T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı ile davalı Sigorta Şirketi arasında sigorta acentesi aracılığı ile sözleşme tanzim edildiğini, bu sözleşme (Kasko Poliçesi) uyarınca sigorta şirketinin, ... plakalı, ... şasi numaralı aracın çarpma, çarpılma, yanma, çalınma vb. durumlarda rayiç bedelini ve hasar bedelini teminat altına alarak ödemeyi üstlendiğini, 18/07/2023 tarihli yangın neticesinde sigortalı aracın kısmi hasar aldığını, ancak oluşan hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, gerekli ödemenin yapılması için sigorta şirketine başvurulduğunu, başvuru neticesinde ... tarihli ekspertiz raporu tanzim olunduğunu, tanzim olunan ekspertiz raporunun olumsuz olduğunu ve davacıya hasar bedelinin ödenmediğini, sigorta şirketinin arabuluculuk başvurusuna da olumlu yanıt vermediğini belirterek, davanın kabulü ile bilirkişi tarafından gerçek değer tespit edildikten sonra artırılmak ve eksik harç ikmal edilmek üzere şimdilik; 500,00TL'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak, mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile maddi araç başına sigorta limitinin 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, usulüne uygun olarak (eksik evrak vb) başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazayla ilgili eksper raporu düzenlendiğini ve araçtaki bakım eksikliğinin yangına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini ve davacıya ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvurucunun onarımın yapıldığına dair herhangi bilgi ve belge ibraz etmediğinden dolayı KDV hariç karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, 18/07/2023 tarihindeki yangın nedeniyle aracın hasarlandığını, zararın poliçe kapsamında olduğunu, ancak davalının zararı gidermediğini iddia ederek, zararın davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı, araçtaki yangının bakım eksikliğinden kaynaklandığını, rizikonun poliçe teminatı dışında kaldığını ileri sürmektedir. Davaya konu araç, davalı sigorta şirketi nezdinde 17.10.2022 tanzim tarihli " ... Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamlı" ile sigortalıdır. Taraflar arasında kasko sigorta sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, rizikonun kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir. Mahkememizdeki yargılama sırasında alınan makine mühendisi bilirkişi raporuyla araçta bakım eksikliği bulunmadığı anlaşıldığından, rizikonun sigorta poliçesi kapsamında kaldığı ve sigorta şirketinin zararı gidermekle yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. Aynı rapora göre, aracın yanması nedeniyle ortaya çıkan zarar 182.750,00-TL'dir. Sigortacı bilirkişinin raporuna göre ödenmesi gereken miktar eksik sigorta nedeniyle 145.040,00-TL'dir. Dava değeri arttırım dilekçesiyle 145.000,00-TL tazminat talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak 145.000,00-TL hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "B3.Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortacının Yükümlülükleri" başlıklı bölümünde yer alan 3.3.4. maddesi gereği, sigorta, eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde sigortalıya ödeme yapmak zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen evraktan ve eksper raporundan rizikonun davalı sigorta şirketine 09.09.2023 tarihinde ihbar edildiği anlaşılmış olup; ihbar üzerine sigorta şirketi tarafından eksper incelemesi yaptırılmış ise de rapor 45 gün içinde düzenlenmediğinden ve 45 gün içinde ödeme yapılmamış olduğundan, ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonra, yani 25.10.2023 tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir. Bu nedenle, hükmedilen tazminata 25.10.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiş, davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olarak açıldığını, bedel arttırım tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, sigorta şirketi tarafından alınan araştırma raporu ile bilirkişi raporunun çeliştiğini, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bilirkişinin yangının meydana gelişine ilişkin teknik nedensellik zincirini yeterli açıklıkta ortaya koyamadığını, rulman bakımına ilişkin açık bir kayıt bulunmadığını, ... muayenelerinin bu tür iç mekanik arızalarını tespit etmeye elverişli olmadığını, yangının rulman aşınmasına bağlı sürtünme ve ısınma sonucu meydana geldiğinin eksper raporu ile sabit olduğunu, hasar bedelinin fahiş olduğunu ve %25 muafiyet indirimi uygulanması gerektiğini, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, 6102 sayılı TTK'nın 1420 ve 1427. maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, alacağın ihbardan itibaren 45 gün sonra 25.10.2023 tarihinde muaccel olduğunun ve bu tarihten bedel arttırım tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmemiş olduğunun anlaşılmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel verilere ve oluşa uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketinin yangının bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat edememiş olmasına, muafiyet indirimi uygulanmasını gerektiren bir durumun bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 9.904,95 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.092,4 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.812,55 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...