11. Hukuk Dairesi 2020/3249 E. , 2020/4868 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.09.2018 tarih ve 2018/764-2018/937 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2020/3249 E. , 2020/4868 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.09.2018 tarih ve 2018/764-2018/937 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı banka ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile davalıya kredi kartı kullandırıldığını, davalı borçlunun vadesinde kart borcunu ödemediği için banka tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davalı borçlunun hesap kat ihtarına rağmen borcunu ödememesi üzerine yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı banka ile kredi sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşme kapsamında almış olduğu kredi kartını korkutma tehdit ve şantajla kullandığını, bu eylemi gerçekleştirenlerle ilgili olarak ilgili birimlere şikayetlerde bulunduğunu, Borçlar Kanunu uyarınca banka ile aralarında yapılan sözleşmenin hükümsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya toplam 24.421,89 TL borcunun bulunduğu, davalının davacı bankadan aldığı kredi kartını 3. kişinin kullanması, tehdidi ve şantajla kullandığı sözleşmenin hükümsüz olduğuna dair savunmasını davacı bankaya karşı ileri süremeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/8274 e sayılı icra takip dosyasına 24.421,89 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptaline, davacı yararına asıl alacak üzerinden %20 sine tekabül eden 4.579,15 TL inkar tazminatı verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 18/04/2016 tarih 2016/2619 esas 2016/6719 karar sayılı ilamı ile “ Bu noktada, kart çıkaran kuruluşlar (bankalar) tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda görevli mahkemenin belirlenmesinde, konuya ilişkin yasal düzenlemeler hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar görülmüştür. Türkiye’de kredi kartları ile ilgili ilk yasal düzenleme 14.03.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4822 sayılı Yasa ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a “Kredi Kartları” kenar başlıklı 10/A maddesi eklenmek suretiyle yapılmıştır. Böylece kredi kartları 4077 sayılı TKHK kapsamına alınmıştır. 4077 sayılı Yasanın “Tüketici Mahkemeleri” başlıklı 23. maddesinde, davayı açanın sıfatına bakılmaksızın bu kanundan doğan uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görüleceği hükme bağlanmıştır.