T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/928 KARAR NO : 2025/2033 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2021 NUMARASI : 2018/62 Esas 2021/461 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Davacı vekili ta…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/928 KARAR NO : 2025/2033 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2021 NUMARASI : 2018/62 Esas 2021/461 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalısı ..... Şti. ye ait emtiaların Türkiye den Endonezya da ki tesisine sevkıyatının yapılması sırasında davalı ....İzafeten ....A.Ş.’ye ait... nolu konteynırın ...Gemisi ile taşınması sırasında emtianın bozulduğu ve küflendiğinin tespit edildiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde bozulma nedeninin ısı derecesinin sevkıyat süresince sağlanamamış olmasından kaynaklandığı, diğer davalı .... Şti.’nin navlun faturası düzenleyerek navlun ücretini bizzat tahsil ettiğini, TTK m. 138 ve devamına göre akdi taşıyan olduğunu ve bu nedenle sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanın tazmin edildiğini, 6102 sayılı TTK m. 1472 gereğince sigortalının haklarına kanuni halef olunduğunu, müvekkilinin akdi halef sıfatının da bulunduğunu, TTK m. 1178 uyarınca taşıyanın sorumlu olduğunu, İzmir 20 İcra Müdürlüğünün 2017/15239 esas sayılı dosyası ile takibe borçluların itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ..... Şti. vekili vekili cevap dilekçesinde; Davacının İzmir 20 İcra Müdürlüğünün 2017/15239 Esas sayılı dosyasında ki takibe ve davada yetki konusunda itirazda bulunduklarını, müvekkilinin adresinin Mersin olduğunu, yüklerin fiili yükleme yerinin de Mersin Limanı, işlemlerin de ... Acenteliği tarafından yapıldığını, davanın İzmir ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca konşimento da Alman Hukuku ve Hamburg Mahkemelerinin özel yetkili olduğuna dair yetki koşulunun bulunduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra TTK m. 1188 aykırı olarak açıldığını, davanın esası yönünden ise TTK m. 1237 ye göre taraflar arasındaki ilişkide konşimentonun esas alınacağını, konşimento üzerinde yer alan koşulların sigortacıyı da bağlayacağını müvekkilinin konşimentoda taraf olarak yer almadığını bu nedenle pasif husumet itiraz yaptıklarını, konteynır içi yüklemenin müvekkili tarafından yapılmadığını, TTK m. 1182 / e-f- g gereğince taşıyanın hasardan sorumlu olamayacağını, TTK m. 1184 uyarınca ekspertiz raporunun usulüne uygun alınmadığını, her iki tarafın davet edilmediğini, yine TTK m. 1185 gereğince ihbar yapılmadığını belirterek davanın yetki, hak düşürücü süre ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....İzafeten....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Sigortalı firmanın Mersin deki adresinden Mersin Limanına emtianın karayolu ile 3. kişi tarafından Mersin den Endonezya... Limanına müvekkil şirketin acenteliğini yaptığı ..... tarafından ve... limanından alıcının bulunduğu adrese karayoluyla taşınma yapıldığını, müvekkili şirketin acente ile yaptığı taşımanın deniz yolu kısmını gerçekleştirdiğini,.... numaralı.... ile taşımanın yapıldığını, davacının sigortalısı yükleten.... Şti.’nin sigortacısı olduğunu, teslim şeklinin CİF teslim olarak belirlendi ise risklerin alıcıya geçtiğini, davacının sigortalısının hasardan sorumlu olmadığından yapılan ödemenin ex gratia yani Fatura ödemesi olduğunu, bu nedenle aktif husumet / sıfat yokluğunun bulunduğunu, mal bedelinin sigortalıya ödenmemiş olduğunu ispatlaması gerektiğini, sigortalının defter ve kayıtlarının incelenmesini istediklerini, pasif husumet yönünden de müvekkilinin taşıyan olmadığını, navlun faturasının diğer davalı ..... Şti.. tarafından düzenlendiğini, müvekkili ile akdi bir ilişkinin bulunmadığını, yine yetki yönünden konşimentonun 24. maddesine