İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 18/08/2017 tarihinde, davacı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı ar…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/613 KARAR NO: 2026/360 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI: 2018/127 Esas - 2021/934 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 18/08/2017 tarihinde, davacı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, davalılar, ... A.Ş'nin sigortacısı ... şirketinin sahibi olduğu ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun arkadan çarpması nedeniyle maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkillerinin müşterek çocuğu ...'ün hayatını kaybettiğini, diğer çocuk...'ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek; 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 250.000,00-TL (100.000,00-TL anne ... için, 100.000,00-TL baba ... için, 50.000,00-TL kardeşi ...için) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili 25.02.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacılardan ... için 42.047,50-TL, davacılardan ... için 65.622,75-TL olmak üzere toplam 107.670,25-TL nin 10.000,00-TL si yönünden 18.08.2017 tarihinden itibaren, arttırılan 97.670,25-TL yönünden de 25.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı olmadığını, küçüğün annesinin müterafik kusurunun bulunduğunu, kazaya karışan müvekkili firmaya ait aracın davalılardan ... A.Ş nezdinde Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olup ölüm ve yaralanma halinde uğranılan zararların sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, anılan poliçe gereğince, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumlu olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil ... cevap dilekçesinde; davacı .......'ın kusurlu olduğunu, aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ATK Kusur Raporu, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek yapılan yargılama sonucunda ''..davacıların desteği müteveffa ...'ün davalı ... A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ...Şti'nin maliki olduğu, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın, davacı babanın kullanımında olan ve kavşakta seyir halinde iken kırmızı ışık yandığı için yavaşladığı esnada, kontrolsüz bir şekilde arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, .....'de görevli bilirkişi heyetince düzenlenen 12.03.2019 tarihli rapora göre; davalı sürücü ...'ın meydana gelen trafik kazasında % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise zorunlu olan çocuk bağlama sistemi kullanması gerekirken kullanmamış olmasından dolayı %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacıların desteğin, anne, baba ve kardeşi olduğu, denetime elverişli 09.08.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı baba ...'ün 60.866,71 TL, davacı ...'ın 108.172,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabileceğinin belirlendiği ve buna göre davacılar tarafından ıslah dilekçesi verildiği, aracın kullanım tipinin ticari olması sebebiyle avans faizine ve sigorta şirketine başvuru tarihi olan 21.09.2017 tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 02.10.2017 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden de kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat olarak ise davacı ve davalıların ekonomik durum , kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü nazara alınmak suretiyle davacı anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL, müteveffanın kardeşi için ise 5.000 TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği...''gerekçesiyle; a-Davacı ...’ün maddi tazminat talebinin kabulü ile, ıslah dilekçesi doğrultusunda 42.047,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 02.10.2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan alınarak işbu davacı tarafa verilmesine, (sigorta şirketi açısından sigorta poliçesi limiti dahilinde ) b-Davacı ...’ün maddi tazminat talebinin kabulü ile, ıslah dilekçesi doğrultusunda 65.622,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 02.10.2017 tarihinden itibaren,diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan alınarak işbu davacı tarafa verilmesine,(sigorta şirketi açısından sigorta poliçesi limiti dahilinde ) c-Davacı ... ... manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 30.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak işbu davacı tarafa verilmesine d-Davacı ... .......ünmanevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 30.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte Davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak işbu davacı tarafa verilmesine e-Davacı ....... manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 5.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte Davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak işbu davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karar karşı davacılar vekili ile davalı .... Şti. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu hususuna yöneliktir. Davalı .... Şti. vekilinin istinaf nedenleri; kazanın oluşumunda davacı ...'ın kusurlu olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, tazminat hesabında müterafik kusurun gözetilmediği, hesaplamanın PMF yaşam tablosu kullanılarak yapılmadığı, fahiş hesaplama yapıldığı, yasal faiz talebine rağmen talepten fazlasına hükmedildiği, ıslah talebi ile bağlı olarak faizin başlangıç tarihlerinin gözetilmediği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak, destekten yoksun kalma tazminatı isteğinde bulunan hak sahibinin ve müttevefanın bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Yargıtay Özel Dairesi'nce Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilerek, içtihat değişikliğine gidilmiş ve Dairemizce bu yöndeki görüş benimsenmiştir.Öte yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.( Bknz. Yargıtay 4.HD'nin 2021/2466 Esas, 2021/2462 Karar sayılı ilamı) Somut olayda; yargısal içtihatlara uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapan aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir hata bulunmamaktadır. Bu hususta temas eden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/1) (2)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/584 Esas ve 2018/410 Karar sayılı dosyasında, dosya davalısı ... aleyhine taksirle bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açıldığı, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli kusurlu, çocuğun kemer takılmadan taşındığı gerekçesiyle davacı tarafın tali kusurlu olduğu görüşünden hareketle, davalının mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiğine dair dosya kapsamında bir belgeye bulunmadığı,..... makine yüksek mühendislerinden oluşan 12.