.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye satılmasına; 04/02/2022 tarih ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 594 ada, 233-234 parsel sayılı taşınmazların 45.200.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... Turizm İnşaat A.Ş.'ye satılmasına yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İhale Komisyonu kararlarının onaylanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacılar tarafından, 04/02/2022 tarihli, 5181, 5182, 5183, 5184 ve 5185 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (c) bendinde, "Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek; (d) bendinde ise, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak" Kurulun görevleri arasında sayılmış; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun kuralları gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kurallarına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme programına alınan kuruluşlara ilişkin yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylama hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri Cumhurbaşkanına devredildiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair söz konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları ile Cumhurbaşkanı kararında ve taşınmazların satışı amacıyla gerçekleştirilen ihaleler sonucunda alınan ihale komisyonu kararlarının onaylanmasına yönelik dava konusu Cumhurbaşkanı kararlarında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Bu itibarla, uyuşmazlığa konu taşınmazlara yönelik alınan söz konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Cumhurbaşkanı kararlarıyla, taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına ve satış yöntemiyle özelleştirilmelerine karar verildiği, taşınmazların satışına ilişkin olarak davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca pazarlık usulüyle ihalelere çıkıldığı, gerçekleştirilen ihalelerin en yüksek teklifi veren istekliler üzerinde bırakıldığı ve ihalelerin Cumhurbaşkanınca onaylandığı ve davacılar tarafından ileri sürülen hususların dava konusu işlemi kusurlandırmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilen ihalelerin onaylanmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen davacılar tarafından ilk derece ve temyiz aşamasında yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.