istinaden Hamburg mahkemelerinin yetkili ve Alman Hukukunun uygulanmasının söz konusu olduğunu, yetki yönünden davanın reddini istediklerini davacının sigortalısının usulüne uygun bir sürede ihbarda bulunmadığını, iddia edilen hasardan alıcının sorumlu olduğunu, zira alıcı firmanın tahliye limanında malı teslim almaya geldiğinde ileri taşımayı kara yolu ile kendisinin organize edeceğini ve konteynırın fişten çıkarılmasını talep ettiğini, taahhütname ile tüm sorumluluğu üzerine aldığını, Mersin... Limanına kadar fişe takılı soğutuculu konteynırın fişinin çekilmesini talep eden alıcı olduğunu, malların mühürlü olarak alıcıya teslim edildiğini, konşimentoda Shippers Load, Stow, Eight & Count yani yükleyici istifledi saydı yükledi mühürledi klozunun bulunduğunu, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, konteynırın sigortalı yükleticinin adresine verildiğini ve yükleyici tarafından yüklenerek mühürlü olarak müvekkiline teslim edildiğini, mührün hiç açılmadığını, FCL / FCR Full Container Load şartı ile taşımanın gerçekleştiğini, aynı zamanda konşimento da Said To Contain klozunun bulunduğu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğu belirterek davanın aktif / pasif husumet / yetki / esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 09.03.2018 tarihli replik dilekçesinde; davalı .... Şti.’nin yetki itirazının yerinde olmadığını, HMK m. 7 gereğince davalılardan birinin yerleşim yerinde davanın açılabileceğini davalının acentesinin İzmir de olduğundan İzmir İcra Dairesi ve Mahkemesinin yetkili olduğunu, yine konşimentodaki Hamburg mahkemelerinin yetkili olduğu itirazının da bu davalı tarafından ileri sürülemeyeceğini, zira konşimentoyu kendisinin düzenlemediğini, davalının yerleşim yerinin Türkiye olduğunu, bu nedenle yabancı devlet mahkemelerinin yetkilerini ileri süremeyeceklerini, davanın TTK m. 1188 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, esas yönünden de davalının navlun faturası düzenlemek suretiyle hasardan sorumlu olduğunu, akdi taşıyan sıfatını taşıdığını, her iki davalının hasardan müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, zararın sevkıyat süresince konteynırda ki ısının +6 derece de tutulmamasından kaynaklandığını, davalının hasar tespiti yapılmadığı ve ihbar edilmediği itirazlarının kabul edilemeyeceğini, usulüne uygun bir tespit yapıldığını belirterek davanın kabulüne talep etmiştir. Davacı vekilinin 03.05.2018 tarihli replik dilekçesinde; davalı ... (İzafeten .... AŞ vekilinin aktif / pasif/ yetki itirazlarını kabul etmediklerini, ex gratia ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 30.05.2017 tarihinde sigortalıya ödeme yaptığını ve müvekkilinin alacağı temlik aldığını, emtianın hasarlı olması nedeniyle oluşan zararın 10.04.2017 tarihli borç makbuzu ile sigortalı şirkete yansıtıldığını ve bu tutarın satıcı sigortalıya ödenmediğini, alıcı .... LTD tarafından 10.04.2017 tarihinde 16.508,00 USD tutarında borç makbuzu düzenlendiğini ve bu miktarın müvekkilinin sigortalısına ödenmediğini, 27.04.2017 tarihli ibraname ile dava konusu hasardan doğan tüm hak ve alacakların müvekkillerine devredildiğini, müvekkilinin akdi ve kanuni halef sıfatını taşıdığını, yine pasif husumet yönünden de davalının taşıyan sıfatına sahip olduğunu, fiili taşıyan olarak sorumluluğunun bulunduğunu, TTK m. 1191 gereğince fiili taşıyanın da akdi taşıyan gibi sorumlu olacağını, davalının yetki itirazının TBK m. 13 ve 14’e ve HMK m. 17-18’e aykırı olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından yetki anlaşmasının yapılmadığını, konşimentodaki yetkili mahkemenin belirli olmadığını, yetki şartının satıcının da mahkemesinde dava açılabileceği hükmünün yer aldığını, acentenin yetki anlaşması yapabilmesi için özel yetkisinin bulunmadığını, TBK m. 20- 21’e göre genel işlem