T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/679 - 2025/1252 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/679 KARAR NO : 2025/1252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/06/2019 ESAS-KARAR NUMARASI…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/679 - 2025/1252 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/679 KARAR NO : 2025/1252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/06/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/328E., 2019/444K. Asıl Davada : DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı vekili özetle: Müvekkilinin ... şirketinin Ankara Bölgesi yetkili satıcısı olan davalı ... A.Ş'den ... model aracı 05/12/2013 tarihinde satın aldığını ve tescilini yaptırdığını, aracın 100.000 km ulaşması neticesi Triger kayışı seti değişimi için 29/09/2015 tarihinde servise teslim ettiğini, hizmet karşılığı 4.100,44 TL ödeme yapıldığını, araç bakımından sonra 2000'nci km'de aracın arıza yapıp yolda kaldığını, çekici ile servise iletildiğini, inceleme neticesi Triger kayışının koptuğunun anlaşıldığını, kayışın kopma nedeninin araç kullanıcısı hatasından kaynaklandığı şeklinde açıklandığını, bunun üzerine davalı şirkete yapılan bilirkişi tespiti sonrasında garanti kapsamında ve servis hatası olmak üzere onarımın yapılması ve araçtaki değer kaybının giderilmesinin talep edildiğini, Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/272 sayılı D.İş dosyasında uzman bilirkişi incelemesine göre kayış kopması ve motor arızasının triger kayışının ayıplı olmasından kaynaklandığının açıklandığını, ancak davalı şirkete bırakılan ve araç onarımı bedeli 37.290,03 TL talep edildiğini, ödenmemesi üzerine aracın onarılmış halde iadesinin yapılmadığını bildirerek mülkiyeti davacı şirkete ait ... plakalı aracın anahtarlı ve yenilenmiş ruhsatı ile birlikte müvekkili şirkete teslimine karar verilmesini ayrıca derhal aracın verilecek tedbir kararı ile davacı şirkete teslimi yönünde karar tesisini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili özetle: İddia edilen vakaların delillerinin dosyaya ibraz edilmediğini, davanın usul yönünden reddini,aracın çalışamaz durumda çekici ile müvekkili şirkete getirildiğini, yapılan kontrolde kullanıcı hatasından kaynaklı triger kayışının koptuğunun tespit edildiğini, bu durumun davacı ile paylaşıldığını ve ayrıca Ankara 50. Noterliğince 16.12.2015 tarih ve 23834 yevmiye nolu ihtarname ile aracın tadilatı yönünde yanıt verilmemesi halinde servisten teslim alınması hususunun ihbar ve ihtar edildiğini, ihtarname üzerine Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/272 sayılı Değişik İş dosyasında incleme yapılıp daha sonra yanıt verileceğini bildirildiğini, 20.01.2016 tarihinde ise 38.000,00 TL 'ye kadar motor yenilenmesine ilişkin iş onayı verildiğini, aracın teslim alınması için ve ödeme yapılmak üzere yapılan çağrıya yanıt olarak tamir bedeli ödemeden aracın kendilerine teslimi talep edildiğini, kendilerine ücreti ödenmeyen hizmetten kaynaklı hapis hakkının kulanılacağının ihtar edildiğini, davacının açmış olduğu bu davada kullanıcı hatası olduğundan haksız taleplerin reddi gerektiğini bildirmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle: Davalıya ait ... plakalı aracın 13/11/2015 tarihinde seyir halinde iken vitesten çıktığını, aracın stop ettiği ve sonrasında tekrar çalışmadığı şikayeti ile çekici marifetiyle davacı müvekkil şirkete ait servise getirildiğini, ... plakalı araç üzerinde davacı müvekkil tarafından yapılan kontrol ve incelemede kullanıcı hatasından dolayı aracın dişli kayışının ( triger kayışının ) koptuğunun tespit edildiğini, bu hususun davalı ile derhal paylaşılarak aracın ücreti mukabilinde onarımının yapılmasının istenip istenmediğinin sorulduğunu, davacı müvekkili şirketin iş emri onay talebinin davalı tarafından uzunca bir süre cevapsız bırakılması üzerine Ankara 50 Noterliği'nin 16/12/2015 tarih ve 23834 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıya ihtar edildiğini, iş emrinin kabulü ile tamir sonrası davalı yanın tamire ilişkin fatura bedellerini ödemediğini, Ankara 24 İcra Müdürlüğünün 2016/10705 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2016/10705 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle; Davacının "Hapis Hakkı " savının yasal dayanağı olmadığı halde Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takip yapmış olması nedeniyle davanın öncelikle bu yönde reddinin gerektiğini, davacının "Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla" takip yapma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilmez ise, tarafların ve konusu aynı