T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1071 KARAR NO : 2025/1719 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/02/2025 NUMARASI : 2024/847 E. - 2025/220 K DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1071 KARAR NO : 2025/1719 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/02/2025 NUMARASI : 2024/847 E. - 2025/220 K DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından dava konusu Tasfiye Halinde ...Ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/592 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, mahkeme tarafından sicilden terkin edilen şirketin ihya edilmesi için kendilerine yetki ve süre verildiğini, bu nedenlerle tasfiye sonucunda terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili mahkemeye sunmuş olduğu savunmasında özetle; tasfiye işleminin, tasfiye memuru tarafından sonuçlandırıldığını, müvekkili idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmeksizin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru ... vekili mahkemeye sunmuş olduğu savunma ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacak kesinleşmediğinden ve dayanağı bulunmadığından dolayı tasfiye sürecinde dikkate alınmadığını, ayrıca ilan tarihinden sonra icra takibi yapıldığını, bu bağlamda ihya davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacı tarafın alacağının tahsili amacıyla dava konusu şirket aleyhine önce icra takibi yaptığı, bilahare takibe yapılan itiraz nedeniyle Bakırköy 2. ATM'nin 2024/592 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, tasfiye memuru vekilinin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde alacağın dayanağı bulunmadığından bahisle tasfiye sürecinde dikkate alınmadığını beyan ettiğini, bu bağlamda taraflar arasında alacakla ilgili ihtilaf bulunduğu halde tasfiye memuru tarafından tasfiye sürecinin tamamlandığı, bu haliyle tasfiye memurunun kusurlu olduğu dikkate alınarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafın açmış olduğu itirazın iptali davasında taraf teşkilinin sağlanması açısından tasfiye edilen şirketin ihyasını istemekte hukuki yarar bulunduğundan açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...Ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti.'nin Bakırköy 2. ATM 2024/592 Esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere TTK'nın 547.maddesi gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak daha önce görev yapmış olan ...'un görevlendirilmesine, kararın tescil ve ilanı için Ticaret Sicil Memurluğun'a gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davacının alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı, alacakla ilgili ihtilaf bulunduğu halde tasfiye memuru tarafından tasfiye sürecinin tamamlandığı, memurun kusurlu olduğu, taraf teşkilinin sağlanması açısından hukuki yararın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, davalının ihya talebinde hukuki yararının bulunmadığını, mahkeme tarafından alacakla ilgili ihtilaf bulunmasının ihya için yeterli sebep sayıldığını, oysa ortada gerçek ve somut bir alacak iddiası olmadığını, davacının somut delile dayanmayan ürün teslimi yapılmamış bir iddiasının söz konusu olduğunu, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, tasfiye memurunun kusurunun bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547 maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından tasfiye sonucu terkin edilen şirket hakkında Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 08.01.2024 tarihinde cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla asıl alacak ve ferileri olmak üzere 66.657,72 TL alacağın tahsiline dair ilamsız icra takibi başlattığı, borçlu şirket tarafından icra takibine karşı 22.01.2024 tarihinde itiraz ettiği, borçlu şirketin 31.08.2023 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine dair karar alındığı, tasfiye memuru olarak ...'un atandığı, davacı şirket tarafından icra takibi sonucunda Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/592 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, söz konusu yargılama sırasında davacıya borçlu şirketin ihyasına dair dava açmak üzere süre verildiği, davacının iş bu davayı açmış olduğu, şirketin tasfiye sonucunda 04.09.2023 tarihinde sicilden terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesinin sona erip 04.09.2023 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Tasfiye memurunun davalı gösterilen ... olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda verilen ihya kararı uyarınca tasfiye memuru olarak ...' un tasfiye memuru olarak tayin edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, ihyası istenen şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz üzerine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/592 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup halen devam eden Bakırköy 2. Asiye Ticaret Mahkemesinin 2024/592 Esas sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava dosyası kapsamında ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir. Davalı vekilinin, şirketin tasfiyesinin tamamlandığı tarihten sonra dava açıldığı dikkate alındığında davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye hâlindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir.Ticaret sicil müdürlükleri, ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında müvekkilinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.