11. Hukuk Dairesi 2023/5033 E. , 2024/6802 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/255 Esas, 2023/592 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/305 E., 2021/401 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar ver…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5033 E. , 2024/6802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/255 Esas, 2023/592 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/305 E., 2021/401 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Kavuk firması arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalının söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine borçlu firma ve müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL üzerinden takibin devamı ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından dava dışı borçlu ... Kavuk'a 08.08.2018 tarihli kredi sözleşmesiyle 1.000.000,00 TL ve 01.10.2018 tarihli genel kredi sözleşmesiyle 500.000,00 TL kredi kullandırıldığını, müvekkili tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan işbu genel kredi sözleşmelerinde müvekkilinin eşi ...'ın yazılı rızasının yasaya ve usule uygun şekilde alınmadığını, icra takibine konu edilen kredi sözleşmelerine müvekkilinin eşi tarafından hiçbir şekilde imzalanmadığını, ilgili kefalet sözleşmesindeki imzaların hiçbir şekilde müvekkilinin eşine ait olmadığını savunarak davanın reddine, davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 01.10.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ekindeki imzanın davalının eşinin eli ürünü olmadığının uzman bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu durumda ...'ın kefaletine ilişkin geçerli bir eş rızası bulunmadığından taraflar arasında düzenlenen kefalet sözleşmesinin geçersiz bulunduğu, davacı bankanın dava konusu kredi sözleşmelerinin düzenlenmesi aşamasında sözleşmeye kefil sıfatıyla imza atan kişilerin kimliklerini bilmek ve denetlemek yükümlülüğünde olup, sözleşmede yer alan imzaların kime ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmedeki eş rızasına dair sahte imzaya dayalı olarak davalı aleyhinde icra takibine başlanması ve icra takibine karşı yapılan itirazda açıkça imza itirazına rağmen itirazın iptali davası açmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmelerine dayalı alacak nedeniyle müşterek borçlu-müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince, davalı borçlunun itirazında haklı görülerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş ise de alacaklının takipte kötüniyetinin tespitine ilişkin haksızlığının yanı sıra ayrıca kötüniyetli takip başlattığının da ispatı gerekmekte olup dosya içeriğinden davacı bankanın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından aleyhe tazminata karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin çıkartılarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.