11. Hukuk Dairesi 2022/2654 E. , 2023/6350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/721 Esas, 2022/26 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/275 E., 2019/417 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kar
**11. Hukuk Dairesi 2022/2654 E. , 2023/6350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/721 Esas, 2022/26 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/275 E., 2019/417 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 29.06.2016 tarih ve 2016/76805 başvuru sayılı “...” ibareli başvurusuna karşı sundukları itiraz üzerine Markalar Dairesince başvurudan 29, 30, 31 ve 32 nci sınıfa konu bazı mallar ve 35 inci sınıfa konu hizmetler çıkartılmış ise de, davaya konu YİDK kararı ile başvuru sahibinin çıkartılan mal ve hizmetler bakımından itirazının kabul edildiğini, oysa başvuru markası ile tanınmış ... ibareli seri markalar arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik olduğunu, başvuruda davacı markalarında olduğu gibi kırmızı rengin seçilmesinin, yazının beyaz olarak tasarlanmasının, yazı fontunun aynı şekilde ve küçük harflerle oluşturulmasının ve benzer bir şeklin kullanılmasının benzerlik yarattığını, davalı markasındaki ilave "tek" kelimesinin markaların karışmasını engellemeyeceğini, müvekkilinin ... markasının tanınmış olduğunu, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin beşinci fıkrasının hükmünün de uygulanması gerektiğini, davalının 2016/00174 sayılı ... ibareli tescilli markasının dava konusu markadan farklı olduğu ve herhalükarda ilgili tescil üzerinden 5 yıl geçmediği için bu davada savunma olarak ileri sürülemeyeceğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-3745 sayılı YİDK kararının iptali ile tescile bağlanmış ise 2016/76805 başvuru sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2016/76805 başvuru sayılı “...” ibareli başvurusu ile davacının ... ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında benzerlik bulunmadığını, tarafların kullandığı markanın emtiasının birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin 2016/00174 sayılı ... ibareli tescilli markanın da sahibi bulunduğunu, davacının ... markasının tanınmış olmadığı ve başvuruda kötüniyet iddiasının gerçekdışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." (2016/76805) ibareli marka başvurusuyla davacının "..." ibareli markaları arasında 29, 30, 31 ve 32 nci sınıflara konu mallarının ve 35 inci sınıfa konu bir kısım hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, belirtilen mal/hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddenin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışındakiler açısından ise iltibas oluşmadığı, hükümsüzlük yönünden ise YİDK iptali kısmındaki açıklamaların burada da aynen geçerli olduğu ancak davanın kısmen değil bütünü ile kabulü gerektiği, tanınmışlık yönünden, davalı başvuru markasının kapsamında yer alan ve benimsenen bilirkişi raporunda belirtilen 29, 30, 31, 32. sınıf mallar ile 35 inci sınıftaki hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü bendi uyarınca tanınmışlık itirazının koşullarının bulunduğu, ticaret ünvanı ve alan adı yönünden, davacının ... ibareli ticaret ünvanı ve alan adını fiilen kullandığı benimsenen bilirkişi raporu ile anlaşılan “29, 30, 31 ve 35 inci sınıf hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci bendi kapsamında karar iptal ve hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davacı gibi gıda sektöründe faaliyet gösteren davalının, rakibi davacı şirketten ve onun tanınmış ... seri markalarının varlığından ve hizmetlerinden haberdar olmamasının mümkün görülemeyeceği, herhalükarda Yargıtay Kararlarında vurgulandığı gibi “bilecek” durumda olduğu, ayrıca, davaya konu "..." markasının tanınmış ... markasını ihtiva etmesinin yanında, marka kompozisyonunda kelime unsurunun davacının seri markalarında olduğu gibi örneğin ... veya ]... konserve elips figüründen oluşan bir şekil unsurunun içerisine açık veya koyu kırmızı renkli zemin üzerine beyaz harflerle yazıldığı dikkate alındığında; hayatın olağan akışına göre, yüzlerce seçenek özgürlüğü olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken başvuru sahibi davalı tarafından, marka örneği ve benzer mal ve hizmet seçiminin tesadüfi olamayacağı, davalı firmanın marka başvurusunda kötüniyet koşulları oluştuğu gerekçesi ile YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, 2018-M-3745 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/76805 