15. Ceza Dairesi 2012/14812 E. , 2014/6177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı
**15. Ceza Dairesi 2012/14812 E. , 2014/6177 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Somut olayda ; sanık ...'nin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve temyiz kapsamında olmayan diğer sanık ... ile birlikte, ... ilinde ...Plastik isimli işyerinde çalışan ve plastik tabak, poşet, peçete gibi malzemeler satan mağdur ...'ı arayarak kendisinden poşet satın almak istediklerini söyledikleri,... ilçesinde buluştukları ve mağdurdan 2.400 TL'lik mal satın aldıkları, karşılığında ... Yapı Kredi Bankası'na ait keşidecisi ...u olan 28/06/2005 tarih, 2400 TL tutarındaki çeki mağdurun yanında ciro ederek verdikleri, aradan birkaç gün geçtikten sonra sanıkların yeninden mağduru arayarak 8.250 TL tutarında poşet istedikleri, mağdurun bu poşetleri de tanık ...nin iş yerine getirip bıraktığı, sanıkların bu defa Yapı Kredi Bankası... Şubesi'ne ait 4500 TL tutarlı, keşidecisi ...Dış Tic. A.Ş. olarak gözüken çek ile Garanti Bankası... şubesine ait 3750 TL tutarlı keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. olarak gözüken çekleri birlikte ciro ederek verdikleri, çeklerin bankaya ibraz edildiğinde bir tanesinin sahte olduğu ve diğer ikisinin de çalıntı olması nedeniyle ödemeden men yasağının bulunduğu, çek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde çeklerin sanıklar tarafından düzenlenmedikleri ve sanıkların eli ürünü olmadığı ancak ciranta imzalarının sanıklara ait olduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanıkların poşetlerin yüklenmiş olduğu depoyu hemen değiştirdikleri, sanıkların suça konu çekleri aldıklarını iddia ettikleri ...'in kimlik ve adres bilgilerini bildiremedikleri ve bu kişinin hayali olduğu, böylece sanık ...'nin mağdurdan aldığı poşetler karşılığında sahte ve çalıntı çekleri bir şekilde temin edip ciro ederek verdiği sabit olmakla nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.