11. Hukuk Dairesi 2023/5315 E. , 2024/7474 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/709 Esas, 2023/1136 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/150 E., 2020/330 K. BİRLEŞEN DAVALAR: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/151 E.-2015/152 E.-2015/153 E.-2015/154 E. sayılı dosyaları Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından …
**11. Hukuk Dairesi 2023/5315 E. , 2024/7474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/709 Esas, 2023/1136 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/150 E., 2020/330 K. BİRLEŞEN DAVALAR: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/151 E.-2015/152 E.-2015/153 E.-2015/154 E. sayılı dosyaları Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalılardan ... Gazete Dergi Basım A.Ş.'nin sahibi olduğu ... Gazetesi'nin 10.12.2014-16.12.2014 tarihleri arasında 5 ayrı günde ... Gazetesi hakkında yayınlar gerçekleştirdiğini, 12.12.2014 günlü nüshasında 1. sayfada "Paralel ..." başlıklı ve 12.-13. sayfada "Pensilvanya Sözcüsü" başlığı bulunduğunu, söz konusu haberin 1inci sayfasında davacı şirkete ait ... Gazetesi logosu ve ... Gazetesi imtiyaz sahibi ...'ın fotoğrafı, ... ile birlikte kullanılarak, gazete cemaat olarak adlandırılan yapılanma ile ilişkilendirildiğini, bu başlık ile ... Gazetesi'nin hiçbir ilgisi olmadığı bir isim, ...'in, gazete üzerinde söz sahibi olduğuna dair imalarda bulunulduğunu, "...'nün sahibi' şeklinde söz kalıbı hem ... hem de ...'in fotoğrafı üzerine yerleştirilerek algıda yanıltma yapıldığını, ... Gazetesi için "yalancı ve iftiracı" seklinde hakaret edildiğini, "paralel yapının sol tarafı" ve "... cemaat projesidir" iddialarının ortaya atıldığını, ... Gazetesi'nin cemaat ve ... aleyhine yayın yapmadığı, yayın yasağı uyguladığı, yazarların da bu kapsamda engellendiği ve hatta ... yönlendirmesi ile haber yapıldığının iddia edildiğini, Birleşen 2015/151 E. sayılı davada; davaya konu ... Gazetesi'nin 13.12.2014 günlü nüshasında 12 nci sayfada "Cuntanın sözcüsü" başlığı ile yaptığı haberde davacı şirkete ait ... Gazetesi’nin 3 farklı güne ait ilk sayfaları/manşetlerine yer verilerek, “Paralelin ...’sünün aklı "eski" de kaldı. Yayınlandığı ilk günden itibaren millet iradesiyle iktidara gelen AKP aleyhine darbe kışkırtıcılığı yapan manşetler attı! ...’in gazetesi ......” ifadelerinin kullanıldığı, Birleşen 2015/152 E. sayılı davada; davaya konu ... Gazetesi’nin 11.12.2014 günlü nüshasında manşette yayınlanan “...’nün Haber Müdürü ...” ve 12.-13. sayfada “...’nin Bağ-kur ...'sü” başlığı ile devam eden haberde "Gülen'den akıl, Koç ve Sabancıdan para alan Akbay'ın haber müdürü ...'den çıktı" şeklinde yorumlar bulunduğu, Birleşen 2015/153 E. Sayılı davada; davaya konu ... Gazetesi'nin 16.12.2014 günlü nüshasında 12. sayfada "Tiraj-ı Komik " başlığı ile “Gülen basını, paralel medya ve kumpascı polislere yönelik operasyon için adeta ortak manşet attı. ... ise hocasına olan sevgisini logoyla ispatladı.” şeklinde farklı gazetelerin yaptıkları haberlerin eleştirildiği, Birleşen 2015/154 E. sayılı davada; davaya konu ... Gazetesi’nin 10.12.2014 günlü nüshasında manşette yayınlanan “Koçum ... Bu İşleri” ve 12.-13. sayfada “...’ın Yaşam Koçu" başlığı ile ... Gazetesinin, ... ve başka işadamlarından para alarak muhalefet yaptığı şeklinde haberler yapıldığı; bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını, davacının ... ve cemaate yakınlığı ile bilinen ... Gazetesi ile yargı merciine taşınan husumetlerinin bulunduğunu, ... Gazetesi'nin özgür bir şekilde yazılarını yazamadıkları için çalıştıkları gazeteler ile yollarını ayıran yazarların, aynı çatı altında fikirlerini korkusuzca ve özgürce yazıp paylaşabildiği bir gazete olduğunu, yazarların engellendiği iddiası ile davalının basın hukukundaki görünür gerçeklik korumasından yararlanabilmeyi düşündüğünü, ... Gazetesi'nce ..., ailesi ve hükümet aleyhine algı operasyonu yapıldığı, bu sırada, ...'ın ve hükümetin yıpratıldığı, cemaatin yönlendirmesi ile ...'