İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; gemiler ile alakalı sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti faaliyeleri ile iştigal eden müvekkilince davalının talebi üzerine 06.01.2018 tarihinde ... gemisine Bremen Almanya Limanında, 06.09.2018 tarihinde Tatarbunary gemisine 06.09.2013 tarihinde Kiliya gemisine , 06.09…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2419 KARAR NO : 2025/2179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2022 NUMARASI : 2020/91 Esas 2022/310 Karar DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/03/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; gemiler ile alakalı sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti faaliyeleri ile iştigal eden müvekkilince davalının talebi üzerine 06.01.2018 tarihinde ... gemisine Bremen Almanya Limanında, 06.09.2018 tarihinde Tatarbunary gemisine 06.09.2013 tarihinde Kiliya gemisine , 06.09.2018 tarihinde ... gemisine İzmail Ukrayna limanında, 11.09.2018 tarihinde ... K gemisine Yalova limanında, 17.01.2019 tarihinde ... gemisine ... Danimarka limanında ve 22.01.2019 tarihinde ... gemisine Tuzla limanında sörvey, denetim ve danışmanlık hizmeti sağlandığını, müvekkilinin bu faaliyetlerden doğan 16.520-USD alacağının bulunduğunu, bu hizmetlerin sağlanması esnasında müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından otel, yol, yemek ve uçak masraflarına istinaden 14.195,45-TL harcama yapıldığını, bu harcamalara ilişkin alacağın müvekkiline temlik edildiğini, faturanın ödenmesi amacıyla davalıya 22.04.2019 tarihli ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafça borcun inkar edildiğini, belirtilen hizmetlerin verilmesi hususunda müvekkili şirket yetkilisi ... ile davalı arasında yapılan yazışmalardan anlaşılacağı üzere faturanın verilen hizmetlere karşılık düzenlendiğini, işbu gemiler için verilen hizmetlerin, davalının talebiyle piyasada satılık olan kendi belirlediği gemiler üzerinde yapılmış olup, uçak biletlerinden anlaşılacağı üzere bu denetimlerin bazılarına davalının da bizzat katıldığını belirterek, 16.520-USD fatura alacağının 13.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca USD'ye uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 14.193,45-TL'nin ise 13.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline dava dilekçesinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, mahkemenin görevsiz yetkisiz olup görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin belirtilen gemilerle, sörvey, denetim ve danışmanlık işlemleri ile bir ilgisinin olmadığını ve davacı şirket ile bir çalışmaları bulunmadığını, müvekkilinin ... adlı bir gemisi bulunduğunu ve ... Ltd. firması tarafından işletildiğini, faturada ki hizmetler için bir sözleşme yapılması ve varsa iddia olunan iş ve hizmetlere ilişkin rapor yahut belge tanzim edilip talep edene teslim edilmesi gerektiğini, taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü bir sözleşme bulunmadığını, hizmet talep edilmesi halinde gerekli masrafların ve ücretin peşin talep edilmesi gerektiğini, davacı delil listesinde bulunan belge ve kayıtların davayı ispat noktasında delil değerinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faturada belirtilen hizmet bedellerinin fahiş olduğunu, talep edilen faizin niteliği ve oranına itiraz ettikleri belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça, söz konusu hizmetlere ilişkin olduğu belirtilerek dava dilekçesi ekinde fatura, bir takım yazışmalar, ödeme dekontları, uçak biletleri, yol ve yemek masraflarına ilişkin belgeler ile kredi kartı hesap ektresi sunulmuş olup, başkaca bir delile dayanılmadığı, sunulan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça sunulan belgeler dayanak gösterilerek, survey hizmeti verildiğin, talep edilen bedelin kadri maruf olduğunun belirtildiği, 01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, survey hizmeti verilmesine ilişkin usul açıklanarak, somut olayda mutat olandan farklı bir yol izlendiği, ancak survey hizmeti verildiği yönünde kanaat oluştuğunun belirtildiği, bilirkişi raporunda survey raporu alınması hususunda; bünyesinde gemi mühendisi, gemi makineleri işletme mühendisi, uzak yol kaptanı gibi mesleklere mensup sektör uzmanlarının çalıştığı kuruluşların, sörvey taleplerini istek sahibinin yazılı müracaatı ile aldığı, talep edilen hizmetin uzmanını görevlendirdiği, geminin bulunduğu yere gidilmesi için seyahat edilmesi gerektiğinde seyahat planı yapıldığı, gemi üzerinde incelemeler (sörvey) tamamlandıktan sonra elde edilen bulgular ve tespit edilen durumun