olan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/328 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davanın esastan reddi ile davacı şirket kötü niyetli olduğundan ve yaklaşık 18 aydır aracı teslim etmemekle verdiği zararın büyüklüğü dikkate alınıp dava değerinin %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "Bilirkişi kurulunun 17.07.2018 günlü raporunda özetle; aracın motorunda oluşan arıznın nedeninin triger kayışının ani bir çekme kuvveti ile kopması nedeniyle dava konusu aracın kullanım kitapcığında yapılmaması gereken frenleme maksatlı vites küçültme sonucu ile başlayan ani çekme kuvvetinden kaynaklı hasarın oluştuğu bunu ise kullanıcı hatası kaynaklı bulunduğu bildirilmiş hasarın giderilmesi için 26.02.2016 tarihinde 37.290,03 TL tutan masrafın rayicine ve değerlerine uygun görülmekle yasal faizi ile davacı tarafından karşılanması gereği açıklanmıştır. Taraf vekillerince rapora karşı ayrıntılı bir yazı olarak beyanda bulunulmuş olup bilirkişilerden ek rapor alınmış ise de kök rapordaki sonuç değişmemiştir. Birleşen dava dosyasında takibe konu edilen asıl alacak miktarı olan 37.290,03 TL miktarının davalıya Ankara 50. Noterliğinin 07/03/2016 tarih ve 4813 nolu yevmiye ile temerrüt gerçekleşmekle takipteki işlemiş faiz miktarının talep edilebilir olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tespiti gereken ve uyuşmazlığın çözüm noktası olan hasarın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alınan bu son heyet raporu yeterli teknik araştırmayı içermekte olup hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmekle" asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin mahkemece giderilmeden, itirazlarına rağmen yeni rapor alınmadan aynı heyetten ek rapor alındığını, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılması, davanın kabulü, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl dava, ayıplı servis hizmetinden kaynaklı menfi tespit, aracın iadesi ve mülkiyetinin teslimi istemine, birleşen dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan rehnin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddiaları, mahkemece toplanan deliller, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları içeriğinden de anlaşılacağı üzere; davacının kullanımında olan aracın 100.000 km'den sonra servise girdiğinde triger kayışının değişiminin davalı servis tarafından yapıldığı, trafiğe tekrar çıkan aracın bu kez 2.000 km'de arıza yapıp yolda kaldığı, serviste motorunun triger kayışının kopması nedeniyle arızaya sebebiyet verdiği, bu sebeple motorun da tamamen değişiminin yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece ilk alınan bilirkişi kurulu raporunda yüksek makine mühendisi ve hukukçu bilirkişi tarafından detaylıca teknik inceleme yapılarak triger kayışında uzun süreli kullanımdan dolayı bir yorulma veya aşınma kaynaklı kopmadan söz edilemeyeceği, triger kayışının üretim kaynaklı ayıplı ürün olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle motoru komple değişen aracın herhangi bir tamir bedeli ödenmeden teslim edilmesi gerektiği belirtilmiş, ne var ki, mahkemece yargılama aşamasında tekrar oluşturulan bilirkişi heyetinde aynı yüksek makine mühendisi bulunmasına rağmen ikinci heyetçe oluşturulan raporun ilk heyet raporunun tamamıyle aksi görüş bildirmesi, aracın kullanım kitapçığının dosyaya sunulmasından sonra bu kitapçıkta salt "yüksek hızda vites küçültülmeksizin (frenleme maksatlı vites küçültme) bu motorun aşırı devir yapmasına neden olabileceği ve bundan dolayı motor hasarının meydana gelebileceği" uyarılarının yer aldığı gerekçesiyle bunca teknik incelemenin ve değerlendirmenin sonrasında hangi bilimsel kanaatle görüş değişerek arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığının kabulü ile bilirkişi heyetinin sonuca ulaştığının açıklanmayışı karşısında, mahkemece çelişkili raporlara dayanılarak yukarıda yazıldığı şekilde hüküm oluşturulması dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Dosyanın bu kez üniversitelerin otomotiv mühendisliği bölümünden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile denetime elverişli hüküm kurmaya olanaklı rapor tanzimi istenerek dosyaya kazandırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden; asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin bir kısım istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353/(1).a.6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/328E., 2019/444K. sayılı, 18/06/2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a ve 362/1.g maddeleri gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025 Başkan Üye Üye Katip