11. Hukuk Dairesi 2009/2787 E. , 2010/9007 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/1454 - 2008/2050 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2009/2787 E. , 2010/9007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/1454 - 2008/2050 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı eczacının davalının çalışanlarına satmış olduğu ilaçların bedellerini alabilmek için reçete ve faturaları müvekkili aracılığı ile davalının bölge müdürlüğüne gönderdiğini, ancak gönderinin müvekkili elinde iken kaybolduğunu, eczacı tarafından açılan davada davalı ve müvekkili hakkında tazminata hükmedildiğini, icra takibi sonucu müvekkilinin 4.742,11 YTL ödemek zorunda kaldığını, oysa reçete bedellerinin davalının bilgisayar kayıtlarına girdiğini ve belgelerin davalıya ulaşmaması halinde dahi tüm ilaç bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, eczacı tarafından açılan davada mahkemece hükmedilen tazminatın davacı ve müvekkilinden müteselsilen alınmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından takibe konu alacağın yarısının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderinin kaybolmasında kusurunun bulunduğu, bu nedenle tazminatın yarısından sorumlu olduğu, davalı tarafından kendi sorumluluğuna düşen kısmın ödendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasında, dava dışı eczacı tarafından davalının sigortalılarına satılan ilaçların bedellerinin alınması için reçete asıllarının davacı ... tarafından davalının bölge müdürlüğüne ulaştırılmasının üstlenildiği ve bu reçetelerin davacı elinde iken kaybolduğu, bunun sonucu olarak reçete bedellerinin tahsili için davacı ve davalı hakkında eczacı tarafından dava açıldığı ve davacının icra takibi sonucu bir kısım borcu ödemek zorunda kaldığı hususlarında ihtilaf yoktur. İhtilaf, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden kimin sorumlu olduğu ve davacının eczacıya ödemek zorunda kaldığı reçete bedeline ilişkin davalıya rücu edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı ve davalının dava dışı eczacıya karşı reçetelerin kaybolması nedeniyle bedele ilişkin sorumlulukları müteselsil olup, tarafların birbirlerine karşı sorumlulukları ise asıl reçete borcundan kim ne oranda sorumlu ise ona göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden (asıl reçete borcundan) kimin sorumlu olduğunun belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.