11. Hukuk Dairesi 2010/8607 E. , 2012/650 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2008/183-2009/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8607 E. , 2012/650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2008/183-2009/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı deterjan emtiasının, davalı tarafından taşınmasını müteakip boşaltma için beklerken araç ile birlikte çalındığını, ekspertiz incelemesi sonucu 21.922 TL'nin 09.05.2007 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren banka reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alt taşıyıcı konumundaki davalının, varma yerine geldiğinde gerek aracının, gerekse araç üzerindeki malın çalınmaması için gerekli tedbirleri almadan tuvalet ihtiyacını gidermek üzere olay yerinden ayrılması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece, dava dilekçesi, davalının bilinen son adresine tebliğe çıkartılmış ve bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmış ise de, çıkartılan tebligatların geçerliliği irdelenmemiştir. Dosya arasında bulunan davetiye parçalarının incelenmesinden, davalının soyadı “Duran” olduğu halde sehven “Duman” olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda tebligatların usulsüz olduğunun ve davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulü gerekir. Davalıya, dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliği ile hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davaya devam edilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 13/02/2012 - S.C