T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü d…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili olan kurumca Su Sayacı Okuma, Bağlama, Kesim Kontrol ve Buna Bağlı Hizmetlerden Oluşan Muhtelif Saha İşlerinin Yaptırılması hizmet alım işinin davalıya ihale edilmesi neticesinde; ihaleyi alan davalı şirketlerin ihale konusu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamladıklarını, ancak davalı şirketler tarafından işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ... tarafından İdareye karşı açılan Antalya 6. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde; mahkemenin 06.12.2018 tarihinde karar verdiğini, kararın işçi tarafından istinaf edildiğini, istinaf incelemesi neticesinde, dava dışı işçi lehine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, AGİ alacağı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek, kararın kesinleştiğini, Söz konusu mahkeme ilamının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, AGİ alacağı ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmının, dava dışı işçi ... vekili tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile İdare aleyhine takibe konulduğunu, takipte kesinleşen miktar, icra faiz ve masrafları ile bu dava kapsamında mahkum kalınan yargılama giderleri dahil olmak üzere toplamda 11.153,98.-TL tutarındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, AGİ alacağı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, idare tarafından dava dışı işçiye ödendiğini, ayrıca , ilk derece mahkemesi kararına istinaden 175,74.-TL Bakiye Karar Harcının idare tarafından ödendiğini, eğer diğer davalı şirketler, dava dışı işçiyi işten çıkarmasaydı veya işçinin alacağını zamanında ödemiş olsa idi, idarenin bu dava nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmayacağını, dava konusu işçi alacaklarının, kararda belirtilen müştereken ve müteselsilen ifadesi nedeniyle İdarece ödenmek zorunda kaldığını, Kurumun sorumluluğunun sadece ihale dokümanı gereğince hak edişi yani ihale bedelini ödemek olduğunu, kurumun, ihale konusu bedelleri davalı şirketlere ödemiş olmasına rağmen davalı şirketlerin kendi sorumluluğunda olan dava konusu işçiyi işten çıkardıklarını, İşçiyi işinden çıkaranın idare olmadığını, davanın açılmasına kusuru ile sebebiyet verenin dava dışı işçiyi işe alan ve işine son veren davalı şirketler olduğunu, Davalı firma ile idare arasında akdedilmiş olan ihale sözleşmesinde; “…işçilerin İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Mevzuatı gereğince doğacak tüm hak ve yükümlülüklerinden yüklenici firma sorumludur.” hükmüne yer verildiğini, Açıklanan nedenlerle, Antalya 6. İş Mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile bu kararın istinafen incelenmesi neticesinde verilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin 11.06.2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile dava dışı işçi olan ...'a ödenen işçilik alacakları, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, alt işveren konumunda bulunan davalı şirketlerden rücuen tazmini istemi ile 11.153,98.-TL’nin ödeme tarihi olan 27.07.2020 tarihinden itibaren; 175,74.-TL’nin ödeme tarihi olan 23.07.2020 tarihinden itibaren, toplamda 11.329,72.-TL'nin arabuluculuk yoluna başvuru tarihi ile ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tazminine karar verilmesini talep ver dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, rücu davasının süresinde açılmamış olması sebebiyle zamanaşımı def’inedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, başından beri davacının işçisi olan dava dışı ...’ın davacı kurum nezdinde 01.08.2011-31.07.2012 tarihleri arasında .... Ltd. Şti'de son 1.442,70-TL brüt ücretle, 01.08.2012-03.08.2012 tarihleri arasında ise ... Temizlik... Ltd. Şti'de 1.472,40-TL brüt ücret ile çalıştığını, iş akdinin 29 kodu ile haklı nedenle sonlandırıldığını, davalı şirketler nezdinde dava dışı işçinin hak ettiği herhangi bir işçilik alacak kalemi bulunmadığını, varsa işçilik alacaklarının başından beri işçinin esas işvereni olan davacı kurum sorumlu bulunduğunu, müvekkili olan şirketlerin ihale dönemi bittiğinde ihaleyi alan diğer davalı firmalarda, davacı kurum yetkilileri ve amirlerinin emir ve talimatları doğrultusunda işçinin işine devam ettiğini, dolayısı ile dava dışı işçinin işçilik alacaklarından da, başından beri işçinin esas işvereni olan davacının sorumlu olduğunu, bu nedenle de başından beri asıl ve gerçek işveren olan davacının işçi alacaklarına ilişkin gerek müvekkili olan şirkete, gerekse diğer davalılara rücu hakkı bulunmadığını, gerek müvekkili olan şirketler ile gerekse diğer davalılarla imzalanan ihale sözleşmeleri incelendiğinde aslında ihale konusunun iş değil işçi olduğunun açıkça görüldüğünü, sözleşmede yaptırılacak ihale ile üstlenilen belirli bir iş bulunmayıp sözleşmenin esasen kuruma işçi teminine yönelik olduğunu, gerçekte davacı ile müvekkili olan şirketler arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden dahi söz edilemeyeceğini, işçinin işe başladığı günden beri aslında davacının işçisi olması sebebiyle müvekkil şirketler ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmenin muvazaalı olduğunun kabulü gerektiğini, kıdem tazminatı alacağının ödenmesinde sorumluluğun münhasıran davacıda olduğunu, zira 11.09.2014 tarihli 