11. Hukuk Dairesi 2010/8507 E. , 2012/554 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2006/302-2009/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8507 E. , 2012/554 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2006/302-2009/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kuru kayısı yüklerini Türkiye'den Amerika'ya taşınması işini üstlendiğini, malların yüklenmesi ile birlikte davalı ... A.Ş. adına konişmento düzenlendiğini, yükün varma yerine ulaştırılmış olmasına ve davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen alıcı olan davalı tarafından teslim alınmadığını ileri sürerek, 97.999. USD depo masrafı ile malların uzun süre alınmaması sonucu bozulması nedeniyle çöpe atıldığı için 20.000,00.-USD çöpe atılma masrafı olmak üzere 117.918,00.-USD'nin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince 1 yıl vadeli döviz hesaplarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, malların davacı tarafından serbest bırakıldığı 21.09.2004 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, yabancı uyruklu davacının teminat gösterme yükümlülüğünün bulunduğunu, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkememesi'ne taşımadan kaynaklanan zararın tazmini istemiyle açılan davanın beklenmesi gerektiğini, 9 adet ihracat vesaikine konu malların konişmentoları müvekkili adına düzenlendiği halde davacının müvekkiline teslim yapmadığını ve varma limanında serbest bıraktığını, yetkili hamile teslim yapılmadığını, malların çürükleri ile değiştirildiğini ve bu değişimden sonra müvekkiline malların teslim alınması hususunda ihtarname gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, konşimentoya göre taşıyanın davacı, alıcının ise davalı banka olduğu, malların varma yerine ulaştığında teslim alınmasına dair davacı tarafından davalıya 3 ayrı ihtarname gönderildiği, buna karşın malların teslim alınmadığı, malın bir antrepoya tevdi ile orada muhafaza edilmesine ilişkin hakkın kullanılması sonucu antrepoda kalan malın imhayı gerektirir şekilde bozulması neticesi davacının depolama ve imha masrafı kapsamında 51.196,68.-USD masraf yaptığı, davalının, malların gümrükten çekildikten sonra çürük mallarla yer değiştirildiği şeklindeki savunmasını ispatlayamadığı, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında husumetten red kararı verildiği ve beklenmesinin işbu davanın esasının çözümüne etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 51.196,68.-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca .../... 2010/8507 2011/554 S.2 devlet bankalarının 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle BK'nın 83. maddesi uyarınca ödeme tarihindeki TL olarak karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, emtianın davacı tarafından gemi ile İzmir'den ABD’ye taşındığı, varma limanında konişmentoda alıcı olarak belirlenen davalı tarafından teslim alınmadığı, davacı tarafından antrepoya teslim edildiği ve küflenme nedeniyle imha edildiği, dolayısıyla antrepo ve imha ücretinin doğduğu iddia edilmiştir. Uyuşmazlık deniz taşımasından kaynaklanmakta olup 6762 sayılı TTK.'nın “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında yer alan 893 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması ihtimali vardır. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne aittir. 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 tarih ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara İstanbul ili sınırları içerisinde İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi tarafından bakılacağı, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı belirlenmiştir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görev alanının tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır. O halde somut olayda, dava tarihi itibariyle Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğu dikkate alınıp görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 26/01/2012 KLY