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31 ve 32 nci sınıflara konu “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” mallarının ve 35 inci sınıfa konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlük yönünden açılan davanın kabulüne, dava konusu 2016/76805 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının içerik olarak davanın kabulü hükmünde iken, sonuç kısmında davanın kısmen kabulü ifadesine yer verildiğini, yargılama giderlerine kısmen kabul sonucuna göre karar verildiğini, mahkeme önüne gelen uyuşmazlığın, YİDK kararının iptali davası yönünden, sınırlı bulunduğunu, mahkeme ilamında emtialanın tümü yönünden davanın kabul edildiğinin görüldüğünü, bu durumda, YİDK kararı iptal davası yönünden esasen tam kabul kararı verilmiş olmasına karşın, ilamın sonuç kısmında kısmen kabul şeklinde hüküm kurulduğunu, esasen tam kabul niteliği taşıyan ilamda, hukuka aykırı olarak kısmen kabul hükmü verilmiş ve buna göre davalılar lehine yargılama giderlerine hükmedildiğini, yerel mahkeme kararına karşı gerekçede yer alan aleyhe hususlar nedeniyle de istinafa başvuru yapıldığını, kararda bir kısım için 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 maddesindeki koşullarının oluşmadığı, bir kısım emtia yönünden ise 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesindeki koşullarının oluşmadığının belirtildiğini, davalı marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin, 556 sayılı KHK'nin 8/1, 8/4 ve 8/5 maddesindeki hükümleri gereğince de sicilden terkini gerektiğini, emsal kararların da bu yönde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar yönünden kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki koşulların olmadığını, emsal sunulan kararların somut uyuşmazlığa uygulanamayacağını, verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, hükümsüzlük davasının YİDK davası ile birlikte yürütülemeyeceğini, YİDK kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "..." ibaresi ile davacının itirazına mesnet "..." markası arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, "..." ibareli işareti gördüğünde bunun "..." ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu, zira gıda sektöründe davacının markalarında ortak esaslı unsur konumundaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, tanınmış bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca tanınmışlık itirazının koşullarının olduğu, 556 sayılı KHK'nin 8/5 maddesi çerçevesinde karar iptal ve hükümsüzlük koşullarının mevcut bulunduğu, 556 sayılı KHK'nin 35/1 maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de KHK'nin amacına uygun olduğu, davacı gibi gıda sektöründe faaliyet gösteren davalının, davacının tanınmış ... seri markalarının varlığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, diğer yandan davaya konu "..." markasının tanınmış ... markasını içermesinin yanında, marka kompozisyonunun da benzer olduğu, davalı şirketin marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine, YİDK kararının davacı yönünden, sadece sayılan emtia yönünden inceleme yaptığı ve bu emtia ile sınırlı olarak bir karar verdiği, diğer bir ifade ile mahkeme önüne gelen uyuşmazlığın, YİDK kararının iptali davası yönünden, sayılan bu emtia ile sınırlı bulunduğu, mahkemece verilen karar içeriğinden, sayılan bu emtianın tümü yönünden kabul kararı verildiğinin anlaşılmasına rağmen, YİDK kararının iptaline yönelik davanın kısmen kabul edilmesi yerinde olmadığı gibi YİDK iptali davasının konusu olmayan, Ormancılık ürünleri, canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil), canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar, hayvan yemleri, malt (insan tüketimi için olmayan) mal ve hizmetleri yönünden de talep aşılarak karar verilmesi doğru olmadığı, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK'nın 2018-M-3745 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescil edilen 2016/76805 sayılı markanın hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu ibare ve işaretler yönünden koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiğini, taraf markalarının bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki koşulların olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; "tek" ve "..." ibareleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde zayıf ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bütüncül olarak markasal algıyı oluşturduklarını, kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.