T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1377 Esas KARAR NO : 2025/1448 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/404 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 17/06/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1377 Esas KARAR NO : 2025/1448 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/404 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 17/06/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında satış sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davalı taraf teknik malzemelerin satışı yapılmış ve eksiksiz, ayıpsız bir şekilde teslim ettiğini, davacı şirket, taraflar arasındaki anlaşmaya ve siparişe uygun şekilde siparişe konu teknik malzemeler davalı taraf teslim edildiğini, 01/08/2024 tarihinde ... numaralı 1.140,00 Euro , 18.10.2024 tarihinde ... numaralı, 39.538,62 Euro, 07.01.2025 tarihinde ... numaralı, 2.400,00 Euro bedelli üç adet e- faturanın düzenlendiğini, davacı şirket tarafından yukarıda yer verilen faturalara konu edilen alacağın tahsili için öncelikle borçluya Beyoğlu 60.Noterliği'nin 14.03.2025 tarihli 12136 yevmiye numaralı ihtarname ile borcun ödenmesi ihtar edildiğini, ihtarnamenin, 17.03.2025 tarihinde E- tebliğ safahatı tebliğ şerhinden anlaşılacağı üzere muhatabı davalı tarafından okunmuş olduğunun görüldüğünü, akabinde temerrüde düşen borçlu hakkında 01/08/2024 tarihli ... numaralı 1.140,00 Euro bedelli fatura, ... nolu, 18.10.2024 tarihli, 39.538,62 Euro bedelli fatura, ... nolu, 07.01.2025 tarihli, 2.400,00 Euro bedelli faturaların cari hesap alacağı olan 30.156,10 EUR nun tahsili amacıyla İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı tarafın icra takibi başlattığını, kendisine gönderilen ödeme emrini tebliğ alan davalı borçlu; tüm borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazı sonrasında itirazın iptali davası açmadan önce 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 6102 sayılı TTK’ nın 4. maddesi çerçevesinde arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunduğundan İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2025/12061E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için 2025/67135 arabuluculuk numarası ile İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na arabuluculuk başvurusu yapılmış olup anlaşmanın sağlanamadığını, davacı şirket, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği kendi edimini yerine getirerek davalı borçluya malı sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalı tarafın malların ücretini ödemediğini, dolayısıyla davalının borçlu sıfatına haiz olduğu açıkça ortada olduğunu, borcunu zamanında ödemeyerek takip başlatılmasına sebebiyet veren davalının asıl alacağın yanı sıra faiz ve fer’ilerden de sorumlu tutulması gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde davalının olduğunun ortaya çıkacağını, faturalar da taraflar arasında ticari ilişki olduğunu davacı şirket tarafından satış sözleşmesine konu edilen mallar eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim edildiğini, teslim edilen mallara ilişkin teslim formunun düzenlendiğini, asıl alacağa uygulanan işlemiş ve işleyecek faiz ile TTK ve 3450 sayılı kanunun ilgili maddelerine, MK m. 2’ ye ve tarafların arasında akdolunan sözleşme ve bu sözleşme doğrultusunda düzenlenen faturaya uygun olduğunu ve yasal olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye uymayan borçlu davalının icra takibine yönelik yaptığı itirazları haklı kılacak hiçbir sebep olmadığını, itirazlar alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, dolayısıyla itirazın iptali ile davacının alacağına kavuşmasına engel olan davalının asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ihtiyati haczin kabulünü, davalının istanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası yönünden takibin takip talebindeki şartlarla devamını, kötü niyetli davalı aleyhine takip çıkışının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2025 tarih ve 2025/404 Esas sayılı ara kararında;"....... Dava, dava konusu taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında doğan faturalara dayalı alacağa ilişkin davalı şirkete açılan itirazın iptali davasına olup bir miktar para alacağına ilişkindir. Davacı vekili her ne kadar borçlunun mal kaçırmaya çalıştığını, buna mani olmak için borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haciz kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle ticari ilişki kapsamında alacak iddiasının temelini oluşturan fatura borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığından, tek başına alacağın varlığını ispatlar nitelikte değildir. Davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarda yazılı bedelin ödenmediği iddiası ise yargılamayı gerektirmekte olup, bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği belirsizdir. Bu haliyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının ticari satış sözleşmesine dayanmakta olup borçlunun kötüniyetli olarak hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, Dava dilekçelerinde de belirttiklerini, davalı ... Yapı ile müvekkili şirket arasında ticari sözleşme akdedildiğini, davalı şirket adına işbu satış sözleşmesinin Kemal ... tarafından imzaladığını; satış evrakının, dava dilekçeleri ekinde sunulduğunu; borcun ödenmemesi üzerine müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 08/04/2025 tarihinde icra takibine geçildiğini, icra takibine davalı tarafından 24/04/2025 tarihinde itiraz edildiğini; borçlunun müvekkili şirketle arasında gerçekleştirilen ticari ilişkinin varlığına herhangi bir itirazı olmadığını; müvekkilin ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan kesinleşmiş alacağı bulunduğu İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesi ile ispatlanacağını; bu nedenle, tüm delillerinin bildirildiğini ve sunulmuş olmasına rağmen dava konusu alacağın olup olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, mahkemeye kanaat getirici deliller sunulmadığı ve dava dilekçesi ekindeki belgelerin yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığı yönündeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu; yaklaşık ispat ölçüsünü aşan nitelikte delilin dosyada mevcut olduğunu, ileri sürerek açıklanan ve resen takdir olunacak nedenlerle, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/404e. sayılı dosyası ile istenen 13/06/2025 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddine dair kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, İ.İ.K. M.257 ile 258 maddeleri gereğince, ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı lacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut talepte; davacı vekili, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine istinaden açık cari hesaba konu faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde cari hesaba konu faturalar, cari hesap, davalının imza ve kaşesinin bulunduğu teklif formunun sunulduğu, söz konusu delillerin Mahkeme karar tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağını, alacak miktarını ve alacağın muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispatlar nitelikte olmadığından ve ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.