6552 sayılı yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 112. maddesine yapılan ekleme ile işçinin değişik alt işverenler nezdinde aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerinde çalışması halinde işçinin kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, 7166 Sayılı yeni düzenleme ile kurum tarafından işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemeleri nedeniyle alt işverene rücu edilemeyeceğinin açıkça hüküm altına alınarak, bu düzenleme ile kıdem tazminatı sorumluluğunun açık ve net bir şekilde asıl işveren kurumlarda olduğunun bir kere daha vurgulandığını, taraflar arasındaki sözleşme veya teknik/genel şartnamelerde, işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme yer almadığını, Yine söz konusu alacak nedeniyle oluşabilecek ödemelere ilişkin olarak davacı tarafından, hizmet alım sözleşmesi kapsamında yükleniciye yapılmış bir ödeme de bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu genel hükümler kapsamında davacı kurumun dava dışı işçiye ve söz konusu yargılama kapsamında ödediği yargılama gideri ile vekalet ücretinin ancak ve ancak yarısını rücu edebileceğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili olan şirketlerin davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından doğan bedelden ancak kendi dönemi ile sorumlu olduğunu, Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz talep edilebilmesi için öncelikle borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğini, davacı tarafından işçiye ödeme yapıldığının davalı şirketlere ihtar edilmediğini, dava konusu talepleri kabul etmemekle birlikte ödeme tarihinden itibaren talep edilmiş olan faiz, faiz türü, oranı ve başlangıcına da itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalılar ile davacı kurum arasında ... ihale kayıt, ... ihale kayıt sayılı hizmet alımına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu; yine Teknik Şartnamenin 7.1.3 maddesinde yüklenicinin, sözleşme sonunda, sözleşme sürecinde çalıştırdığı personelin ilgili mevzuat gereği hak ettiği tüm yasal hakları ve/veya alacakları kendi masrafında ödemek zorunda olduğu şeklinde düzenlemenin olduğu, İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamı) BK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından gönderilen bir ihtarnamenin bulunmaması halinde alacağa icra takibi varsa icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. İş Mahkemesi dosyasında davalı şirketlerin taraf olarak yer almadıklarından ve iş bu iş davasının davalılara ihbar edilmediğinden, davalı şirketler dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte kendi sorumlulukları oranında ayrı ayrı tahsili ile davacı kuruma verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yüklenicilere rücu edebileceği; yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı ve temerrüde düştükleri dava tarihten itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte sorumlu oldukları kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Ltd şirketi vekili ( 11/12/2025 tarihli dilekçesiyle istinaf başvurusunun sadece bu şirket yönünden yapıldığını beyan etmiştir) istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Ltd şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Husumet ve muvazaa itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun işçisi olduğunu, ihale sözleşmelerinin işçi teminine yönelik olduğunu, bu nedenle müvekkil şirketlerin işçiye karşı alacaklardan sorumlu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kıdem tazminatından asıl işveren olan davacı kurumun sorumlu olduğunu zira 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesine eklenen fıkra gereği kıdem tazminatının kamu kurumunca ödeneceğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, bu durumda sorumluluğun TBK'nın 167. maddesine göre çözümlenmesi gerektiğini ve davacının ancak ödenen miktarın yarısını rücu edebileceğini, vekalet ücretinin kabul oranlarına göre davalılar arasında paylaştırılması gerekirken her bir davalı için ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, aksi kanaat halinde ise yarı sorumluluk bırakılarak hesaplama yapılmasını ve vekalet ücretinin davalılar arasında paylaştırılmasını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı kurumun asıl iş veren olarak dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının davalı alt işveren şirketlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin dikkate alınmasının gerekmesine, sözleşmeye göre işçiye ödenen ücretlerin tümünden alt işverenlerin sorumlu olacağının kararlaştırılmış olmasına, işçilik maliyetlerinin teklif edilen birim fiyatlara dahil edilmiş olmasına göre alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönem ve devir tarihindeki son brüt ücret ile sınırlı olarak ödenen tutarın tamamından sorumluluklarının bulunmasına, davalılar arasındaki sorumluluk müteselsil sorumluluk olmayıp her bir davalı kendi dönemi ile sorumlu olduğundan, vekalet ücretinden sorumluluklarının da ayrı ayrı olmasına, bu nedenle her bir davalı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Ltd şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 773,93 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 194,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,93 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...