İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ciro edilen 06.05.2025 düzenleme 02.06.2025 vade tarihli 5.000.000,00 USD bedelli bedelli senedin halen öd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1402 KARAR NO : 2025/1512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/07/2025 NUMARASI : 2025/355 Esas - 2025/354 Karar (D.İş Kararı) DAVA: İhtiyati Haciz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ciro edilen 06.05.2025 düzenleme 02.06.2025 vade tarihli 5.000.000,00 USD bedelli bedelli senedin halen ödenmediğini, keşideci ... ... Ve Bakır Sanayi Ticaret İthalat İhracat Anonim Şirketi'nin borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve mevcut alacak haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin duyumlar alındığını, söz konusu alacağın rehinle ya da herhangi bir şekilde teminat altına alınmadığını belirterek, borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ihtiyati haciz kararından 09.07.2025 tarihinde haberdar olduğunu, taraflar arasında "Alım/satım Tedarik Sözleşmesi" nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden talep edenin alacağını teminen şirket yetkilisine muhtelif teminatlar (İpotek, Teminat Senedi Ve İnançlı İşlemle İle Devredilen Taşınmazlar) verildiğini, ihtiyati hacze konu senedin kambiyo niteliğinde olmayıp teminat senedi olduğunu, ticari ilişkinin teminatı olarak verilen senede bakıldığında senedin boş olarak teminat olarak verildiğini ve karşı taraf tarafından sonradan kötü niyetle ve sözleşmeye aykırı bir şekilde doldurulduğunu, bu nedenle senedin kambiyo senedi vasfını haciz olmayan teminat senedi niteliğinde olup kambiyo takibine konu yapılamayacağını, taraflar arasında imzalanan inançlı işlem sözleşmesinde borcun 31.03.2026 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, borcun vadesinin gelmediğini, İİK.nun 45.maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceğini, sundukları ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere takibe konu teminat senedinin düzenleme tarihi olan 06.05.2025 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde karşı tarafa ödemeler yapıldığını, senet borcunun ödendiğini, buna rağmen karşı tarafın kötü niyetli olarak işbu teminat senedini icraya konu ettiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...İtiraz edenler itiraz sebeplerinde Menfi Tespit davası, istihkak davası, İtirazın iptali davası vb.davalarına konu edilebilecek bir nedene dayanarak itirazda bulunamazlar. Örneğin ihtiyati haczin dayandığı kambiyo senedindeki imzanın keşideciye vb.ait olmadığı ileri sürülerek ihtiyati hacze itiraz edilemez. İhtiyati haciz hangi nedene dayanılarak verilmiş ise ve bu nedene itiraz edilmiş ise mahkeme ancak bu nedenin yerinde olup olmadığını inceleyebilecektir. Bu nedenle İİK.nun 257.maddesi dikkate alınarak inceleme yapılması gerekir (İİK Şerhi - Prof. Dr. Adnan Değnekli, Mustafa Oksay, Coşkun Koçak, Ayhan Doğan - age.4.Cilt, sh.5423, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007). Bu nedenle her ne kadar alacağın verilen ipotekler ve inançlı temlik sözleşmeleri yanı sıra talebe konu bono ile teminat altına alındığı, muaccel olmadığı, borcun ödendiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de itiraz dilekçesi ekinde sunulan Yenimahalle/ANKARA ve Küçükbakkalköy Ataşehir/İSTANBUL adresindeki taşınmaz için verilen ipoteğin ne için ve hangi borç için verildiğinin belli olmadığı, diğer bir ifade ile talebe konu senedin teminatı için verilip verilmediğinin anlaşılamadığı gibi söz konusu senedin de teminat senedi olduğuna dair yazılı bir belge sunulamamıştır. Bu nedenle söz konusu itiraz sebepleri yerinde görülmemiştir. Teminat ve yetki yönünden zaten bir itiraz olmadığından aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekillerinin itirazlarının reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun 257 nci maddesi uyarınca ancak rehinle temin edilmiş olmayan para alacakları için ihtiyati haciz isteminde bulunabileceğinin öngörüldüğünü, bu durumda dosyada mevcut ipotek akit tablosu uyarınca itiraz eden kefilin kefalet borcu rehinle temin edildiğinden itirazın kabulü gerektiğini, yazılı gerekçelerle reddinin doğru görülmediğini ve kararın bozulması gerektiğini, takibe konu teminat senedinin düzenleme tarihi olan 06.05.2025 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde müvekkilinin karşı tarafa ödemeler yaptığını, takibe konu senedin borcunun zaten müvekkil tarafından karşı tarafa ödendiğini, buna rağmen karşı tarafın kötü niyetli olarak işbu teminat senedini icraya konu ettiğini, karşı tarafın tüm alacağı teminat altında olmasına rağmen kötü niyetli olarak mahkemeye başvurduğunu ve ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, karşı tarafın alacağı teminatla garanti altındayken yapmış olduğu bu işlemlerin müvekkilinin ticari faaliyetini zor duruma soktuğunu, söz konusu işlemler neticesinde müvekkilin telafisi güç ve imkânsız bir zarara uğrayacağını, davacının talep etmiş olduğu alacağın varlığının dahi kanıtlanamadığını, yargılamayı gerektiren bir alacak için karşı tarafın ihtiyati haciz talep etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu gerek kanunun amir hükmünün ve Yargıtay İçtihatlarının, bir alacağın rehinle teminat altına alınmış olması durumunda borçlu ve kefil aleyhine ancak rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğini, rehinin borcu karşılamaya yetmemesi durumunda genel haciz yoluna başvurulabileceğini açıkça belirttiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemenin 01/07/2025 tarihli ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine 07/08/2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, ek karara karşı borçlu tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Somut olayda; İhtiyati haciz talep edenin alacağı bono senedine dayanmakta olup alacağın varlığı yaklaşık olarak ispat edilmiştir. Karşı tarafın bono senedinin teminat senedi olduğu, alacağın rehin ile teminat altına alınmış olduğu, alacaklı firma yetkilisine inançlı işlemle bir kısım gayrimenkullerin temlik edildiği gerekçeleri ile ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiştir. İhtiyati haciz isteyen ve itiraz eden tarafından sunulan belgelerden; bononu ihdas nedeni ile ipotek ile teminat altına alınan alacağın aynı alacak olduğuna dair bir evrak bulunmadığı gibi borçlu vekilinin sunduğu ipotek akit tablolarında verilen ipoteklerin alacaklı... cak menfi tespit davasında değerlendirilebileceği, bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025