11. Hukuk Dairesi 2010/2320 E. , 2011/14245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/522-2009/764 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/2320 E. , 2011/14245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/522-2009/764 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken şirket ile ilgili kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, şirket defterleri üzerinde inceleme yapmak istediğinde buna izin verilmediğini, bu nedenle ortaklığı sürdürmesinin imkânsız olduğunu ileri sürerek, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından davacının sermaye borcunu ödememesi nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davacının ihracına karar verildiği gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, şirket ortaklığından çıkmaya izin istemine ilişkindir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan bir kişinin, gerek yargılamanın başında ve gerekse yargılama sırasında ortak sıfatına sahip olması ve bunu devam ettirmesi gerekir. Dava açıldığında veya yargılama sırasında ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Zira, bu husus dava koşulu olup, davacının bu sıfatının yargılamanın başından sonuna kadar devam etmesi zorunludur ve bu yön mahkemece re’sen gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, davacı, limited şirketin ortağı olma sıfatına dayalı olarak iş bu davayı açmış olup, yargılama sırasında şirket tarafından davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olması nedeniyle mahkemece sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Öte yandan kabule göre de, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş olmasına rağmen esastan karara bağlanmış ve davalının haksızlığı ortaya çıkmış gibi yargılama giderlerinden davalının sorumlu olmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. #########