şartı üzerindeki bu şartların yazılmamış sayılacağını, esasa ilişkin olarak da davalının herhangi bir tespit yaptırılmadığı ve hasar ihbarının usulüne uygun olmadığı itirazlarının TTK m. 1185 gereğince reddinin gerektiğini, konteynır içi sıcaklığın belirli bir derecede tutulmadığını, sevkıyat süresince +6 derece olması gereken ısının +9 / +10 derecelere çıktığı, bunun da limon emtiasını etkileyerek bozulmaya sebebiyet verdiğini, konteynır içi sıcaklığın yüksek olduğu, konteynırın fişten çıkarıldığını davalının kabul ettiğini, verilen taahhütnamenin TTK m. 1243/1-a karşısında geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, hasarın ekspertiz raporunda tespit edildiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre; bilirkişilerden alınan 13.09.2019 tarihli ilk rapor ve bu rapora karşı itirazlar üzerine alınan 07.04.2021 tarihli ikinci raporda taşıma konusu olan 804 koli taze limon emtiasının akdi taşıyan ..... Şti. fiili taşıyan.... İzafeten ..... A.Ş. tarafından taşınması konusunda anlaşma yapıldığı, 08.11.2016 tarihinde deniz yük senedi düzenlenerek .... Şti. “akdi” ....’nin ise “fiili” taşıyan olarak taşımayı üzerine aldığı, TTK m. 1178 gereğince taşımadan doğacak olan zararlara ilişkin taşıyanın sorumluluğu bulunduğu, limon emtiasının taşındığı soğutmalı konteynerin data logger kayıtları incelendiğinde hava sıcaklığının konteynerin 10.10.2016 tarihinde saat 07.00’de gemiden indirilerek gönderilen / alıcıya verildiği, taşıma sırasında konteynerdeki sıcaklığın +6 derecede sabit tutulduğu, bu tarihte saat 08.00’den itibaren sıcaklığın +9C ile +26,54C arasında değiştiği ve böylece sıcaklık artışının limonların bozulmasına ve küf oluşmasına sebebiyet verdiği, 10.10.2016’dan itibaren sadece bir gece soğutma sisteminin açıldığı ve bozulmanın bu sebepten kaynaklanmasına ilişkin olarak ... İthalat Departmanının imzalı taahhüdünde yer aldığı üzere “Konu talebe ilişkin olarak Jakarta’ya gitmesi esnasında fişi prizden çekilmiş konteyner dolayısıyla doğan her türlü masraf ve malların durumuna ilişkin olarak yük hasarı durumunda .... şirketinin hiçbir yükümlülüğü bulunmamakta ve konşimento üzerinde belirtildiği şekilde alıcı olarak sorumluluğu tarafımıza ait olmak ve .... şirketi söz konusu her türlü talepten muaf tutulmaktadır” gönderilenin konteynerin fişinin çekilmesinden dolayı doğan zararı kabul ettiği, fiilen meydana gelen bu olay nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun devam edip etmediği konusu incelendiğinde TTK’daki emredici hükümlere aykırı yani taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırıcı ve yüke özen gösterme borcunu ortadan kaldırıcı düzenleme yapılamayacağı belirtilmekle birlikte yükün gönderilen tarafından teslim alınmasından sonra kararda meydana gelen bu zarara ilişkin olarak taşıyanların sorumlu olamayacağı, navlun sözleşmesinin tarafı olmayan ancak yükü teslim almakla bu sözleşmeye taraf olan 3. kişi gönderilenin yükü teslim almasıyla artık taşıyanla sorumsuzluk anlaşması yapma hakkını kazandığı ve bu anlaşmaya istinaden artık taşıyanın kara zararlarından sorumlu olmayacağını kabul etmek gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle davacının davalılara karşı açmış olduğu İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2017/15239 Esas sayılı dosyasıyla yapmış olduğu itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalıların kötü niyet tazminat talepleri bulunmadığı gibi aksinin kabulü halinde dahi davacının haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından bu yöndeki talepleri kabul edilmemektedir. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;Davacının davasının reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili tarafından .... Şti.'ye ait emtia ... numaralı ve 07/11/2016 düzenlenme tarihli Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait limon cinsi emtianın, 1.606 koli olacak şekilde...no'lu konteyner ile "..." gemisine yüklenerek alıcı firmanın Endonezya'daki tesisine sevk edildiğini, taşıma sonrası, emtianın tahliyesi sırasında yapılan kontrollerde, emtianın bir kısmının küflendiği ve bozulduğunun tespit edildiğini, ekspertizlerce yapılan incelemeler neticesinde bu bozulmaların nedeni arzu edilen ısı derecesinin sevkiyat süresince sağlanamamış olmasından kaynaklandığını, aynı zamanda alıcı firma tarafından da varma yerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve oluşan hasar bu inceleme ile de tespit edildiğini, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyanın, hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hem de hasarın, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, dolayısıyla TTK md. 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğu söz konusu olduğunu, bu sebeplerle davalılar aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğü 2017/15239 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ve işbu davanın taraflarınca açıldığını, ilk derece mahkemesince hukuka aykırı tesis edilen kararın aksine, alıcı tarafından düzenlenen taahhütname taşıyanın emredici nitelikteki yüke özen yükümlülüğüne aykırı olup, geçersiz olduğunu, hükmün olaya uygulandığında da boşaltmadan sonra konteynerlerin yer aldığı terminal sahasının, taşıyanın hakimiyet alanı içinde değerlendirileceğinden, soğuk hava zincirinin koptuğu boşaltma anından gönderilene teslime kadar geçen süre içinde meydana gelen eşya zararlarından taşıyanın yüke özen borcu doğduğunu, mahkeme kararında belirtildiğinin aksine yük henüz taşıyanın hakimiyetinden çıkıp alıcının hakimiyetine geçmediğini, konşimentoda belirlenen ısı derecesinin sevkiyat süresince muhafaza edilmesi yükümlülüğünün davalılara ait olduğunu, emtianın, davalı taşıyana tam ve sağlam şekilde teslim edilmiş olup bunun aksini gösteren bir ibarenin konşimento üzerinde bulunmadığına göre davalıların TTK'nun 1239/2. maddesi kapsamında, oluşan zarardan sorumlu olduğunu, sigortalı emtianın hasara uğraması sebebiyle oluşan zarardan; bilirkişilerin "ortak kusur" yönündeki görüşlerinin aksine, 1 numaralı davalı fiili taşıyan ile 2 numaralı davalı akdi taşıyanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bununla birlikte davalı dilekçesinde soğutuculu konteynerin fişten çıkartıldığını ikrar etmiş olup alıcı firmanın tüm sorumluluğu üzerine aldığını iddia ettiği taahhütnameyi dava dosyasına sunduğunu, ancak bu taahhütnamede taşıyanın sorumsuz olduğuna yönelik herhangi bir kayıt olmadığından TTK'nın 1243/1-a maddesi gereğince geçersiz olduğunu, limon cinsi bir emtianın kaç derecede taşınması gerektiği, kaç derecede taşınırsa hasar göreceği hususlarının basiretli bir tacir olan taşıyan tarafından bilinmesi gerekmekte olup, davalı kendisi de ikrar ettiği gibi hasardan sorumlu olduğunu, son tanzim edilen bilirkişi raporunda taşıyanın hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana gelmediğinin belirtildiğini, son rapordan önce tanzim edilen her iki raporda da taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği belirtilmişken yalnızca son rapor dikkate alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve mevzuat hükümleri uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının yerinde bir karar olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, somut olayda tespit edildiği gibi 3. kişi yararına sözleşme söz konusu olsa dahi, bu durumun 3. kişiye, emtiayı hasara uğratacak şekilde bir ifa talebinde bulunma veya taşıyanla sorumsuzluk anlaşması yapma hakkı tanımadığını, 3. kişi yararına sözleşmeyi düzenleyen TBK 129. maddesinde, 3 kişilerin, tarafların amacına uygun bir şekilde edimin ifasını talep etme hakkı olduğu düzenlenmiş olup, gönderilen taşıyanı, emtianın zarar göreceği bir şekilde ifaya zorlayamayacağını, bu sebeplerle yalnızca son rapor doğrultusunda kurulan hükmün son derece hatalı ve aykırı olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüş, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalılardan rücuen talep etmiştir. Davalılar ise; davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, farklı 2 bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 19.09.2019 tarihli bilirkşi heyeti raporunda; Sigortalı.....