11. Hukuk Dairesi 2024/4281 E. , 2025/2799 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1654 Esas, 2024/940 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/184 E., 2022/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz d…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4281 E. , 2025/2799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1654 Esas, 2024/940 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/184 E., 2022/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin T/..., 2004/..., 2004/..., 2005/..., 2006/..., 2007/11569, 2008/..., 2008/..., 2008/..., 2009/..., 2013/..., 2013/..., 2013/..., 91842, ..., 182571, ... ve ... sayı ile tescilli ".../... ..." esas unsurlu markaları bulunduğunu, ancak davalının alışveriş siteleri üzerinden "... ..." ismiyle ürün sattığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir lisans sözleşmesi de bulunmadığını, davalı eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini, bu hususun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... adı altında tekstil ürünleri e-ticareti yapan müvekkilinin online pazar yerlerine ürünleri yüklerken daha önceden herhangi bir bilgi ve birikimi olmaması sebebiyle deri piyasasında bu işin üretimini ve satışını yapan insanlar ile görüşerek modeller hakkında bilgi aldığını, bu bilgiler ışında müvekkilinin dava konusu olan yelek modeli adının deri piyasasında "..." olarak geçtiğini öğrendiğini ve bu şekilde online pazar yerlerine yükleme yaptığını, müvekkilinin buradaki amacının kötüniyet içermediğini, davacıyı da zarara uğratma niyetinde olmadığını ve davacı tarafın kendilerine ulaştığı andan itibaren dava konusu ürünün model adının değiştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek kişi olan davalının "..." markası altında internet üzerinden tekstil ürünü ticareti yaptığı, satış arz ettiği ... modelinin piyasada "..." modeli olarak bilindiği düşüncesiyle ürün modelini belirtmek üzere davacı adına tescilli "..." markasını kullandığı, bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinin atfıyla 7/3 hükmüne aykırılık ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, diğer yandan davalının gerçek kişi küçük bir esnaf olup internet ortamında kendi markası ile sattığı ürünün modelini belirlemek amacıyla "..." ibaresini kullandığı, bunu fark edince de hemen kullanıma son verdiği, kastı bulunmadığı gibi, ihmalinin bulunduğunun da kabulünün mümkün olmaması karşısında, davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ibaresini internet ortamında ürün isimlerinde ve tanıtımlarda kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusu yönünden; davalının giysi ürünleri için tanınmış marka olan davacıya ait “...” markasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kadı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle ticari faaliyeti sırasında satışını yaptığı ürünlerin adlarının başkasının sınai haklarına tecavüz edip etmediğini araştırması gerektiği, bu nedenle olayda kusurlu olduğu, davalının eyleminin SMK’nun 229/1, 7/2-b ve 7/3-d hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, bu itibarla davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verilmesinin yerinde görüldüğü, ayrıca alınan bilirkişi raporunda davalının markaya tecavüz teşkil eden kullanımlarını internet sitesinin içeriğinden kaldırdığı tespit edilmesine rağmen, link adlarında halen kullanıldığının belirlendiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince marka hakkına tecavüzün durdurulmasına karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının istinaf başvurusu yönünden ise; davalının davacıya ait tanınmış “...” markasına tecavüz ettiğinin tespit ve kabul edilmesine rağmen, SMK’nun 149/1-ç hükmüne aykırı olarak davalının kusursuz olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının mali durumuna, tecavüzün devam ettiği süreye, davacının markasının tanınmış marka olmasına ve tescilli olduğu süreye göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ibaresini internet ortamında, ürün isimlerinde ve tanıtımlarda kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının "..." esas unsurlu markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve manevi tazminatın tahsili taleplidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.