İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle sundukları cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin alacaklı durumda olduğunu, davacının a…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/982 KARAR NO : 2025/1927 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/11/2020 NUMARASI: 2018/646 Esas - 2020/769 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle sundukları cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin alacaklı durumda olduğunu, davacının alacağı için davalı hakkında İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'niin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı, herhangi bir cevap, delil listesi dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça davalı adına düzenlenen dava konusu alacağa dayanak faturalar kendi ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş ise de faturaların davalı taraf defterlerinde yer almadığı, alacağa konu malların tesliminin yerine getirildiğine başka bir deyişle akdi ilişkinin varlığına dair herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulamadığı bu haliyle; taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine , ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kök ve ek raporları ile davacı şirketin takip konusu tutar nispetinde alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece delillerinin dikkate alınmadığını, davalı asil isticvap edilmediğini, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen tarafına davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığını, davalı defterlerinin davalı lehine delil teşkil etmediği hususununu dikkate alınmadığını, ürünleri teslim alan şahsın davalı çalışanı veya davalı adına hareket eden kişi olup olmadığı araştırılmadan eksik hatalı inceleme ile karar verildiğini, davalının ödeme yaptığını ispat edemediğini, fatura muhteviyatı ürünleri teslim alan ...'ün davalı nezdinde çalışıp çalışmadığı SGK'dan sorulmamış, bu şahsın davalı adına hareket edip etmediğinini araştırılmadığını, bu kişinin duruşmaya davet edilerek dinlenilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, cari hesapta iade faturası sonrası oluşan alacağa dayalı olarak başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; uyuşmazlık konusu faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davanın ispatlanmış olup olmadığı noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile "açık hesap kaydı cari hesap, alacaklı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alan faturalar ve sair ticari kayıt ve belgeler" nedeniyle 115.908,74 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 18.10.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Eldeki davada uyuşmazlık, davacı tarafından davalı adına düzenlenen icra takibine konu cari hesaba konu faturalar içeriği malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )Dosya kapsamına alınan mali müşavir bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın kayıtlarında bulunmayan 07.08.2018 tarihli ... numaralı 106.900,80 TL tutarlı ve 07.08.2018 tarihli ... numaralı 22.912,05 TL faturaların 09.08.2018 tarihinde kargo teslim fişi ile Tekiş İletişim olarak ...'e teslim edildiği, davacının sunduğu kargo fişlerinden 09.08.2018 tarihinde Tekiş İletişim ... kaşe ve imzası ile kargo fişinden görüldüğü, davalının [email protected] adresine bildirildiği, davacı defterlerine göre, takip tarihinde davalıdan 115.908,74 TL alacaklı olduğu, davalının sadece yevmiye defterinin incelendiği, davacının düzenlediği 2016 yılında 6 adet toplam 120.327,51 TL, 2017 yılında 2 adet toplam 513,65 TL, 2018 yılında 2 adet toplam 129.812,85 TL tutarlı faturalar davalının defterinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında toplam 1.007.327,44 TL tutarlı ticaret yapıldığı, davalının 31.12.2018 tarihli virman ile borcu sıfırladığı, bu kayda ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, davalının ticari defterlerine davacıya borcu olmadığı tespit edilmiştir.Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturaların ticari defterlerde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Somut olayda ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı). Somut olayda, takip cari hesaba dayalı olup, davalının defterlerinin usulüne uygun incelenmediği görülerek, davalı tarafın defterleri tekrar incelenerek, defter ve kayıtlarında belirtilen virman öncesi defter ve kayıtlarındaki tüm kayıtlar ortaya çıkarılacak şekilde denetime elverişli, taraflar arasındaki car hesap ilişkisine ilişkin ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Davacı tarafça icra takibine konu olan faturalarda yazılı malların davacıya teslim edildiği iddia edilmiş olup, öncelikle davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 07.08.2018 tarihli ... numaralı 106.900,80 TL tutarlı ve 07.08.2018 tarihli ... numaralı 22.912,05 TL tutarlı faturalar ve bunlara ilişkin sevk irsaliyelerinin davalıya isticvap yoluyla tebliğ edilmesi, davalının söz konusu teslim belgelerine süresinde itirazı halinde teslim belgelerindeki, kaşenin üzerinde imzası olan ...'ün davalı şirket yetkilisi veya çalışanı olup olmadığı araştırılarak, faturalar altındaki yazı ve imza incelenip, davalı bu konuda isticvap edilip diyecekleri tespit edilip değerlendirilerek, gerekirse davacının yemin deliline dayandığı da görülerek yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025