11. Hukuk Dairesi 2019/4104 E. , 2020/2390 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...1. Tüketici Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/58-2019/140 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ...vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2019/4104 E. , 2020/2390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...1. Tüketici Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/58-2019/140 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ...vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkil tarafından 09/11/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş 'ye yatırılan 4.000,00 TL 'nin hesabın açıldığı 09/11/1999 tarihinden itibaren vade sonuna kadar %81 akdi faiz ve vade sonundan itibaren akdi faizden az olmamak üzere en yüksek temerrüt faiziyle birlikte Yurtbank A.Ş 'nin devrolduğu davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun TMSF tarafından üstlenilmesi sebebi ile bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Feri müdahil vekili; zamanaşımı yönünden davanın reddini, işlemlerin davacıların bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının mütefarik kusuru bulunduğunu, Yurtbank A.Ş 'nin off-shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını, bu nedenle husumet nedeniyle ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir İhbar olunan Oyak vekili; müvekkil kurumun davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, davanın TMSF'ye tevcihini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 4.000,00 TL' nin 14/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir. Mahkemece ek karar ile davalının temyiz isteminin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu kez ek karara karşı davalı ...Ş. vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 1-HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, 26/03/2019 hüküm tarihi itibariyle bu miktar 3.200 TL olmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davacı yanca 4.000 TL alacağın tahsili talep olunmuş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, istemin kabul edilen kısmı yukarıda anılan kanun maddesi gereğince temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığından, mahkemece tesis edilen, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.