11. Hukuk Dairesi 2009/13814 E. , 2011/6566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2008/141-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana
**11. Hukuk Dairesi 2009/13814 E. , 2011/6566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2008/141-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki ortakları olduğunu, 05.12.2006 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini müvekkili şirketin yeni ortaklarına devrettiklerini, yeni ve eski ortaklar ile yapılan 05.12.2006 tarihli protokole göre, devir tarihinden önceki tüm borçlardan devreden olarak davalıların sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, Vergi Dairesi tarafından 2000 yılına ait banka muameleleri vergisi, gecikme faizi, usulsüzlük cezası, kurumlar vergisi ve vergi ziyaından oluşan toplam 12.633,00 TL'nin ödendiğini, bu miktarın devir tarihinden önceki döneme ait olması nedeniyle protokol gereği davalıların sorumlu olduklarını, bu miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, işin ticari bir dava olduğunu ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini bildirerek işbölümü itirazında bulunmuş, ayrıca, müvekkillerinin hisseleri davacı şirkete değil, şirket ortaklarına devrettiklerini, dolayısıyla davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu talebi ancak ortakların yapabileceğini, vergi borcunun tahakkuk ettirildiği tarih itibariyle müvekkillerinin ortaklıklarının bulunmadığını, dolayısıyla protokol gerekçe gösterilerek sorumlu olduklarının kabul edilemeyeceğini, vergi borcunun zamanaşımı süresi dolduğu halde, itiraz ve defide bulunulmadan davacı tarafından ödeme yapıldığını, borcun tüzel kişiliği bulunan şirketin borcu olduğunu savunarak davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, gecikme cezası, usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında yapılan protokolün 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin müteselsil sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 günlük sürede yapılan işbülümü itirazının olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, anonim şirket hisse devri sırasında yapılan protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 05.12.2006 tarihli Hikmet Döviz Hizmetleri A.Ş. Hisse Devir Protokolü şirketteki hisselerini devreden davalılar ile şirket hisselerini devralan özel kişiler arasında düzenlenmiş ve imzalanmıştır. Her ne kadar protokolde, hisse devri yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 575,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.