ın hedef alındığının iddia edildiğini, ancak ... Gazetesi'nin basının, ülke yönetiminde söz sahibi olanların ve ona yakın isimlerin denetim görevinin de olduğunu bilerek hareket ettiğini ve eleştirilerini yönetim sistemine yönlendirdiğini, ... Gazetesi tarafından hükümeti yıpratmak adına algı operasyonu yapıldığının doğru olmadığını, hele ki bunun cemaat lehine yapılıyor oluşunun kesinlikle doğru olmadığını, davalıların bu iddiaları ile ... okurları üzerinde algı operasyonu yapılarak okunma oranını etkileme, ticari itibarı sarsma ve haksız rekabetle nemalanma çabası içinde olduklarını, gazetenin yayın politikasının cemaat lehine geliştiğinin iddia edildiğini, ... Gazetesi tarafından yayınlanan tekzip metinlerinden bahisle, gazetenin ticari itibarının sarsılarak habercilik anlayışının küçük düşürüldüğünü, yargı alanında ... Gazetesi aleyhine sonuçlanan hususların davalı tarafın hakaret/küçük düşürme aracı olarak kullanılamayacağını, bunların gazete okuyucularına duyurularak gazetenin itibarının sarsılamayacağını, bunların ayrıca dile getirilmesinin ticari itibarı sarsma gayesi ile yapıldığını, TTK 55/1/a-1 maddesinde haksız rekabet hâlleri arasında "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" hali sayıldığını, huzurdaki dava konusu haberlerde de, beyanların kötüleme ve küçük düşürme gayesi ile yazıldığını, üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını ve ... Gazetesi'nin ulaştığı okuyucu kitlesini gazeteden uzaklaştırmayı hedeflediğini, davalıların bu haksız eylemi ile aynı zamanda bir tacir olan davacının ve sahibi olduğu ... Gazetesi hakkında yanlış, yanıltıcı ve incitici beyanlarla kötülendiğini, eylemin haksız rekabet hali teşkil ettiğini, davalıların hukuka ve kanunlara aykırı bu eyleminin, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ve gazetecilik faaliyeti göstermekte olan iki şirket arasında haksız rekabete yol açtığını, her ne kadar gerek Anayasa'da gerekse de 5187 sayılı Basın Kanunu'nda basının özgür olduğu vurgulanmış olsa da, bu özgürlüğün mutlak bir özgürlüğü ifade etmeyeceğini, kişilik haklarının saldırıya uğrayanın bu saldırıyı önleme ve saldırı nedeniyle uğradığı zararları dava edebileceğinin kabul edildiğinin ileri sürülmüş TTK. 58 inci maddesine göre, haksız fiil ile rekabetin tespiti ile önlenmesine ve haksız rekabete son verilmesine, dava konusu yazıların yayından kaldırılmasına, davalıların benzer yayınlar yaparak saldırılarına devam edeceği ihtimali bulunduğundan davacı şirketin ürünü olan ... Gazetesi'nin adı hakkında yayın yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, TTK. 58/1 e bendi maddesinin atfı gereğince her bir davaya dair BK. md. 49 gereği 5.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, masrafı davalılardan alınarak mahkemece verilecek kararın ... Gazetesi ile tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde yayınlanmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçelerinde; söz konusu haberlerin basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığını, haksız rekabet içeren haberler barındırmadığı ve tazminat şartlarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, davalılardan ...'in yayın yapıldığı tarihlerde genel yayın yönetmeni olarak çalıştığını, her ne kadar haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi isteminde bulunulsa da dava konusunun basın yolu ile yapılmış yayınlardan kaynaklandığından davalı ...'in sorumluluğunun Basın Kanunu'na göre tespit edilmesi gerektiği, Basın Kanunu'nda genel yayın yönetmenin sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, TTK'nın hükümlerine göre sorumluluktan bahsedilecek olsa bile yine genel yayın yönetmeninin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davaya konu haberlerin basında yer almış olayların kamuoyuna yansıdığı şekliyle haber konusu edildiği ve bu çerçevede sorgulandığı yayınlar niteliğinde olduğu bu bağlamda ... Gazetesinin yayıncılık anlayışının basın özgürlüğü çerçevesinde sorgulanmasının hukuka uygun olduğunu, ... Gazetesinin yayın politikasının farklı medya kuruluşlar tarafından da eleştirilmiş olduğu, davacı ile ... arasında bulunduğu iddia edilen bağlantının haber yapılmasında kamu yararının bulunduğunu, somut bir durumun sorgulanması niteliğindeki haberin görünen gerçeğe uygun olduğunu, söz konusu haberde davacıya yönelik hakaret içerir konu ile ifade arasındaki düşünsel bağı zedeleyen hukuka aykırı nitelikte herhangi bir ifade, isnat ya da anlatım tarzı bulunmadığını, somut bir fiil veya olgu isnat edilmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından dava konusu haberlerin ticari itibarı zedeleyen haksız rekabet teşkil eden içerdiği iddia edilse de haberlerde bahsi geçen konuyu yansıtan konu ile uyumlu bulunan haber başlıklarının sırf dikkat çekici ve ilgi uyandırıcı şekilde hazırlanmış olmasının yayını hukuka aykırı kılmayacağı haberlerin kamuoyuna en etkileyici ve okuyucuyu habere yönlendirici şekilde verilmesinin zorunluluk olduğunu, dava konusu yayının gerçeklik güncellik kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kurallarına