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, davalı sürücü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin birinci derecede ve %85 oranında, davacı sürücü ...'ün yönetimindeki otomobilde ... için çocuk bağlama sistemi kullanmamasının ikinci derecede olaya etken olduğu ve sürücünün %15 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş açıklandığı ve mahkemece de bu kusur tespitine göre esas hakkında karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak, küçüğün yolcu konumunda bulunması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurlu olması mümkün değildir. Küçüğün çocuk koltuğunda ve bağlanmadan taşınması ise kazanın oluşumuna etki eden kusur olmayıp müterafik kusurdur. Dairemizin ve Yargıtay ilgili dairesinin yerleşmiş içtihatları gereğince ve olaya özgü koşullara göre müterafik kusur durumunda, belirlenen tazminatlardan %20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. Hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlendiği anlaşılan 09.08.2021 tarihli raporda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken %15 oranında indirim yapılarak yapılan hesaplama isabetli olmamıştır. Bu husustaki istinaf talebi yerindedir.(HMK.m.353/1-b/2) Ne var ki; davacı baba ...'ın destek tazminatının 71.607,90-TL olarak hesaplandığı, bu miktar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı ...'ın 57.286,32-TL tazminat talep edebileceği, davacı anne ... yönünden ise 127.261,27-TL olarak hesaplanan bu miktar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı ...'ın 101.809,016-TL tazminat talep edebileceği anlaşılmış olup, davacılar vekili tarafından 25.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile az yukarıda tespit olunan tazminat miktarlarından daha azına ilişkin davacı ... için 42.047,50-TL, ... için ise 65.622,75 TL talep edildiğinden istinaf edenin sıfatına göre mahkemece sonuç olarak taleple bağlı kalınarak oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (3)Bilindiği üzere; yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK.m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde yasal faize hükmedilmesi talep edilmiştir. Yine ıslah dilekçesinde faizin başlangıç tarihi, alacağın belirli bir bölümü için ıslah tarihi olarak belirtilmiştir.Ne var ki mahkemece, az yukarıda belirtilen davacılar vekilinin talebine aykırı olarak, talepten fazlasına, avans faizine, karar verildiği gibi faizin başlangıç tarihi itibariyle de talep aşılmıştır. Hal böyle olunca da, davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/2)(4)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, ölümün en ağır sonuç olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın satın alma gücü hep birlikte nazara alındığında, davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi yerinde bulunmuştur. (HMK.m.353/1-b/2)Açıklanan hatalı uygulamaların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, yeniden esas hakkında hüküm tesisi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2021 tarih, 2018/...... Esas, 2021/..... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu nun; yukarıda (1) nolu maddede açıklanan hususta esastan reddine (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa ve istinaf eden davalıya ayrı ayrı iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2021 tarih, 2018/...... Esas, 2021/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 6/DAVANIN MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN KABULÜ İLE; Davacı ... için 42.047,50-TL davacı ... için 65.622,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının (toplam 107.670,25-TL tazminatın) davalı ... AŞ yönünden 02/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı .... Şti. yönünden ise 10.000,00-TL sine kaza tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren, 97.670,25-TL'sine ıslah tarihi olan 25/02/2020 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 7/DAVANIN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Davacı ... yararına 40.000,00-TL ve davacı ... yararına 40.000,00-TL ve davacı... yararına 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren davalı .... Şti. yönünden işleyecek yasal faiziyle, davalı ...'dan avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 8/YARGILAMA GİDERLERİ : a/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli 13.502,85-TL'nin davacı tarafından yatırılan 888,03-TL peşin harç, 1.670,00-TL ıslah harcından mahsubu ile 10.944,82-TL'nin (Davalı ... A.Ş, 7.354,95-TL'sinden, diğer davalılar bakiye kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, b/Davacılar tarafından yatırılan 888,03-TL peşin harç, 1.670,00-TL ıslah harcı, 31,40-TL başvurma harcı ile 4,60-TL vekalet suret harcının toplamı olan 2.594,03-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, c/Davacılar tarafından yapılan 3.000,00-TL bilirkişi gideri, 686,70-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.686,70-TL'nin davanın kabul ret edilen miktarı üzerinden 2.037,49-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, d/Maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 14.178,67-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, e/Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre davacı ... bakımından belirlenen 40.000,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 40.000,00-TL, davacı... bakımından belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretlerinin davalılar .... Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, f/Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı .... Şti. kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün manevi tazminat yönünden iptaline ve kararın resmi gazetede yayınlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin bu kararının 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmış olmakla, bu sebeple manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 9/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/03/2026