Şti. ye ait taze limon emtiasının Türkiye den Endonezya ya sevkiyatı sırasında .... a ait konteynırlarda taşınan emtianın bozulduğu, 13.12.2016 tarihli ekspertiz raporunda konteynır iç taşıma sıcaklığının + 9.0, +10.0 derece arasında olduğunu, oysa +6.0 derecede taşınması gerektiği, 804 koli hasarlı emtianın 15.231,99 USD olduğu, data logger kayıtlarına göre sıcaklığın 12.12.2016 tarihi saat 11.00 civarında + 28,08 dereceye çıktığı, soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken emtianın hasarlandığı, navlun sözleşmesi uyarınca .... Şti. nin davalılardan .... Şti. ile kırk ambar sözleşmesi yaptığı,... Şti. nin taşıtan.... Şti. nin ise taşıyan olduğu,...... Şti. nin alt taşıyan kullandığı ve 08.11.2016 tarihi deniz yük senediyle .... ile alt navlun sözleşmesi yaptığı, dava konusu limon yükünün soğutmalı konteynırda taşınmasının yine.... tarafından yapıldığından hem alt taşıyan hem de fiili taşıyan olduğunu, soğutmalı konteynırların soğuk zinciri koruması gerektiği, data logger kayıtlarına göre konteynırların gemiden boşaltılmasıyla hava sıcaklığını artmaya başladığı, boşaltmayla birlikte konteynırda ki eşyanın taşıyanın hakimiyetinden çıkmış sayılıp sayılmayacağı, gönderilene kara taşıması aşamasının başlangıcında ki teslim ile birlikte hakimiyetinden çıktığının araştırılmasıyla TTK m. 1178/3 e göre boşaltma limanında geçerli olan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya 3. kişilere teslim edildiği anda taşıyanın sorumluluğunun sona ereceği hükmünün bulunduğunu, bu hükmün kaynağını ancak Hamburg Kuralları m.4 II (b) (iii) oluşturduğunu, boşaltma limanında taşıyanın ve gönderilenin hakimiyet alanı arasında idari bir makam ya da 3. bir kişi girdiği ve eşyanın buna tesliminin zorunluluk teşkil ettiği hallerde uygulama alanı bulacağını, taşıyanın doğrudan gönderilen ile muhatap olarak ona eşyayı teslimi emredici hukuk kuralı ile kesildiği, böylece taşıyanın eşyaya özen borcunun sona erdiği, eşyanın TTK m. 1178/3, b (c ) ye göre eşyanın teslimi zorunlu olduğu bir kişiye veya makama teslim edilip edilmediği konusunda yeterli bir bilgi bulunmadığı, .. Limanında eşyanın bu hükme göre limandaki bir kişiye veya makama teslimi zorunluluk teşkil ediyorsa konteynırların gemide boşaltılması ile birlikte akdi veya fiili taşıyanın sorumluluğunun sona ereceğini, TTK m. 1178/3, b (a) nın dikkate alınarak eşyanın gönderilene ne zaman teslim edildiğinin önem taşıdığını, terminal sahasının taşıyanın ifa yardımcısı (TBK m. 116) olması durumunda taşıyanın hakimiyet alanının devam ettiğinin kabul edileceği, somut olayda eşyanın kara taşıması için gönderilenin hakimiyet alanına geçtiği andan itibaren konteynır sıcaklığının düştüğünü, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu dönem ile gönderilenin hakimiyetinde bulunduğu dönem gözetilerek yükle ilgiliye istinat edilebilecek ortak kusurun bulunduğu kanaatinin de oluştuğu, taşıyandan talep edilebilecek tazminatın üst sınırı ise TTK m. 1186/1 e göre koli başına 666,67 ÖÇH den 804 koli karşılığı 536.002,68 ÖÇH, brüt kg başına ise 2 ÖÇH x 13.100 kg = 26.200 ÖÇH olduğu, TTK M.1186/1 uyarınca 536.002,68 ÖÇH lik miktarın taşıyandan talep edilebilecek tazminatın üst sınırı olduğu, somut olayda dava konusu tazminat alacağının TTK m. 1186/2 ye uygun olduğu, CIF teslim şartı satış sebebiyle fatura bedelinin varma limanındaki piyasa değeri konusunda dikkate alınabilecek bir miktar olduğu, 26.04.2017 tarihli ekspertiz raporunda 12.786,05 USD karşılığı dava dışı taşıtana ödenen 39.796,58 TL, TTK m.1186 ya göre taşıtan lehine doğan tazminat alacağı teşkil ettiği, ancak bu belirlemede ortak kusurun bulunduğunun kabul edilmesi halinde tazminatta %50 indirim yapılabileceği belirtilmiştir. Tarafların bu rapora itirazı üzerine konteyner istif uzmanı da heyete eklenerek yeniden rapor alınmış, 27.02.2020 tarihli raporda; reefer konteynır içerisinde ki ürünlerin data logger kayıtlarının incelenmesiyle 10.12.2016 saat 00:08 den itibaren sıcaklığın artmaya başladığı ve +9,08 °C ve 12.12.2016 tarihinde ise +28,08 °C ulaştığı, geminin 10.12.2016 tarihinde Endenozyanın... limanında tahliye edildiği ve 11.12.2016 tarihinde açık depoya gönderildiği, emtianın gemiye yüklendiği 08.11.2016 tarihinden 12.12.2016 tarihine kadar data logger kayıtlarının incelenmesiyle soğuk zincirin zaman zaman bozulduğu, sıcaklığın minumum +5°C - +6°C de olması gerektiği, navlun sözleşmesi uyarınca dava dışı ..... Şti. nin davacının sigortacı, davalılardan .... Şti. nin ise kırkambar taşıma sözleşmesiyle taşıyan olduğu, ....n üstlendiği taşıma işini alt taşıyan ... tarafından yaptırdığı ve alt taşıyanla arasında deniz yük senedinin düzenlendiği, .... nin aynı zamanda fiili taşıyan olduğu, soğuk hava zincirinin konteynırların boşaltılmasıyla birlikte bozularak artmaya başladığı, bu halde taşıyanın fiili hakimiyet alanından konteynırın çıkış tarihinin önem taşıdğı, TTK m. 1178/3 e göre taşıyanın yüke özen borcu kapsamında eşyanın taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği anda, gönderilen eşyayı teslim almaktan kaçınmışsa eşyanın gönderilenin emrine hazır tutulduğu anda ve boşaltma limanında geçerli olan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği anda taşıyanın sorumluluğunun sona ereceği hükmünün bulunduğu, bu maddenin dayanağı olan Hamburg Kuralları m. 4 II (b) (iii) bendi gereğince taşıyanla gönderilen arasında idari bir makam ya da üçüncü bir kişi girdiği ve hakimiyet alanının bu kişinin bulunmasının zorunlu kıldığı hallerde taşıyanın özen borcunun sorumluluğunun sona ereceği (örneğin gümrük mevzuatı gereği yapılan teslimlerde olduğu gibi), dosya içeriğinden de TTK m. 1178/3 (c bendine göre) eşyanın tesliminin zorunlu olduğu bir makama teslim edilip edilmediği konusunda yeterli bilginin bulunmadığını, .... limanında bu makama teslimin zorunluluk bulunması halinde akdi ve fiili taşıyanın sorumluluğunun sona ereceği, fakat dosyada bu konuda bir kanaat oluşturacak bir delil bulunmadığını, eşyanın gönderilene ne zaman teslim edildiğinin önem kazandığını, boşaltmadan sonra konteynırların yer aldığı terminal sahasının taşıyanın hakimiyet alanı içerisinde değerlendirilerek yani terminal işletmesinin TBK m. 116 ya göre taşıyanın ifa yardımcısı olması halinde taşıyanın sorumluluğunun devam edeceğini, sonuç olarak mevcut hale göre konteyınrın taşıyanın fiili hakimiyet alanında bulunduğundan gönderilene teslimine kadar geçen süre içerisinde taşıyanın yüke özen borcundan dolayı sorumluluğunun bulunacağını, kara taşıması için gönderilenin hakimiyet alanına geçtiği andan itibaren hava sıcaklığının yükselmeye devam ettiği belirlendiğinden ortak kusur (%50 - %50) paylaştırmanın yapılması gerektiği, taşıyandan talep edilebilecek tazminatın TTK m. 1186/1 e göre 536.002,68 ÖÇH olduğu, ekspertiz raporunda ki 16.786,05 USD ve davacı tarafından taşıtana ödenen 39.796,58 TL nin TTK m. 1186/1 de ki sınır içerisinde kaldığı ve TTK m. 1186/3 e göre taşıtandan talep edilebileceği ve ortak kusurun kabulü halinde bu miktarda indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu rapora da taraflarca itiraz edilmesi üzerine İstanbuldan talimat yoluyla rapor alınmış. 07/04/2021 tarihli raporda; davacı ve davalıların talepleriyle ekspertiz ve bilirkişi raporları da değerlendirilerek 12.12.2016 tarihli taahhütnameye göre “Konu talebe ilişkin olarak Jakarta’ya gitmesi esnasında fişi prizden çekilmiş konteyner dolayısıyla doğan her türlü masraf ve malların durumuna ilişkin olarak yük hasarı durumunda .... şirketinin hiçbir yükümlülüğü bulunmamakta ve konşimento üzerinde belirtildiği şekilde alıcı olarak sorumluluğu tarafımıza ait olmak ve ....şirketi söz konusu her türlü talepten muaf tutulmaktadır” ibaresiyle ...İthalat Departmanı tarafından verilmiş bir taahhütnamenin bulunduğu, alıcı firmanın taşınan limon emtiasının gemiye yüklendiği 08.01.2016’den tahliye edildiği 10.10.2016’ya kadar geçen süredeki data logger kayıtları incelendiğinde sıcaklık derecesinin +6 derece olduğunu, 10.10.2016 günü saat 08.00’den itibaren sıcaklığın +9 - + 28 arasında değiştiği, geri dönen hava sıcaklığının ise +11,90 - +28 arasında bulunduğu, yani soğutma sisteminin kapatıldığı, 11.12.2016, 12.12.2016 tarihleri arasında bir kere açıldığı, bunun dışında hep kapalı kaldığı ve sıcaklığın yüksek seyrettiği, bu sıcaklık artışı nedeniyle limonlarda küflenme meydana geldiği, konteynerin istiflenmesine ilişkin herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını, verilen taahhütnamenin alıcı firmanın tahliye limanında konteyneri teslim almaya geldiğinde kendi adresine kadar olan taşımayı karayoluyla kendisinin organize edeceğini ve soğutuculu konteynerin fişten çıkarılmasını talep ettiği, uyarıya rağmen taahhütnameyi verdiği, hasarın deniz taşımasında meydana gelmediği belirtilerek zararın taşıma konusu eşyanın taşıyan tarafından teslim alınmasından ilgilisine teslim edilmesine kadar olmadığı, yük deniz yoluyla taşındıktan sonra tahliye edilip ilgilisine teslim edildiği, konteynerin yükleme başlangıcından itibaren gemiden elektrik sağlanması gerektiği ve bu süreçte elektriğin sağlandığı, ancak konteynerin gönderilen / alıcının işyerine karayoluyla taşınması bakımından taşıyanın sorumlu olmadığı süreçte konteynerin soğutma sisteminin çalıştırılmadığı, konteyner içerisinde bulunan yükün kararlaştırılan sıcaklığın üzerinde bir sıcaklığa maruz kalması nedeniyle yükün zarara uğradığı, bu nedenle taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, alıcının ....’a verdiği taahhütnamenin emredici kuralların aksine düzenleme yapılamamasına rağmen kara zararlarına ilişkin olarak sorumlu olmayacağını kabul ederek taahhütname verebileceğini, navlun sözleşmelerinde gönderilen lehine sözleşme yapılan taraf olup, 3. kişi sıfatıyla yükü teslim aldıktan sonra sözleşmeye taraf olmakla ve sorumsuzluk anlaşması yapma imkanı da doğmaktadır. Bu nedenle taşıyanın yük zararından sorumlu olmayacağının kabulü gerekmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamına göre ve denetime elverişli ve açık olan 07/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; konteynerin data logger kayıtları incelendiğinde hava sıcaklığının konteynerin 10.10.2016 tarihinde saat 07.00’de gemiden indirilerek gönderilen / alıcıya verildiği, taşıma sırasında konteynerdeki sıcaklığın +6 derecede sabit tutulduğu, bu tarihte saat 08.00’den itibaren sıcaklığın +9C ile +26,54C arasında değiştiği ve böylece sıcaklık artışının limonların bozulmasına ve küf oluşmasına sebebiyet verdiği, yani alıcıya teslimin 10.10.2016 tarihinde 07.00 da olduğu, sıcaklık artışının da aynı gün 08.00 dan itibaren oluştuğu, davalı fiili taşıyanın uyarısına rağmen alıcı sorumsuzluk anlaşması yaptığına göre tüm sorumluluğu üzerine aldığından davalıların emtianın bozulmasında bir kusurları bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2021 tarih, 2018/62 Esas ve 2021/461 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 02/12/2025