bağlı kalınarak hazırlandığı, bu nedenle davada haksız rekabetin maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının öncelikle uğramış olduğu zarar ile davalı şirket tarafından yapılan haberler arasındaki illiyet bağının ispatının gerektiği, haberlerin davacı hakkında ortaya çıkan iddiaların ardından yapıldığının göz önünde bulunmasının gerektiğini savunarak Ergun Diler'in pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddini, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; basın özgürlüğünün Anayasa'nın 28 inci maddesi ile teminat altına alındığını, basının özgür olduğu ve sansür edilemeyeceğinin belirtildiği, basına güvenlik sağlanmasının demokratik toplum düzeninin ve haber alma hakkının korunmasının gereği olduğu, bu nedenle davalının yayım yaparken gerçekleştirdiği eylemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde basın özgürlüğünün dikkate alınması gerekmektedir. Basın özgürlüğü sınırsız bir özgürlük olmadığı bu hakkın kullanılmasında yine Anayasa ile güvence altına alınan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması gerektiği, basın özgürlüğü ile kişilik haklarının çatışması durumunda daha üstün yarar korunacak olduğu, üstün yararın belirlenmesinde asıl kriterin kamu yararı olmakla birlikte yayının gerçek ve güncel olması, toplumu ilgilendirmesi, özle biçim arasındaki dengenin gözetilmesi ve objektif olması gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiği, gerçeklik kriteri somut ve maddi gerçeği değil "görünür gerçeği" ifade etmekte olduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunması haberin kamuoyuna sunuluş nedeni ile sunuluş şeklinin uyumlu olmasını ifade etmekte olduğu, asıl ve birleşen davalara konu davalıya ait ... Gazetesi 'nin 12.12.2014, 13.12.2014, 11.12.2014, 16.12.2014, 10.12.2014 tarihli gazetelerinde, davacıya ait olan ... Gazetesi ile ilgili olarak yapılan haberlerin değerlendirilmesinde; davalıya ait gazetenin ülkenin yüksek tirajlı gazetelerinden biri olması nedeniyle yapılan haberlere toplumsal ilginin bulunduğu, iddiaların haber değeri olduğu, haber içeriklerinin kamu yararı ve güncellik kriterlerini taşıdığı, gazetenin yayın politikasının eleştirilmesinin basın özgürlüğü sınırları kapsamında olduğu, haksız rekabet unsurlarının gerçekleşmediği kanaatine varılmakla asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Gazetesi'nin, kurulduğu, 2007 yılından beri Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Laik bir yayın politikası izlediğini, bu yayın politikası içerisinde, ülke aleyhine elemleri bulunan tüm kişi ve kurumlara, tüm terör örgütlerine ve hain terör örgütü FETÖ’ye karşı keskin ve sert bir duruşunun olduğunu, yapılan okuyucu profili araştırmasında ... Gazetesi’nin okuyucu kitlesinin Cumhuriyete, devlete ve laikliğe bağlı kişilerden oluştuğunun ortaya çıktığını, davalılar tarafından, davacının Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Laik yayın politikasının eleştirilebileceğini, ifade özgürlüğü kapsamında davalıların böyle bir eleştiri hakkına sahip olduğunu ancak yalan beyanla davacının gerçek yayın politikası değiştirilerek, bu konuda bir haber yapılıyorsa bunun eleştiri değil, toplumun yanlış şekilde yönlendirilmesi olduğunu, basının haber yapmakta özgür olduğunu, ancak yalan haber yapmakla, toplumu kandırmakla özgür olmadığını, davalıların, davacı ile aynı sektörde olan kişi ve kurumlar olduğunu, davacının FETÖ ile ilişkisi olmadığını ve davacının yayın politikasını bildiklerini, bu şekilde haber yapmasının sebebinin, davacının Cumhuriyete, devlete ve laikliğe bağlı kişilerden oluşan kitlesini etkileyerek, ... Gazetesi’nin okunma oranını azaltmak olduğunu, bunun da TTK kapsamında haksız rekabet olduğunu, uyuşmazlık konusu haberlerin 5 gün boyunca, bilinçli ve ısrarlı bir şekilde manşetten/tam sayfa olarak yayınlandığını, haberlerin asılsızlığı ve davalının gerçekleri bildiği düşünüldüğünde, bu yapılan haberlerin yayın politikası eşleştirişi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacının ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, takiben basın özgürlüğü kapsamında olduğu, kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında kabul edilemez olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki talepleri tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.1982 Anayasası'nın 28 inci maddesi. 3.6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesi. 4. 5187 sayılı Kanunun 1 ve 3üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.