yazılı olarak bir rapor halinde istek sahibine verildiği, yazılı olarak alınan taleple birlikte hizmetin bedeli de belirlenip, istek sahibine işin başında bildirildiği, hizmet bedelinin ödenmesi işin yapılıp tamamlanmasından sonra olabileceği gibi, işin başında, anlaşmayla birlikte bu bedelin bir kısmının peşin olarak da talep edilebildiği, yazılı bir kuralı olmayan bu çalışma şeklinin, yaygın, bilinen ve gerek yurtiçi gerekse uluslararası kapsamda sıklıkla uygulanan bir yöntem olduğu hususlarının belirtildiği, dava konusu uyuşmazlıkta bu şekilde bir yol izlenmediği, davacının survey hizmeti talep edildiğine ve ne şekilde anlaşma sağlandığına dair bir delil sunmadığı, bazı gemilerde inceleme yapıldığına dair deliller sunulmuş ise de, düzenlenmiş bir survey raporu bulunmadığı, davacı taraf bu hususu davalı ile aralarındaki arkadaşlık ve iş ilişkileri ile açıklamış ise de, davacının tacir olması nedeniyle bu savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, buna göre fatura alacağı konusunda başkaca bir inceleme yapılamayacağı, davacı tarafça başka bir delile de dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereğince müvekkilince 7 farklı gemide davalıya sörvey hizmeti verildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından yurt dışında gerçekleştirilen ve davalının da bizzat katıldığı bazı sörvey hizmetleri sırasında, ... tarafından yol, uçak, otel, yemek gibi çeşitli masraflar yapıldığını,yapılan masrafların ödenmediğini,masraf alacağının müvekkili şirkete temlik edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davalı arasında davaya konu hizmetlerin verildiği dönemde yaklaşık dört yıldır süregelen arkadaşlık ve güven ilişkisi bulunduğunu, şirket yetkilisi tarafından icra edilen sörvey hizmetinin, aslında müvekkili şirket adına ve onu temsilen yerine getirildiğini, müvekkili şirket yetkilisi İrfan ile davalı arasındaki 4 yıldır iş yapmanın getirdiği sözlü anlaşmaya istinaden sörvey hizmeti sırasında yapılan tüm yol, uçak, otel, yemek masraflarının bizzat sörvey hizmetini müvekkili şirket adına icra eden ... hesabından şahsen ödendiğini, müvekkili şirkete temlik edilen bu masraflar, sörvey hizmetleri verilen 7 tane gemiden bazılarına dair masraflar olup, ödeme belgelerinde ismi geçmeyen gemilerin masraflarının davalı tarafından aralarındaki teamüle uygun olarak müvekkili şirket yetkilisi ...’a sörveyin tamamlanmasından ve masraf defterinin kapanmasından sonra elden ödendiğini, müvekkilinin alacağının mevcut deliller ve bilirkişi raporları ile ispat edildiğini, denizcilikte en büyük ve muteber klaslama kuruluşların üyesi olduğu IACS üyesi PRS klas kuruluşunun Türkiye Müdürlüğünü yapmış olan müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, kendisinden beklenen ve vermekle yükümlü olduğu işin ifasından ziyade, teknik ve ticari olarak hangi geminin iyi hangi geminin kötü olduğu konusunda davalıya danışmanlık yaptığını, faturaya konu hizmetin davalı tarafından davacıyla arasındaki teamüle uygun olarak sözlü talep edildiğini, fatura konusu hizmetin de mevzuat ve mesleki yeterlilik bakımından bu hizmeti vermeye yetkili kişi tarafından yerine getirildiği hususunun, davalıya ait ses kaydı dahil olmak üzere dosyada mevcut somut delillerle ispatlandığını, her iki bilirkişi raporu uyarınca da alacak ispat edilmişken, mahkemece yazılı geçerlilik şartı aranmayan akdi ilişkinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalıya sörvey hizmeti verilmesine ilişkin olarak taraflar arasında çeşitli yazışmaların dosyaya sunulduğunu, davalı tarafından Whatsapp üzerinden gönderilen ve dosyaya CD içinde delil olarak sunulan ses kaydının mahkemece değerlendirilmediğini, ses kaydının dinlenilmesi halinde müvekkilinin alacağının ispatlanmış olacağını, sörvey hizmetine ilişkin anlaşmanın yazılı olma zorunluluğu bulunmadığı gibi, verilen hizmet sonucunda her zaman rapor hazırlanmasının da zorunlu olmadığını, yine delil dilekçesinde tanık deliline dayanmalarına rağmen mahkemece tanık beyanları konusunda herhangi bir ara karar verilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, sörvey, denetim ve danışmalık hizmet bedeli ile bu hizmetlerin verilmesi için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalıya fatura konusu 7 gemi için sörvey ve danışmalık hizmeti verdiği, sunulan belgeler kapsamında davacının hizmeti yerine getirdiği ve vekaletin gereği gibi ifası için giderler yaptığının sabit olduğu, gemi başına 2.000-USD sörvey bedelinin kadri maruf ve oldukça ekonomik olduğu, sörvey bedeli ile işin ifası için harcanan otel, yol, yemek ve uçak masrafları olarak (temlik edilen) toplam 14.195,45-TL'den davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Tarafların rapora yönelik itirazları nedeniyle başka bir heyetten alınan 01.07.20121 tarihli bilirkişi raporunda ise; mutat uygulamadan farklı olarak taraflar arasında işin başında yazılı bir sözleşme yapılmadığı, dosyaya davacı tarafça sunulan yazışmalar, uçak biletleri, fotoğraflar vesair tüm belgelerin, davaya konu edilen sörvey hizmetlerinin davacı tarafından verildiğini kanıtlar nitelikte olduğu hususunun mahkemece de benimsenmesi halinde, kanaatlerinin davacının bu hizmetleri verdiği yönünde olduğu, gemi başına talep edilen 2.000-USD sörvey bedelinin hayli makul olduğu, talep edilen ulaşım, konaklama ve yemek harcamaları sörvey yapılabilmesi için zorunlu olup, harcamaların talep edilen karşılığının makul kabul edilebileceği bildirilmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu hizmetin davalıya vrelidiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda ise davacının akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir.Eldeki davada davalı sözleşmesel ilişkiyi, hizmetin verildiğini ve borcu inkâr etmektedir. Bu durumda sözleşmesel ilişkiyi; faturada yazılı hizmetin davalıya verildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş bir yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Ancak sörvey hizmetine ilişkin sözleşme yazılı şekil şartına tabi olmadığından, sözleşmenin sözlü olarak da kurulması mümkündür. Yine yapılan sörvey sonucunda yazılı bir rapor düzenlenmesi de zorunlu değildir. Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da hizmetin verildiğine dair sunulan deliller her gemi bazında ayrı ayrı değerlendirilerek, sörvey hizmetinin verildiği kanaatine varıldığı bildirilmiş olup, davacı tarafça talep edilen sörvey bedelinin kadri maruf ve hatta oldukça ekonomik olduğu, talep edilen harcama bedellerinin de hizmetin verilmesi için zorunlu ve makul olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafça delil olarak sunulan fatura, sörvey yapılan gemilere ilişkin olarak yapılan Whatsapp ve e-posta yazışmaları, harcama belgeleri ve fotoğraflardan; davacı tarafça davalıya aralarındaki sözlü anlaşmaya istinaden bir kısmı yurt içinde ve bir kısmı yurt dışında olan toplam 7 adet gemiye ilişkin sörvey ve danışmanlık hizmetine ilişkin taraflar ve görülmek istenen gemilerin yetkilileri ile yazışmalar yapıldığı, gemilere çıkılması için izin belgeleri düzenlendiği, sörvey yapılan ... gemisine ilişkin olarak davalı tarafından davacı şirket yetkilisine satış koşullarına ilişkin bilgilerin gönderildiği, hizmet verilen gemilere ilişkin sörvey fotoğraflarının ibraz edildiği, bazı gemilerin görülmesi için davacı şirket yetkilisi ile davalının birlikte seyahat ettiği anlaşılmaktadır. Tüm bu delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafından davalıya belirtilen gemilere ilişkin sörvey ve danışmanlık hizmeti verildiğinin kabulü gerekir. Sörvey bedellerinin piyasa koşullarına uygun ve kadri maruf olduğu belirlenmiş olup, hizmetin verilmesi için zorunlu bulunan ulaşım, konaklama ve yemek gibi masrafların da makul olduğu ve bu alacağın masrafları yapan davacı şirket yetkilisi tarafından davacı şirkete temlik edildiği anlaşılmakla, davanın kabulü gerekirken mahkemece reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacı tarafça keşide edilen 22.04.2019 tarihli ihtarnamede 16.520-USD sörvey hizmet bedelinin 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş olup ihtarname davalıya 25.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla, davalı bu alacak bakımından 03.05.2019 tarihinde temerrüde düşmüştür. Yapılan masraflara dayalı diğer alacak kalemi bakımından ise davacının ihtarnamelerinde bir ödeme talebi bulunmadığından, davalı dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek "davanın kabulüne" karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2022 Tarih 2020/91 Esas 2022/310 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 16.520-USD alacağın 03.05.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı en yüksek faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14.193,45-TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 7.982,83-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 1.995,71-TL harcın mahsubuna ,eksik kalan 5.987,12-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafça ödenen 2.050,11-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti, 113,60-TL tebligat-müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.113,60-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025