Hukuk Genel Kurulu 2017/1660 E. , 2021/2 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiş, Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının usul yönünden bozu…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1660 E. , 2021/2 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiş, Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının usul yönünden bozulmasından sonra mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyularak yeniden direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4.1 Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.05.2002 tarihinde davalının yanında işe girdiğini, işe girerken kendisine boş senet imzalatılmak istendiğini, imzalamaması durumunda işten çıkarılacağının söylendiğini, bunun üzerine işe ihtiyacı olan müvekkilinin bu senetleri imzaladığını, davalı tarafından bu senetlerin icraya konulduğunu, senette imza dışındaki yazıların müvekkiline ait olmadığını, sonradan doldurulduğunu ileri sürerek Bursa 9. İcra Dairesinin 2007/11849 E. sayılı dosyasında takibe konu senet ve ferilerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 4.2. Davacı vekili 30.01.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkilinin icra takibinden bugüne kadar yaptığı itirazlarda ve açtığı menfi tespit davasında, takip konusu yapılan senedin yıllar önce teminat amacıyla verdiği senet olduğunu düşündüğünü, ancak 2012 yılı Eylül ayında davalı tarafından daha önce yırtarım dediği ancak müvekkil davacının aradaki husumet nedeniyle davalı tarafın kendisine yalan söyleyerek takibe konu ettiğini düşündüğü bononun aslında gerçekten davalı tarafından imha edildiğini, davalı tarafın müvekkilin imzasını taklit ederek farklı bir bono düzenleyip Bursa 9. İcra Dairesinin 2007/11849 E. sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu haricen öğrendiğini, dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporu ile imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin gerçekte borcu olmamasına rağmen icra takibi ile gayrimenkullerinin satıldığını ve satılmaya devam edeceğini belirterek takip konusu bono üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, davanın kabulü ile müvekkili davacının, davalıya söz konusu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Bursa 9. İcra Dairesinin 2007/11849 E. sayılı dosyası ile yürütülen takibin durdurulmasına ve iptaline, davalının %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: