Hukuk Genel Kurulu 2013/69 E. , 2013/1427 K. * BOŞANMA * BAOŞANMA DAVASINDA TANIK İFADELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166 "" Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük 2Asliye. Hukuk (Aile) Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.11.2009 gün ve 2008/182 E., 2009/478 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 24.05.2011 gün ve 2010/5930…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/69 E. , 2013/1427 K.** * BOŞANMA * BAOŞANMA DAVASINDA TANIK İFADELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük 2Asliye. Hukuk (Aile) Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.11.2009 gün ve 2008/182 E., 2009/478 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 24.05.2011 gün ve 2010/5930 E., 2011/9072 K. sayılı ilamı ile; (...Toplanan delillerden davacı tanık beyanlarında geçen olaylardan sonra evlilik birliği devam etmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, boşanma istemine ilişkindir. Davacı vekili, tarafların 21.07.2006 tarihinde evlendiklerini ve müşterek çocuklarının bulunmadığını, tarafların 3-4 ay gibi bir süreçte birbirini tanımadan evlilik kararı aldığını ve evlilik birliğinin kurulmasından hemen sonra fikri ve ruhi anlaşmazlıklar nedeniyle geçimsizliğin baş gösterdiğini, davalı eşin ailesi ile ilgili bazı özel nedenlerin olumsuz etkisiyle olur olmaz şeylerden büyük tartışmalar çıkardığını ve bu tartışmaların çoğu kez müvekkiline karşı hakaret, küfür ve saldırganlığa varan noktalara geldiğini, davalının evliliğin başından itibaren müvekkiline olması gereken asgari düzeyde saygı ve ilgiyi göstermediğini, başkalarının bulunduğu ortamlarda hatta müvekkilinin iş arkadaşlarının servisinde asla tartışma konusu olmayacak ufak konulardan bile tartışmaların çıktığını, bu tartışmaların çoğu kez bağırıp çağırma, hakaret ve küfürlü sonuçlandığını, bazen de evdeki eşyaları kırıp dökme şeklindeki şiddet uygulamasıyla sonlandığını, müvekkilinin müşterek hayatın zaman içinde tesis edilebileceği düşüncesiyle boşanma fikrini olabildiğince ertelediğini, ancak eşi ile anlaşmazlığın azalacağı yere daha da derinleştiğini, davalı eşin bir daha aynı şekilde davranmayacağı yönünde söz vermelerine uymadığını ve geçimsizliğin çekilmez bir hal aldığını ileri sürerek, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.