11. Hukuk Dairesi 2019/3786 E. , 2020/2332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/01/2018 tarih ve 2014/1048 E- 2018/33 K. sayılı kararın asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/891 E- 2019/876 K. sayılı kararın Yargıt
**11. Hukuk Dairesi 2019/3786 E. , 2020/2332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/01/2018 tarih ve 2014/1048 E- 2018/33 K. sayılı kararın asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/891 E- 2019/876 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili, davalının Ambarlı Limanındaki yükünün Çorlu'daki Fabrikasına kadar taşınması işinin davacı tarafından yapıldığını, 06.11.2013 tarihinde Mardaş Limanından ...plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorse üzerine ...konteynır yüklenerek aracın seferine başladığını, sefer sırasında meydana gelen yangında davacıya ait araçta ve yükte hasar meydana geldiğini, yangının aracın sol arka tekerleğinde oluşan aşırı ısınmanın tekerlek lastiğini kızıştırıp tutuşturmayla meydana geldiğini, davacının araç lastiklerini 11.06.2013 tarihinde değiştiğini, herhangi bir ihmallerinin olmadığını, olay sonrası yapılan incelemede emtianın yüklü olduğu konteynırın taban kısmının tahta/ahşap olduğunun tespit edildiğini, taşımaya konu “azodicarbonamide" maddesinin yanıcı ve patlayıcı özelliği bulunduğunu ve çelik konteynırda taşınması gerektiğini, malın özellik göstermesi durumunda özel araç ve taşıma planı oluşturulması bilgisinin verilmesi gerektiğini, bunun göndericinin görevi olduğunu, gümrük beyanı ve taşıma irsaliyelerinin davacıya verilmediğini, davalının ağır ihmali sonucu zararın meydana geldiğini ileri sürerek asıl davada meydana gelen hasar, nakliye bedeli ve 50 günlük kazanç kaybı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 23,435,41 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı/asıl davada davalı vekili, İlhan Global şirketinden son bir yıl içinde 16 kez taşıma hizmeti alındığını, davaya konu taşımada araç otoyolda iken dorsenin sol arka lastiğinin yanmaya başladığını, çıkan yangının dorseye sıçradığını, konteyner ve yükün tamamen yandığını, yangının itfaiye tarafından söndürülebildiğini, toplam zararlarının 189.182,28 TL olduğunu, bu zararın 97.281,00 TL’lik kısmının dava dışı Anadolu Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, taşınan yükün IMCO sınıfında yer aldığını ve taşıma evraklarında yükün mahiyetinin açıkça belirtildiğini, ürünün uygun konteyner ile taşındığını ileri sürerek birleşen davada bakiye 91.901,28 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı/birleşen davada davalı taşımacının, tehlikeli ve yanıcı madde ihtiva eden eşyayı (konteyner) Ambarlı Gümrük Müdürlüğü sahasından tam ve hasarsız teslim aldığı, Uluslararası deniz yolu ile yurt dışından gelen konteyner muhteviyatı eşyanın IMCO 4.1 sınıf tanımlı olduğu, bu tanımları içeren etiketlerin konteyner yüzeyinde bulunmasının gerektiği, bu belgeler olmadan uluslararası taşımayı yapan armatör firmanın bu yükü kabul ederek taşımasının mümkün bulunmadığı, taşıyıcının ithalat işlemleri tamamlanarak araca yüklenen konteynerin yüklenmesine nezaret, dış görünümünü tespitin yanı sıra güvenlik açışından taşıdığı yükün ne olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, taşıt lastiklerinin alevlenme seviyesine ulaşmasının çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceği, fazla yüklemenin yangına sebep olduğunun elde verilere göre kesin olarak söylenemeyeceği, taşımaya konu kimyasalın kendi kendine parlayıcı ve patlayıcı nitelik taşımadığı, dışarıdan ek yüksek ısı girişi olmadan herhangi bir reaksiyona girmeyeceği, bu nedenle taşınan üründe yanıcı-patlayıcı ibaresine gerek olmadığı, konteyner ve dorsede oluşan yangının sebebinin taşımaya konu kimyasal olamayacağı, yangının taşıt maliki sorumluluğunda bulunan dorseden kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 91.901,28 TL’nin 11/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birleşen dava davalısından tahsiline karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı/birleşen dava davalı vekilinin asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.717,78 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir. 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı", (1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı", 1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir. Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd) Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99) 1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır. Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan birleşen davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir. Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esasdan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır. Bu halde, birleşen dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.