T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2137 KARAR NO:2025/2037 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22.10.2025 Tarihli ara karar NUMARASI:2025/755 Esas DAVA:Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2137 KARAR NO:2025/2037 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22.10.2025 Tarihli ara karar NUMARASI:2025/755 Esas DAVA:Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılardan ... şirketi yetkilisi ...arasında akdedilen protokol ile ... vakfından kiralanan 4 binanın inşası ile akabinde binaların kiraya verilmesi hususunda anlaşıldığını, protokolün 3. maddesinde işin bütçesinin hesaplandığını ve 250.000 USD müvekkilince 250.000 USD'nin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin kalan 1.000.000 USD'nin ise ... fonundan kredi kullanılmak sureti ile karşılanmasına kararlaştırıldığını, protokolün 3.3 maddesinde müvekkilinin ... hesabına 3 seferde 250.000 USD'nin aktarıldığının kaydedildiğini, ödemelerin 125.000 USD'sinin banka kanalı ile kalan 125.000 USD'sinin ise elden ödendiğini, bu ödemelerin davalı şirketlerin yetkilisi...'nin şikayeti ile müvekkili aleyhine İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/473 Esas sayılı dosyasında açılan davadaki ifadelerde kabul ve ikrar edildiğini, müvekkili şirketin edimini ifa ettiğini, davalılar arasında organik bağ olduğunu ve davalıların yetkililerinin piyasayı aynı yöntemlerle dolandırdıkların ve tefecilik yaptıklarının ortaya çıktığını, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/311 Esas sayılı dosyasında şirket yetkililerinin dolandırıcılık ile tefecilik suçlarından mahkum edildiklerini, bu kişilerin İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/405 Esas sayılı dosyasında da aynı eylemlerden yargılandıklarını, ...'nin yetkilisi olduğu davalı şirketlerin BDDK'dan faaliyet izni alan firmalar arasında bulunmadığını, uluslararası ... firması ile hiçbir irtibatı olmadığı halde adeta bu firmanın Türkiye temsilcisi olduğunu izlenimini bırakacak şekilde aynı ismi kullanarak şirket kurup ticaret yaptığını, bu nedenlerle davalıların mal kaçırmalarına engel olunması için mal varlıklarının sorgulanarak tüm mal varlıklarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını, adlarına kayıtlı gayrimenkul bulunması halinde üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi anlamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 22.10.2025 tarihli ara kararla; "...Somut durumda talep dosyası incelendiğinde; uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine; davalılar ... şirketleri açısından organik bağ ve perdenin aralanmasında yaklaşık ispat sağlanmamış olmakla ihtiyati haciz talebinin bu davalılar yönünden reddine, davalı ... şirketi açısından ise paranın alındığı ve iadesinin gerektiği İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki beyan ile yaklaşık ispat edildiği ve doğrudan ihtiyati haciz koşulları oluştuğu..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz talebinin davalı ... şirketi açısından kabulüne, 10.462.500,00 TL'nin %15'i (1.569.375,00 TL) oranında teminat karşılığı davalı ... Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketinin mal varlığının ihtiyaten haczine, diğer davalılara yönelik talebin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı şirketlerle yaptığı inanç sözleşmesi kapsamında, davalıya 250.000 USD ödeme yaptığını, hukuk ve ceza dosyalarındaki bilgilere göre aralarında organik bağ bulunan, aynı adreste faaliyet gösteren ortak ve yetkilileri aynı aileye mensup olan davalı şirketlerin tümünün 250.000 USD'nin ödenmesinden sorumlu tutulması gerektiğini, ayrıca bu şirketlerin üzerinde bulunan gayrimenkulllerin de daha önce tespit edilmiş olan ada ve parsel nolarının bildirildiğini, mal kaçırmamalarını temin için ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece taşınmazların aynını yargılama konusu olmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, bu durumda dava kazanılsa dahi borçluların mal varlıklarını kaçıracakları ve ilamın infaz edilemeyeceğini,Şirketlerin hakim ortağı olan ...'nin dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından mahkum olduğunu, yargı makamlarının bu dolandırıcılık eylemlerine karşı mağdurları koruyucu bir tutum izlemeleri gerektiğini, gayrimenkulün aynının davalı olmamasının hakkını elde edebilmek için bu gayrimenkullere haciz konulmasını engellemediğini, olayda sıradan bir hukuki ihtilaf bulunmadığını ve ciddi bir dolandırıcılık eylemi bulunduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının redde ilişkin bölümünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin tüm davalılar bakımından kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflara arasında düzenlenen protokol kapsamında davacının davalı ... Şirketi'ne verdiği ileri sürülen 250.000 USD'nin, bu şirketle organik bağı bulunduğu ileri sürülen diğer davalılardan tahsili istemine; istinaf başvurusu ise bu dava içerisinde borçluların mal varlığının ihtiyaten haczi ve tanışmazlara tedbir konulması isteminin kısmen reddine dair verilen ara karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davalı ... Şirketine ilişkin ihtiyati haczin kabulüne, diğer davalılara yönelik ihtiyati haciz talebi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş; ret kararına karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalılardan ... Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi arasında düzenlenen protokol başlıklı belge ile ... kiralanmış olan dört adet binanın ortak şekilde inşası, inşası sonrası ... ile yapılan kontrat süresince binaların kiralanması esaslarının konu edildiği sözleşmenin 3.maddesinde bütçenin 1.5 Milyon USD olarak belirlendiği, bunun 250.000 Usd'sinin davacı, 250.000 Usd'sinin davalı ... şirketi tarafından ödeneceği, kalan 1.000.000 Usd'nin ise ... ve ...'nın kefaleti ve ...'nın şahsi vekaleti ile...'undan kredi kullanmak suretiyle karşılanacağı belirlenmiştir. Davacı 250.000 USD'nin bir kısmının bankadan, kalan kısmın da elden ödendiğinin ... tarafından İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/473 esas sayılı dosyasında ikrar edildiğini, diğer iki şirketin ... şirketi ile organik bağları bulunduğunu, şirketlerin yöneticisinin piyasa dolandırıcılığı kapsamında yargılandığı ileri sürmüştür.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Aynı Kanun'un 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Somut olayda, davacı şirket ile davalı davalı ... Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi arasında protokol düzenlendiği ve bu kapsamda davacının anılan şirkete ödeme yaptığı, davanın açıldığı tarihteki delil durumuna göre şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve davacının gönderdiği paranın bu şirketlere aktarıldığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı anlaşıldığından, mahkemece bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Yargılamanın ilerleyen aşamasında delillerin toplanması ve talep halinde mahkemece her zaman ihtiyati haciz talebi değerlendirilebilir. Şirket yetkilisinin başka kişilere karşı dolandırıcılık faaliyetinde bulunması, peşin olarak davacının da dolandırıldığı anlamına gelmemektedir.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, para alacağı talep edilmiştir. İhtiyati tedbir talep edilen taşınmazların aynı dava konusu değildir. Bu talep ile güdülen amaç yukarıda değerlendirilen ihtiyati haciz kurumu ile çözümlenebilir. Dava ve uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine dair verilen 22.10.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 ve İİK'nın 258. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz ve tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025