11. Hukuk Dairesi 2020/6184 E. , 2021/4554 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.10.2018 tarih ve 2017/449 E. - 2018/307 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2019/102 E. - 2020/469 K. sayılı kararın Yargıtay'c…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6184 E. , 2021/4554 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.10.2018 tarih ve 2017/449 E. - 2018/307 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2019/102 E. - 2020/469 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "Mesa" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/42004 sayılı "ÖZMESAREKLAM+şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvurunun tümüyle reddine karar verildiğini, davalı şirketçe anılan karara karşı itirazda bulunulması üzerine YİDK tarafından davalının itirazının kısmen kabul edildiğini ve 35/3. sınıftaki açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetlerinin başvuru kapsamına iade edildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "mesa" (2009/23693) ibareli markası ile davalı firmanın "Şekil+ özmesareklam" (2016/42004) ibareli başvuru markası arasında dava konusu edilen 35/3. sınıftaki "Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı başvurusundaki "özmesa" ibaresinin asli ve baskın unsur olarak ön plana çıktığı, davacının 2009/23693 sayılı markasının kapsamındaki 35/6 sınıftaki "başta Reklamcılık,pazarlama ve halkla ilişkiler hizmetleri, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar hizmetleri, iş yönetimi, personel işe alma, seçme ,temizlik hizmetleri, taşımacılık (açık ihale ile hizmet satın alındığı yaygın olduğu) inşaat hizmetleri ( yine bu tür kamu ihalelerinin açık artırma yoluyla yapıldığı yaygın olması) " birçok hizmetler açısından dava konusu " Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." nin bağlantılı, ilişkili hizmetler olduğu sonucuna varılacağı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin söz konusu hizmetler açısından ayırdığı satın alma / yararlanma süresi içinde, davalının "Şekil+ özmesareklam " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacı tarafın yukarıda belirtilen 35/6 sınıftaki hizmetlerini kapsayan "mesa" (2009/23693) ibareli marka ile bağlantılı , ilişkili hizmetleri satın alma/yararlanma yanılgısı yaşayabileceği, bilirkişi raporu alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1b maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı Kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı Kurum vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Kurum'dan alınmasına, 31.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.