10. Ceza Dairesi 2020/7647 E. , 2025/3300 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/336 E., 2015/16 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 26.09.2013, 27.09.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit e…
**10. Ceza Dairesi 2020/7647 E. , 2025/3300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/336 E., 2015/16 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 26.09.2013, 27.09.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması halinde yetkili ve görevli mahkemece gizli soruşturmacı görevlendirilecektir. Dava konusu uyuşturucu madde ticareti yapma suçu, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediğinden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Diğer taraftan gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen adli kolluk görevlileri “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevleri kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek uyuşturucu madde alabilir. Bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygundur. Adli kolluk görevlisi de olsalar delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı CMK'nın 2/e maddesinin ve 161/2. maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun Ek 6. maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmeleri halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye yönlendirmesi sonucu ele geçirilen deliller ise hükme esas alınamaz. 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; 1) Dosya içerisinde 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneği getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2) Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma ve temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabilecekleri, ancak gizli soruşturmacı olarak görevlendirilenlerin adli kolluk görevlisi olsalar bile, faili suç işlemeye yönlendirmeden faaliyette bulunabilecekleri, 26.09.2013 günü alıcı olarak davranan görevlilerin, sanığın yanına giderek "bana bir tane güzel paket ayarla" demesi üzerine uyuşturucu ticaretinin gerçekleştiği, aynı şekilde 27.09.2013 günü de alıcı olarak davranan görevlilerin sanığın yanına giderek "bir tane paket" diye sormaları üzerine uyuşturucu ticaretinin gerçekleştiği somut olayda; soruşturma yapan görevlilerin pasif davranmayarak, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işleyeceği sabit olmayan bir suçu işlemeye sevk yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, böylece görevlilerin görev sınırlarını aştıkları ve kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmiş oldukları anlaşılmakla, bu surette elde edilen deliller hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.